Topics Genel

Yaklaşık bir hafta sonra geride bırakacağımız 2011 yılında Türkiye en çok bu davaları konuştu..

Türkiye yıl boyunca çeşitli davalarla çalkalandı. Türk insanı, sabahları sıklıkla soruşturmalara ve davalara uyandı. Hukuk dünyası kadar kamuoyunu da ilgilendiren davalar gelişti. Yıl boyunca gündemi meşgul eden davalar, medyanın baş konuları haline geldi.

EN ÇOK KONUŞULAN DAVA

2011 yılında medyada sıklıkla yer alan davaları inceleyen Medya Takip Merkezi, yaptığı araştırmayla kamuoyunu en çok etkileyen davaların hangileri olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, yaklaşık 55 bin haberle basında en çok siyasi davalar konuşulurken, Ergenekon davası ise ilk sıraya yerleşti.

KCK DAVASI

Türk kamuoyunun 2008 yılının yaz aylarında tanıştığı Ergenekon davası, o yıldan beri çeşitli dalgalar halinde günümüze kadar ulaşırken, 2011 yılının en fazla haber olan davası oldu. Geçen yılın Ekim ayında başlayan ve 2011 yılının Aralık ayı içinde sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilerek ertelenen KCK ise, medyada sıkça yansıma bulan bir diğer siyasi dava olarak kayda geçti.

İşte 2011 yılında en çok konuşulan 15 dava

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eşi ve oğlu ile birlikte Arjantin İlköğretim Okulu’nda oyunu kullandı

Kılıçdaroğlu, eşi Sevim ve oğlu Kerem ile 4201 nolu sandığın bulunduğu sınıfa geldi. Önce Kılıçdaroğlu, ardından eşi ve oğlu kabinlerin arkasına geçerek oyunu kullandı.

Kılıçdaroğlu, okul çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

”Uzun bir maratonun sonuna geldik. Bugün halkın karar günü. Halkın kararına saygı duyacağız. Güzel bir hava var. Demokrasi şöleni var. Umuyorum, demokrasi ve özgürlüğü bu ülkeye getirmek için çabalarımız yerini bulur.”

Aynı okula oy kullanmaya gelen vatandaşlar da Kılıçdaroğlu’na alkışlarla destek vererek, ”Başbakan Kılıçdaroğlu” şeklinde tezahüratta bulundular.

Kılıçdaroğlu, daha sonra ailesiyle birlikte okuldan ayrıldı.

Bahçeli: Bölünmenin alfabesi yazılmakta

Devlet Bahçeli endişeli

MHP lideri Bahçeli’nin iki dilli hayat açıklaması: Bölünmenin alfabesi yazılıyor..

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Bölünmenin alfabesi yazılmakta” dedi. Cuma namazı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahçeli, özerklik tartışmaları için “Çift aktörlü bir senaryo” tanımlaması yaptı.

BAŞBAKAN’IN SESSİZ KALMASININ SEBEBİ..
MHP Lideri Bahçeli, Siteler’deki esnaf ziyareti ve cuma namazı sonrasında konuştu. Hükümetin PKK açılımını eleştiren Bahçeli, “Hükümet seçim sonrası atacağı adımları şimdi BDP aracılığıyla harekete geçiriyor. Başbakan’ın sessiz kalmasının nedeni de bu” dedi.

Bahçeli, iki dil önerisinin bölünmenin temelleri olduğunu vurgularken, Cumhurbaşkanı’nın Bitlis ziyaretini de eleştirerek, “Herkesi cesaretlendirdi” dedi. MHP Lideri, “CHP gerekli direniş ve dik duruşu göstermedi” mesajını verdi.

Kılıçdaroğlu’ndan olay açıklamalar

  “Değerli basın mensupları,

“Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı CHP Genel Merkezi’ne gönderdiği bir yazıyla tüzüğün gereğinin yerine getirilmesini istedi. Biz bir hukuk devletiyiz, CHP öteden beri hukuka saygılı bir partidir. Biz bugün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın istediği düzenlemeleri yaptık. MYK’yı yine tüzüğün belirlediği doğrultuda belirledik. 16.30 itibariyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavclığı’na teslim ettik.

