Topics Yaşam

Yoğun kar yağışı nedeniyle THY bazı uçak seferlerini, otobüs firmaları da Bursa, İzmir, Antalya seferlerini iptal etti.

Eskişehir yolunun Polatlı-Sivrihisar arasındaki 30 km.lik bölümünde yoğun kar yağışı nedeniyle ulaşım sağlanamıyor. Yolda uzun kuyruklar oluştuğu bildirildi.
Bazı otobüs firmaları Bursa, İzmir, Antalya seferlerini iptal etti.
Uçuşlar İptal Edildi
Türk Hava Yolları, kötü hava şartları nedeniyle İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa ve Gaziantep seferlerini karşılıklı iptal etti.
Kar yağışı ve tipi nedeniyle Ağrı, Erzurum, Ardahan, Kırklareli ve Sarakya’da toplam 317, Düzce’de 63, Bolu’da 130, Bitlis, Adıyaman ve Adana’da 229 köy yolu ulaşıma kapandı.
Sivas’ta ulaşıma kapalı 453 köy yolunun açılması için çalışmalar sürüyor.Sivas merkeze bağlı Kurtlapa köyünde yaşayan Filiz Donak’ın, doğum sancılarının tutması üzerine ekiplerin gayretli çalışmaları sonucu Sivas Devlet Hastanesi Kadın Doğum Servisinde getirildi.
Afyonkarahisar-Ankara karayolu da ulaşıma kapanırken, TEM Otoyolunun Düzce mevkisinde uzun araç kuyrukları oluştu.

Azer Bülbül’ün yapılan otopsisinde yaklaşık 13 saat önce hayatını kaybettiği ortaya çıktı.

Polisin odada yaptığı araştırmada cinsel gücü artırıcı özelliği bulunan hap kutusu bulunduğu iddia edildi. Bu arada Bülbül’ün kendisini dinlemeye gelen ve programdan sonra sanatçıyla birlikte otele giden 24 yaşındaki Sibel A.’nın emniyetteki sorgusu sürüyor.

Antalya Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğinde ifadesine başvurulan Sibel A.’nın, “Ben bir sosyal yardımlaşma ve dayanışma derneğinde garson olarak çalışıyorum. Azer Bülbül’ün tavernada program yaptığını duyunca kendisini dinlemek için oraya gittim. Orada kendisiyle tanıştık ve hayranı olduğumu söyledim. Sonra arkadaş olduk ve programdan sonra birlikte ayrılıp otele gittik. Burada kendisi ne olduğunu bilmediğim bir hap kullandı. Sonrasında birlikte olduk. Bir süre sonra fenalaştı. Bende korktuğum için hemen giyinip odadan hızla ayrıldım. Öldüğünü bilmiyordum” dedi.

Genç kadının sorgusu sürerken cinayet bürosu ekipleri otelin güvenlik kamera kayıtlarını inceledi. Görüntülerde sabah saat 04.30 sıralarında Sibel A.’nın hızlı adımlarla otelden ayrıldığı görüldü. İhmal sonucu ölüme sebebiyet vermek suçlamasıyla gözaltında tutulan Sibel A., sağlık kontrolünden geçirildi. Geceyi nezarethanede geçirecek olan genç kadın, yarın adliyeye sevk edilecek. Polis, otel odasında bulduğu bir kutu dolusu hap incelemek üzere kriminal şube müdürlüğüne teslim edildi. Sanatçı Azer Bülbül’ün Almanya’da yaşayan ailesinin İstanbul’a gelmek üzere yola çıktığı bildirildi.

YEREL KANALA KONUK OLDU

Sanatçı Azer Bülbül’ün, ölümünden önceki son görüntüleri ortaya çıktı. Geçen 29 Aralık günü Antalya’da uydu üzerinden yayın yapan Akdeniz TV’de yayınlanan ’Nihat Arslan Şov’a konuk olan Azer Bülbül’ün, program öncesinde kalp rahatsızlığına dair belirtiler gösterdiği iddia edildi. Programın yapımcısı ve sunucusu Nihat Arslan, Azer Bülbül’ün kuliste bir ara elini kalbine götürdüğünü belirterek, “Bugünlerde göğsümde sancı oluyor. Hayırdır inşallah” dediğini söyledi. Azer Bülbül, konuk olduğu programda 2 türkü söyledikten sonra ayrıldı.