“Genel Başkan’ın toplamadığı bir parti meclisi karar alamaz. Tüzük çok açık. Hukuka aykırılığa hepimizin karşı çıkması lazım. İnsanlarımızı seviyoruz, toplanan arkadaşlarımızı da seviyoruz ama hep hukuka saygılı kalmak zorundayız.

“CHP 53 yıldır iktidar olamıyor. Parti içi çekişmelerden ne istiyoruz? Koltuklar hiç kimsenin babasının malı değildir. Beni buraya örgütüm getirdi, tek güvendiğim de örgütümdür. Onun vereceği her karara saygı gösteririm. Ama birileri ‘hayır ben koltuğumda oturacağım, kaldırırsanız başka şeyler yaparım’ derse bu doğru değildir, buna izin vermem.

“Bize statükocu yaftası yapıştırmaya çalışıyorlar. En çok şikayet eden benim. Partideki korku imparatorluğunu yıktık, bundan sonra Türkiye’deki korku imparatorluğunu yıkacağız. Adımız belli biz Cumhuriyet Halk Partisi’yiz. Halkın partisiyiz, birilerinin partisi değiliz.

“Koltuklar birileri sürekli otursun diye verilmez, halka hizmet için verilir. Ne benim babamın malıdır ne de birilerinin. O koltukların hakkını vereceğiz. Bana verilen bir görev var. Görevi veren Kurultay’dır. Tüzüğün verdiği yetkiler çerçevesinde görevini yapacaksın dendi bana. Tespitimizi yaptık, Yargıtay cumhuriyet Başsavcılığı’na konuyu ilettik. Konu bu kadar açık.

“Gücünü bir yerden alanlar bu partide olmak zorunda değildir. Size yeni parti meclisi üyelerimizin isimlerini ve görevlerini bilgilerinize sunmak istiyorum. 16.30 itibariye Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’na verilen listede Süheyl Batum Genel Sekreter ve Parti Sözcüsü’dür.

“Halkımıza şu vaatte bulunuyoruz, CHP yeni yönetimi tek ses, tek yürek olacaktır. Başarısız olduğumuz zaman hiç endişe etmesinler, koltuklarımıza saplanıp kalmayacağız. Alnımızın akıyla gidip yeni arkadaşlarımızı getireceğiz. Onların da hizmetinde olacağız.  Koltuklar bize sürekli oturalım diye verilmedi. Yeni bir yönetim olarak yeni bir anlayışla halka gideceğiz. Hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Örgütlerime de sesleniyorum. Yeni yönetimin desteklenip desteklenmediğini komşularına, esnafa, emekliye, işçiye sorsunlar. Ömür boyu koltuklarda oturanların CHP’ye ne verip vermediklerini sorsunlar.

“Biz halkımıza güveniyoruz, inanıyoruz. Hizmet etmek istiyoruz. Hiç kimse bir partinin içinde korku kanalları, korku koridorları yaratmamalı, buna izin vermeyeceğiz. Herkes özgürce düşüncesini söyleyecek. Buna izin verdiğimiz zaman demokrasiyi getiren parti, demokrasinin önündeki engel olur. Biz demokrasiyi Türkiye’ye getireceğiz. Yeni bir tüzük için söz verdim, partiye de demokrasiyi getireceğiz. Var olan tüzükteki bütün eksiklikleri gidereceğiz. Blok liste değil, çarşaf liste getireceğiz.

“İnsanın hakkına, düşüncesine, özgürlüğüne, özgürce düşüncesini dile getirmesine hep olanak vereceğiz. ‘Şu benim elimin altında olsun, benden izinsiz konuşma, hareket etme’ bunları kaldıracağız. Kararlıyım, kararlılığımı ve kararlılığımın desteğini halktan alıyorum, izin verin yetki verin diyorum. CHP’yi Mustafa Kemal’in o özgür CHP’si haline getirelim.