MÜZİK DİREKTÖRÜ: UYUŞTURUCU YOK

Adli Tıp Kurumu morgunda bulunan Azer Bülbül’ün cenazesine savcı tarafından öğle saatlerinde otopsi yapıldı. Morg önünde bekleyen Bülbül’ün 11 yıllık müzik direktörü Mehmet Duran, uyuşturucu ve cinsel gücü artırıcı hap iddialarını yalanladı.

Sanatçının 22’nci albümü ’Duygularım’ı geçen hafta çıkardığını ve albümdeki ’Karakolluk olurum’ şarkısına klip çektiğini belirten Mehmet Duran, “Klip, bir hafta sonra televizyonlarda yayınlanmaya başlayacaktı. Onun mutluluğunu yaşıyordu. Çok kıymetli, insanları seven biriydi. Bugünlerine hep çalışarak, didinerek geldi. O içimizden biriydi” diyerek üzüntüsünü dile getirdi. Her gece tavernadan çıktıktan sonra otele birlikte geldiklerini anlatan Mehmet Duran, şunları söyledi:

“O gece yine saat 01.00 gibi otele geldik. Azer saat 14.00 gibi kalkardı. Biraz geç kalınca cep telefonuyla aradım. Cevap vermeyince resepsiyona geçip otel görevlisine arattım. Ancak, cevap vermeyince yedek anahtarla odasına girdim. Yorgan üstündeydi. Hemen açtım yüzünü, morarma başlamıştı. Hemen ambulans çağırdık. 112 görevlileri, ilk inceleme ardından kalp krizi sonucu öldüğünü bildirdi. Zaten Azer’in ritm bozukluğu vardı. İstanbul’a dönüşte bir kalp operasyonu geçirecekti. İlaç ya da uyuşturucu kullandığı yönündeki iddialara ihtimal vermiyorum. Azer Bülbül, 2 yıldır alkol bile almıyordu. Savcılıktan çıkacak rapor bunu doğrulayacaktır.”

SAVCI: YABANCI MADDE YOK

Otopsi yapan Nöbetçi Cumhuriyet Savcısı Mustafa Şeraz, yapılan ilk incelemede herhangi bir yabancı maddeye rastlanmadığını anlatırken, “Kalp damarlarından ikisinin tıkalı olduğu belirlendi. Ancak, vücutta herhangi bir yabancı madde olup olmadığı vücuttan alınan örneklerin toksikolojik sonuçlarının gelmesiyle kesin olarak ortaya çıkacak. Bu da en az bir hafta sürer” dedi.

CENAZESİ YARIN İSTANBUL’DA

Morg önünde bekleyenlerden Azer Bülbül’ün plak şirketi sahibi Suna İlgin ise, cenazenin yarın Esenyurt Camii’nde öğleleyin kılınacak cenaze namazından sonra Esenyurt Mezarlığı’nda toprağa verileceğini söyledi.
Azer Bülbül’ün otelindeki özel eşyaları ve kostümleri, yakınları tarafından morg önüne götürüldü ve İstanbul’a cenaze ile birlikte gidecek bir akrabasının otomobiline yüklendi. Cenazenin saat 18.00’de uçakla İstanbul’a götürüleceği belirtildi.

GERÇEK ADI SÜBUTAY KESGİN

Kars’ta 1969’da dünyaya gelen Azer Bülbül (Sübutay Kesgin), daha sonra ailesiyle birlikte Almanya’ya yerleşti. Müzik yaşantısına ’Garip Yolcu’ albümü ile başlayan Bülbül, daha sonra halk müziği- arabesk tarzında ’Yalan Olur’, ’Ben Sana Vurgunum’, ’Fırat’ gibi albümleri ile müzik yaşantısına devam ederken 1996 yılında çıkardığı ’Ben Babayım’ adlı albümü ile çıkış yakaladı. Bu albümde yer alan ’Yaralandın mı Ey Can’ ve ’Dokunmayın Çok Fenayım’ adlı şarkılarıyla büyük ses getirdi. 15 Şubat 2001 tarihinde evinde kokain partisi düzenlediği için 10 ay hapis cezası alan ve bu cezası paraya çevrilen Bülbül, geçen yıl bir röportajında, “18 ay uyuşturucu tedavisi gördüm. 1.5 yıldır da temizim. Artık o günleri anmak bile istemiyorum” demişti. (Milliyet)

İzmir Büyükşehir Belediyesi iddianamesini hazırlayan Özel Yetkili Savcı Birol Çengil, Başkan Aziz Kocaoğlu’na 25 ayrı suçlamada bulundu, 180 yıl hapsini talep etti.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı şirketlere yönelik olarak yapılan iki operasyonda ‘Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, kurulan örgütün faaliyetleri kapsamında ihaleye fesat karıştırmak, belgede sahtecilik, kurumu zarara uğratmak, rüşvet, tehdit, görevi kötüye kullanmak” suçlamasıyla tutuklananlar ile bazıları serbest bırakılan zanlılar hakkındaki soruşturmayı yürüten Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Birol Çengil, iddianameyi hazırlayıp, özel yetkili mahkemeye gönderdi. Mahkeme, hazırlanan iddianameyi 15 gün içinde inceleyip, kabul edip etmeyeceğine karar verecek.