“Ben ve arkadaşlarım yeni bir anlayışla yola çıkacağız. Özgürce tartışacağız. Kimse ‘ben böyle söylersem Genel Başkan ne düşünür’ diye düşünmeyecek. Kimsenin özgürlüğü benim teminatım altında dahi olmayacak. Her platformda özgürlükten yana olacağız.

“CHP’ye daha önceki seçimlerde oy vermemiş olan vatandaşlara sesleniyorum: Yeni CHP’yi bilin, tanıyın, yeni CHP halka hizmet etmek için yola çıkan bir partidir. Biz hiçbir zaman sırça köşklerde oturmadık. Halktan birisiyiz, halkla beraberiz, onları kucaklayacağız. Onların desteğini istiyoruz. Çünkü Türkiye’nin demokrasiye ihtiyacı var.”

Mustafa Sarıgül: CHP’yi destekliyoruz

Türkiye Değişim Hareketi lideri Sarıgül, parti kurmaktan vazgeçtiklerini açıkladı.

Türkiye Değişim Hareketi (TDH) Lideri Mustafa Sarıgül, CHP’deki değişim rüzgarına fırsat vermek ve Türkiye’nin önünü açmak için TDH’yi kurmama kararı aldıklarını açıkladı. TDH’yi kurmama kararını ön koşulsuz ve hiç bir kimsenin bireysel talebi olmadan karar verdiklerini belirten Sarıgül, “12 Eylül’de erken seçimlerin yapılacağı duyumlarımız var. Biz Türkiye’nin önünü açmak için bu hareketi yaptık. Bu kararı alırken de örnek aldığım kişi Erdal İnönü olmuştur” dedi.

Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda bir basın toplantısı düzenleyen Sarıgül, şehitlere rahmet dileyerek konuşmasına başladı. Türkiye’nin çok ciddi bir süreçten geçtiğini ve bir dönüm noktası, yol ayrımında olduğunu söyleyen Sarıgül, iktidarı vaat ettiklerini yerine getirememekle eleştirerek, “İktidar artık yoruldu. Türkiye’yi de yordu. Yaptıklarını yanlış yaptı. İddia ettiklerini ise hiç yapamadı” dedi.

-CHP’YE FIRSAT TANIYACAK-

Türkiye’yi yönetmenin ciddi bir iş olduğunu ve Türkiye’nin bir deneme tahtası olmadığının altını çizen Sarıgül, değişimin artık kaçınılmaz olduğunu, Türkiye’nin her gün gençlerin ölmesine daha fazla seyirci kalamayacağını savundu. TDH bu inançla, uzun bir süredir mücadele ettiğini ve ülke adına tarihi bir görev üstlendiğini belirten Sarıgül, şunları söyledi:

“Ülkemize duyduğumuz sorumluluk gereği, Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu koşulları dikkate alarak, akan kanı durdurmak, ülkemiz siyasetine yardımcı olmak ve siyasetteki değişim rüzgarlarına fırsat vermek için özveri ve fedakarlık günüdür. Bugün bize düşen görev, Türkiye’yi ve Türkiye’nin geleceğini kucaklamaktır. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığındaki CHP’nin mutlu bir Türkiye isteyen yurttaşlarımız için bir umut rüzgarı yarattığını düşünüyoruz.
Yurttaşlarımız CHP’deki değişime bir fırsat tanımak istiyor. Biz de her zaman olduğu gibi yine yurttaşlarımızın sesini dinliyor ve toplumdaki bu rüzgara fırsat vermek gerektiğini düşünüyoruz. Bu koşullarda, halkımızın vicdanının sesine kulak veriyor ve Türkiye Değişim Partisi’ni kurmuyoruz.”