Halen 34 zanlının tutuklu bulunduğu soruşturmayla ilgilimahkemeye sunulan iddianamede Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun 25 eylemden sorumlu tutularak “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” olmakla suçlandığı öğrenildi. Kocaoğlu için en az 180 yıl hapis cezası istendiği ileri sürüldü. Kocaoğlu’nun pazartesi günü savcıya verdiği ifadede kendisine sorulan ihale ve alımlardan sorumlu tutulduğu iddia edildi.

HIZIR VE ŞENEL YÖNETİCİ

İddiaya göre Büyükşehir Belediyesi Eski Genel Sekreteri Ersu Hızır ile halen tutuklu bulunan mevcut Genel Sekreter Pervin Şenel Genç’in adı da iddianamede “çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi” olarak yer aldı. Hızır ve Genç’in iddianamede iki ve üç numaralı “şüpheli” olarak isimlerinin geçtiği ileri sürüldü. Eski ve yeni genel sekreterlerin, imzalarının bulunduğu 10’dan fazla eylemden sorumlu tutuldukları iddia edildi.

TOPLAM 130 ŞÜPHELİ

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı şirketlerde ‘Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, kurulan örgütün faliyetleri kapsamında ihaleye fesat karıştırmak, belgede sahtecilik, kurumu zarara uğratmak, rüşvet, tehdit, görevi kötüye kullanmak’ suçlamasıyla ilk operasyon 2 Mayıs 2011 tarihinde özel yetkili cumhuriyet savcılığının talimatıyla yapıldı. İlk operasyonda 36 kişi gözaltına alındı, 20’si tutuklama istemiyle mahkemeye sevkedildi, 17 kişi tutuklandı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili Pervin Şenel Genç, Destek Hizmetleri Daire Başkanı Serpil Keskin, Büyükşehir Şirketler Genel Koordinatörü Hilmi Özen, Grand Plaza Genel Müdürü Reha Pekerten, Büyükşehir Alım Şube Müdürü Mehmet Sayar, Ahmed Adnan Saygun Kültür Merkezi Müdürü Nagehan Genç, organizatör Ata Karataş, Hakan Say, Ömer Devrim Ergin, Harun Aslan, Mustafa Çakar, Candan Genceroğlu, firma yetkilisi Erden Erdener, organizatör Alaattin Eraslan, Karabağlar Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Hulusi Gülşen, Kuşadası Belediyesi Sosyal İşler Sorumlusu Erdoğan Uyan ve Büyükşehir Protokol Müdür Vekili Zeki Karatay’ın tutuklanması belediyede deprem etkisi yaptı.

Daha sonra yapılan itirazlar sonucu Destek Hizmetleri Daire Başkanı Serpil Keskin, Ahmed Adnan Saygun Kültür Merkezi Müdürü Nagehan Genç ile Grand Plaza Genel Müdürü Reha Pekerten 30 Eylül’de, Büyükşehir Protokol Müdür Vekili Zeki Karatay’da 14 Ekim’de, organizatörlier Harun Aslan ve Mustafa Çakar da geçen ay tahliye edildi. Böylece ilk operasyonda tutuklu sanık sayısı 11’e indi.

İKİNCİ DALGA

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik birincisinin devamı niteliğindeki ikinci dalga operasyon ise Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun EXPO sunumu için Paris’de bulunduğu 22 Kasım 2011 tarihinde gerçekleşti.

11 KİŞİ TUTUKLANDI

Gözaltına alınan 44 kişiden Kültür Şube Müdürü Abdülhalim Cumhur Yazıcı, İzenerji Genel Müdürü Ali Süha Sabuktay, Kültür Daire Başkanlığı çalışanı Tülay Tümay, Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı çalışanı Pınar Çalışkan ve Kültür Daire Başkanlığı çalışanı Cengiz Başkurt, DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası 3 No’lu Şube Başkanı Cafer Konca, Şube üyeleri Necip Binici, Cafer Alt, Memiş Sarı, Yakup Yıldırım, prodüksüyon firması ortağı Sedat Sakur tutuklandı.

12 KİŞİ DAHA TUTUKLANDI

Cumhuriyet Savcısının, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan 26 kişinin tutuklanması için yaptığı itirazı değerlendiren İzmir 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi 13’ü için daha tutuklama kararı verdi. Genel Sekreter Yardımcısı Erhan Bey, İZULAŞ ve İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Zeliha Gül Şener, Bilgi Teknolojileri Daire Başkanı Selçuk Savcı, Karar ve Tutanaklar Daire Başkanı Tülay Azeri, Grand Plaza Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür Vekili Işık Çelikoğlu, İZELMAN Genel Müdürü Hüseyin Kırmızı, Grand Plaza Eski Genel Müdürü Muharrem Derbentoğlu, ESHOT Genel Müdür Yardımcısı Tufan Eker, Turkuaz şirketi yetkilileri Gökhan Boğazkesen ve Ferit Faruk Boyacıoğlu, organizasyon şirketi yetkilileri Mustafa Nafi Kaya ile Murat Boyacıoğlu tutuklanıp cezaevine konuldu. Hakkında tutuklama kararı verilen İsmail Yoğurtçu ise henüz yakalanamadı.

KOCAOĞLU İFADE VERDİ

kişinin tutuklu bulunduğu, tutuksuz zanlıların da olduğu soruşturmayı yürüten Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Birol Çengil, son olarak geçen 30 Aalık’ta İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan vekili Sırrı Aydoğan, yılın ilk iş günü olan 2 Ocak’ta ise İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun ifadesini alıp, serbest bıraktı.

Soruşturmayı tamamlayan Savcı Birol Çengil iddianameyi hazırlayıp, İzmir 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne sundu. 2’si tutuklu olan 12 zanlı hakkında görevsizlik kararı veren Savcı Cengil’in, 1′i aranan 33’ü tutuklu diğerleri tutuksuz olan sanıkları ‘Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, kurulan örgütün faaliyetleri kapsamında ihaleye fesat karıştırmak, belgede sahtecilik, kurumu zarara uğratmak, rüşvet, tehdit, görevi kötüye kullanmak’a suçladığı öğrenildi. Mahkemenin, hazırlanan iddianameyi 15 gün içinde inceleyip, kabul edip etmeyeceğine karar vereceği belirtildi.

12 ZANLININ DOSYASI AYRILDI

Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Birol Çengil, soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Karabağlar Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Hulusi Gülşen ve Kuşadası Belediyesi Sosyal İşler Sorumlusu Erdoğan Uyan ile tutuksuz olan Candan Çerçeloğlu, Nuri Batıhan, Zeki Fidandal, Doğan Demirsoy, Sadullah Gerçek, İbrahim Dengi, Cengiz Kuçak, Ozan Üzümcü, Ali Gürkan Turgay, Yusuf Atık hakkındaki suçlamaları ise örgütlü suç kapsamında değerlendirmeyip bu dosyadan ayırdı. Bu zanlılarla ilgili görevsizlik kararı vererek gerekli işlem yapılmak üzere İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.

KOCAOĞLU SUÇLAMAYI KABUL ETMEMİŞTİ

CHP’li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, savcıya verdiği ifadede suçlamaları kabul etmeyip, “Tutuklu bulunan arkadaşlarım, bilfiil tanıdığım ve birlikte çalıştığım üst düzey yönetici kişilerdir. Kötü niyetli olduklarını, ihaleye fesat karıştırdıklarını, şahsi menfaat temin ettiklerine kesinlikle inanmıyorum. Bu kişiler şerefleriyle ülkelerine, İzmir kentine hizmet eden kişilerdir. Ben de bugüne kadar şeref, haysiyetim ve onurumla yaşadım. Bir çok kamu görevinden yüzümün akı ile çıktım. Dünya alem bilir ki, hiç kimsenin ve kamunun bir kuruşuna halel getirmedim. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde çete suçlamasını şiddetle reddediyorum. Suçlamalardan hiçbirisini kabul etmiyorum” demişti.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili Pervin Şenel Genç, Büyükşehir Şirketler Genel Koordinatörü Hilmi Özen, Genel Sekreter Yardımcısı Erhan Bey, İZULAŞ ve İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Zeliha Gül Şener, Grand Plaza Eski Genel Müdürü Muharrem Derbentoğlu, Grand Plaza Başkan Vekili ve Genel Müdür Vekili Işık Çelikoğlu, İZELMAN Genel Müdürü Hüseyin Kırmızı, İzenerji Genel Müdürü Ali Süha Sabuktay, ESHOT Genel Müdür Yardımcısı Tufan Eker, Karar ve Tutanaklar Daire Başkanı Tülay Azeri, Bilgi Teknolojileri Daire Başkanı Selçuk Savcı, Büyükşehir Alım Şube Müdürü Mehmet Sayar, Kültür Şube Müdürü Abdülhalim Cumhur Yazıcı, Kültür Daire Başkanlığı çalışanı Tülay Tümay, Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı çalışanı Pınar Çalışkan, Kültür Daire Başkanlığı çalışanı Cengiz Başkurt. (Vatan)