-ÇOK ZOR BİR KARAR ALDIK-

Bununla birlikte düşüncelerinin ve ideallerinin yurttaşların gönlünde yaşamaya devam edeceğini, TDH’nin yeni bir siyaset anlayışı kazandırdığını, bu anlayışın ülke siyasetinde her zaman var olacağını belirten Sarıgül, TDH’nin partileşmeden de ülkeye hizmet etmeye devam edeceğini bildirerek, “Çok zor bir karar aldığımızın bilincindeyim. Bu karar, toplumun beklentileri ve Türkiye’nin geleceği düşünülerek alınmış bir karardır” dedi. Diğer yandan bazı kişilerle de fikir ayrılığında olduğunu açıklayan Sarıgül, “Ancak yurttaşlarımızın, bugün aldığımız tarihi kararın, Türkiye için gerekli bir karar olduğunu çok iyi anlayacaklarına inanıyorum. Ülkemize ve yurttaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum” açıklamasında bulundu.

Toplantı sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sarıgül, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir umut rüzgarı estirdiğini, bu sebeple koltukları değil, Türkiye’yi düşünerek bu kararı aldıklarını yineledi. Kendilerinin TDH’yi kurmama kararını ön koşulsuz ve hiç kimsenin bireysel talebi olmadan verdiklerini açıklayan Sarıgül, “Bu kararı verirken günlerce düşündük. Son derece dikkatli davrandık. Türkiye’nin içeride ve dışarı huzurlu olması için bu kararı verdik” dedi.

-BU KONUDA KILIÇDAROĞLU İLE GÖRÜŞMEDİK-

Sarıgül, gazetecilerin, “Bu karar, CHP’ye tekrar bir dönüş kararı mı” şeklindeki sorusuna, “Bu kararın ‘CHP’ye katılacak mısınız’ şeklinde anlaşılmasından çok kararlığımızı, fedakarlığımızın konuşulmasını arzu ederim. Bizim için Türkiye önemlidir. Bu kararı alırken örnek aldığım isim Erdal İnönü oldu. Onun koltukları nasıl bıraktığı benim için önemli olmuştur” yanıtını verdi.

Bu karara ilişkin Kılıçdaroğlu ile görüşme yapıp yapmadıklarına ilişkin Sarıgül, “Sayın Kılıçdaroğlu ile hiç bir görüşmemiz olmadı. CHP Genel başkanlığından sonra tebrik için aradım. Onun dışında hiç bir görüşmemiz olmamıştır” dedi. TDH’yi kurmama kararının, bu hareketin bitirilmesi veya başka bir yere kanalize edilmesiyle ilgili olup olmadığı konusunda Sarıgül, “Bu karar fikirlerimizin yok olması anlamına gelmez. Ülke siyasetine TDH her zaman katkı yapacaktır. 12 Eylül tarihinde erken seçimlerin yapılacağı duyumlarımız var. Biz Türkiye’nin önünü açmak için bu hareket yaptık” açıklamasında bulundu.

ANKA

Oğlunuz erkek değil gelip birliğinden alın

Şayet doğru ise bir anne-babaya bundan daha üzücü, yıkıcı bir mektup gelemez..

209828

 Aykut Işıklar, Bugün gazetesindeki köşesinde eşcinsel askerlerin ve ailelerinin durumunu yazdı. İşte Işıklar’ın o yazısı:

“Oğlunuz vatani görevini yaparken şehit oldu. Başınız sağ olsun” yazan mektuptan daha acı… Tabii ki oğlunun şehit olduğunu öğrenen ana-baba yıkılır ama…

ŞEHİT HABERİNDEN DAHA ÇOK KOYAR”
“Erkek olarak askere aldığımız oğlunuzun erkeklere olan meyli nedeni ile erkeklik vasfı taşımadığı R.M.D. tarafından belirlenmiş olup, oğlunuzu teslim olduğu birlikten gelip almanızı rica ederiz” diye yazan bir mektup şehit haberinden daha etkilidir ana-babaya. Bence daha çok koyar.