İlker Başbuğ tutuklandı

Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğince hakkında başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk edilen eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ tutuklandı. Adliyeden çıkarılan Başbuğ, “Türkiye Cumhuriyetinin 26. Genel Kurmay Başkanı Terör Örgütü kurmak ve yönetmek suçundan tutuklanmıştır. Takdir yüce Türk halkınındır” dedi.
İnternet andıcı soruşturmasında tutuklanan İlker Başbuğ’a, savcılık sorgusunda savcı Cihan Kansız’ın ‘kağıt parçası’ ve ‘boru’ açıklamalarını sorduğu öğrenildi. Başbuğ’un bu soruya, “Ben Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkanıydım. Bu açıklamalarım iyi niyetli açıklamalardır. Başka bir niyet yoktur. Komutan olarak TSK moral vermek niyetinde yapılmış açıklamadır” Diye yanıt verdiği öğrenildi. Başbuğ’un sitelerle ilgili olarak ise mahkeme sorgusunda, “Bu siteleri ben kapattırdım. Aslanda bana teşekkür edilmesi gerekir ki ben bu siteleri kapattıran kişiyim. Bu andıç bana arz edilmedi, arz edilmiş olsa muhakkak üzerinde imzam ya da parafım olurdu” Diye konuştuğu belirtildi.

Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesinde, soruşturmayı yürüten özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız tarafından “şüpheli” sıfatıyla ifadesi alındıktan sonra tutuklanması istemiyle İstanbul Nöbetçi 12. Ağır Ceza Mahkemesine sevk edilen Başbuğ’un işlemleri tamamlandı. Mahkeme, emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un tutuklanmasına karar verdi. Başbuğ adliyeden çıkışı sırasında  “Türkiye Cumhuriyetinin 26. Genel Kurmay Başkanı Terör Örgütü kurmak ve yönetmek suçundan tutuklanmıştır. Takdir yüce Türk halkınındır” dedi. Başbuğ, 7 saat süren savcılık sorgusunun ardından, TCK’nın 314/1. maddesi gereğince “örgüt yöneticiliği” ve 312/1. maddesi gereğince de “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini  yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçlarından tutuklanması istemiyle mahkemeye sevk edilmişti.

MAHKEME SORGUSU 1.5 SAAT SÜRDÜ

Başbuğ, savcılık sorgusunun ardından İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi nöbetçi hakimi karşısına çıktı. Başbuğ’un mahkemedeki sorgusu 23.00’te başladı. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Vedat Dalda, Başbuğ’un duruşma salonunda ifadesini aldı.Yaklaşık 1.5 saat ifade veren eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ “Örgüt yöneticisi olmak ve darbeye teşebbüsö suçlamasıyla tutuklandı.

BAŞBUĞ: “TAKTİR TÜRK MİLLETİNİNDİR”

Başbuğ emniyete ait sivil bir araç ile cezaevine götürüldü. Başbuğ’un çıkışında geniş güvenlik önlemleri alındı. Başbuğ’u götüren araca emniyete ait iki araç eskortluk yaptı. Adliyeden çıkarılan Başbuğ, gazetecilerin soruları üzerine şunları söyledi; “T.C’nin 26. Genelkurmay Başkanı ‘terör örgütü kurmak ve yönetmek suçlamasıyla tutuklanmıştır. Takdir yüce Türk milletinindir”

“TRAJİKOMİK BİR DURUM”

Mahkemedeki ifadesinde suçlamaları reddettiği öğrenilen İlker Başbuğ’un, “Bu suçla itham edilen ki TC. devletinin 26. Genelkurmay Başkanıdır. Bunu tarihe not olarak düşmekte yarar görüyorum. Ben Genelkurmay Başkanı olarak TSK’nın komutanıyım ki bu TSK dünyanın en güçlü ordularından biridir. Böyle bir orduya komutanlık eden bir kişinin silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek ile suçlanması gerçekten trajikomik diyebiliriz” dediği öğrenildi.