Düşünsenize asker oğlunun eşcinsel olduğunu öğrenen bir anne-babaya “Gel 20 yaşındaki oğlunu evine, yanına al” deniliyor. O anne-baba ki, oğlu Mehmetçik, vatan görevi yapıyor diye çok mutlu, gururlu…

BAŞKA BİR FORMÜL
Askerlik görevinde eşcinsel olduğu belirlenen vatan evlatlarına başka bir formül uygulanmalı. Bu iş Avrupa ülkelerinde nasıl yapılıyor acaba? Her halde 20 yaşındaki delikanlı için ailesi aranmıyordur, köyüne, kasabaya davul zurna eşliğinde duyurulmuyordur.

Ben Balmumcu’da Jandarma iken bir yüzbaşı vardı. Bütün kışla ne olduğunu bilirdi. Çünkü hareketleri ve konuşmaları bağıra bağıra anlatırdı. Bir gün baktık ki yüzbaşı ortadan kayboldu. Emekli yapılmış…

 

Konut fiyatları artacak ( DİKKAT )

İnşaatçılara bir kötü haber daha! KDV Kanunu değişiyor, iade kalkıyor.

143840

Ekonomik kriz nedeniyle zor günler yaşayan inşaatçılara, bir kötü haber de Maliye Bakanlığı’ndan geliyor. Zaman’ın Başbakanlık ve Toplu Konut İdaresi (TOKİ) çevrelerinden edindiği bilgilere göre, 150 metrekare altındaki konutlar için inşaat malzemelerine ödenen yüzde 17 Katma Değer Vergisi (KDV) iadesi kaldırılıyor. Konuyla ilgili kanun değişikliği çalışması tamamlanarak Başbakanlık’a gönderildi. Çalışmanın kısa sürede Meclis’e sevk edilmesi bekleniyor. İnşaat sektörü yıllık 3 milyar lira civarında KDV iadesi alıyordu. Uzmanlara göre, KDV iadesinin kalkması halinde inşaat maliyetleri artacak. Hazine arazilerini piyasaya göre düşük maliyetle alan TOKİ’nin eli daha da güçlenecek. Özel sektör ise zorlanacak.

Tasarıdaki yeni düzenlemeye göre inşaat sektörünü ilgilendiren KDV Kanunu’nun 29′uncu (vergi indirimi) maddesinde yeni bir ek düzenleme yapılması kararlaştırıldı. Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni düzenleme Başbakanlık’tan sonra Meclis gündemine gelecek. Mevcut uygulamada, inşaat firmaları bina yaparken kullandıkları çimento, demir gibi malzemeleri alırken yüzde 18 KDV ödüyor. Ancak kanun gereği 150 metrekarenin altındaki konut satışlarında yüzde 1 KDV uygulanıyor. Bu durumda firma satış yaparken elde ettiği hasılatta yüzde 17′lik farkı karşılayamadığı için devlet yıl içinde aradaki farkı, kendi vergi matrahından düşüyordu. Yeni düzenlemeyle Maliye bu yükü üzerinden atıyor. Böylece inşaat firmaları yüzde 18 KDV ile aldığı malzemeyle mal ettiği konutları yüzde 1 KDV ile satmak zorunda kalacak. Maliye’nin yeni çalışmasını yorumlayan uzmanlar, uygulamanın TOKİ’nin elini güçlendireceğini ifade ediyor. Çünki TOKİ, Hazine arazilerini piyasaya göre çok düşük maliyetle alıp projelerini gerçekleştiriyor. Buradan ciddi maliyet avantajı sağlıyor. Şimdi, rakip firmalara yüzde 17 KDV yükü binerse şirketlerin rekabet gücü azalacak ve TOKİ’nin eli daha da güçlenecek. Yeni düzenleme özellikle kurumsallaşmış ve büyük projelere imza atan şirketleri zor durumda bırakacak. Kayıt içindeki firmalar, KDV farkını alamayacağı için artan maliyetler karşısında kayıtdışılık gündeme gelebilecek.

HOŞ GELDİN 2010

MEHMETERDOGAN.COM ailesi olarak tüm insanlığın yeni yılını kutlar, mutlu ve huzurlu bir sene dileriz.
hosgeldin2010man

AKP’ye bir şok da İstanbul’dan

AKP’nin oyları Türkiye genelinde düşüşe geçti. Bir sürpriz de İstanbul’dan.

tayiperdogan

”Demokratik Açılım” adı altında uygulanan politika AKP’ye yaramadı. AKP’nin ülke genelinde oylarının yüzde otuzlara düştüğünün ortaya çıkması partiyi hareketlendirdi. Parti kurmayları AKP’nin yükselişe geçmesi için kafa yormaya başladı.

Bu sırada AKP’ye bir sürpriz de İstanbul’dan geldi. SONAR-K adlı araştırma şirketi ”Bugün seçim olsa sonuç ne çıkar?” başlıklı bir araştırma yaptı. Araştırma sonuçlarına göre, CHP İstanbul’da 36.4′le birinci sıraya oturdu. AKP ise 34′te kaldı. MHP’nin 13′te göründüğü araştırma DTP’nin ise İstanbul’da dördüncü parti olduğunu gösterdi.

İşte henüz medyayla paylaşılmayan anketin sonuçlarını gösteren tablo:
secimankett

Ankara’nın Kızları Güzellik Yarışması

Başkent En Güzel Kızları, İlk Kez Bir Yarışmada Buluşacak. 27 Aralık’ta Finali Yapılacak Yarışma Via -Life Alışveriş Merkezi’nde Düzenlenen Toplantı ile Tanıtıldı.

 guzellik

Başkent en güzel kızları, ilk kez bir yarışmada buluşacak. 27 Aralık’ta finali yapılacak yarışma Via-Life Alışveriş Merkezi’nde düzenlenen toplantı ile tanıtıldı.

Başkent’in en güzel kızının, halkın oylarıyla belirleneceği “Ankara Kızları Güzellik Yarışması”, güzelliğine ve yeteneklerine güvenen genç kızları bekliyor. Yarışmaya katılmak isteyenlerin, 31 Ekim’e kadar Via-Life Alışveriş Merkezi fast food katındaki kayıt masasına başvurması isteniyor.

Etkinliğe destek

Via-Life’ın Pazarlama Müdürü Banu Mortaş ve yarışmanın sponsorlarından World Wella Paris’in Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun Kaplan’ın katıldığı basın toplantısında yarışma ile ilgili bilgiler verildi. Mortaş yaptığı konuşmada, böyle bir etkinliğe destek vermekten ve ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Ankaralı markaların ürünlerinin Ankaralı modeller tarafından tanıtılacağını sözlerin ekleyen Mortaş, “Ankara’nın bütün kızları güzeldir, bence zor bir yarışma olacak” diyerek yarışmacılara başarılar diledi.

Dünya markası

Coşkun Kaplan ise, “Ulu Önder Atatürk’ümüzün başkentliğe layık gördüğü bu güzel şehrimizin en güzel kızlarını bu yarışma ile bir araya toplayacağız” dedi. Kaplan,  Ankara’yı dünyada bir marka yapmak amacı ile planlanan projeler arasında “Dünya Başkentleri Güzellik Yarışması”nın olduğunu sözlerine ekledi.

Final gecesinde

Best Model Of The World yarışmasında Ankara’yı başarıyla temsil eden ve “Özel Basın” ve “Özel Dostluk” ödülüne layık görülen Elit Çam da, Ankara’da yapılan bu organizasyondan dolayı çok mutlu olduğunu ifade etti. Ankara Giyim Sanayiciler Derneği’nin destek verdiği yarışma ile başkentin en güzel kızını seçmek ve başkentlileri modayla buluşturmak hedefleniyor. Güzelliğine güvenen bütün genç kızların katılabileceği yarışmaya başvuru yapan adaylar elemelerin ardından 27 Aralık’ta Rixos Oteli’nde gerçekleşecek final gecesinde birincilik tacını takabilmek için yarışacak.