“ÇOK ÜZÜCÜ, ANLAŞILMASI ZOR”

Genelkurmay Başkanı olarak atamasının şu anki siyasi iktidar tarafından yapıldığına dikkat çeken Başbuğ’un, “Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, Milli Güvenlik Kurulu üyesi olarak bu hükümetin bakanları ile birlikte çalıştık. Bu dönemler içerisinde benim silahlı terör örgütü kurma ve yönetmem tespit edilememiştir ki bu üzerinde durulması gereken bir noktadır. Ben 30 Ağustos 2010 yılında emekli olduktan 1,5 yıl sonra böyle bir suçlama ile karşı karşıya kaldım. Çok üzücü anlaşılması zor. Benim faaliyetlerimi aktif görevim esnasında yaptığım iddia ediliyor ki, bu faaliyetlerim o zaman da devletin yetkili makamlarınca anlaşılmamışsa bunu da anlamak mümkün değildir.

“ONURUYLA GÖREV VERMİŞ BİRİSİ İÇİN ÇOK AĞIR BİR İDDİA”

Netice olarak böyle bir iddiayı duymak, silahlı kuvvetlere, ülkeye, devlete  şerefiyle onuruyla görev vermiş birisi için çok ağır bir iddia. Bu iddianın bu şekilde dile getirilmesi bile benim için en ağır cezadır. Bundan sonra ne ceza verilirse beni daha fazla üzmez. Benim görevim esnasında böyle bir şey varsa gereken yapılmalıydı. Bu kanaate nasıl ulaşılmıştır, basın açıklamalarımdan , internet andıcı konusu başlığı altında internet sitelerinde çıkan yazılar, bir iki haber ile Genelkurmay itham edilmektedir” diye konuştuğu belirtildi.

 

“SİTELERİ BEN KAPATTIRDIM.ANDIC BANA ARZ EDİLMEDİ”

Mahkemede ifade veren İlker Başbuğ, İnternet Andıcı davasına konu olan sitelerle ilgili haberlerin ardından araştırma yaptırdığını söylediği öğrenildi. Başbuğ’un sitelerle ilgili, “İlk inceleme sonucunda, şekil ve teknik açısından bu sitelerin kanuna uygun olmadığı bilgisi bana verildiğinde bu siteleri kapattırdım. Aslanda bana teşekkür edilmesi gerekir ki ben bu siteleri kapattıran kişiyim. Bu andıç bana arz edilmedi, arz edilmiş olsa muhakkak üzerinde imzam ya da parafım olurdu. Bir kişi çıkıp bu andıcın üzerinde komutanın imzası ya da parafını gördüm diyen bir kişi dahi yoktur. Bu durumda devletin aslında bana teşekkür etmesi gerekirken bugün bu konu ile suçlanmam tarihin acı bir cilvesidir. “diye ifade verdiği belirtildi.

“ARZ EDİLSE İMZA OLUR”

İlker Başbuğ, sorulan bir soru üzerine “2. Başkan tarafından sayın komutana arz diye sunulan bir belge normal şartlarda bana arz edilmesi gerekir. Ancak kesinlikle arz edilmedi. Arz edilmiş olsa bir imza, bir paraf mutlaka konulurdu. Bu andıç, 2. başkan tarafından 1 Nisan 2009 tarihinde paraflanmıştır. İddialara göre bu andıcın bana 14 Nisan 2009 tarihinde arz edildiği iddia ediliyor. Ancak bu andıcın 2 Nisan 2009 tarihinde karargah içinde işleme girdiğini de görüyoruz” dediği belirtildi.

AVUKAT: “YÜCE DİVANDA YARGILANSIN”

Mahkemede söz alan avukat İlkay Sezer ise müvekkiline yönelik suçlamaları reddetti. Özel yetkili mahkemenin dosyaya bakamayacağını belirten avukat Sezer, “Anayasa’da 148. madde değişikliği ile yargılamanın Yüce Divan’da yapılması ve dosyanın bu hali ile derhal oraya gönderilmesi gerektiği kanaatindeyiz.ödiye konuştu.

SAVCI ‘KAĞIT PARÇASI’ VE ‘BORU’ AÇIKLAMALARINI SORDU

Öte yandan savcılık sorgusunda İlker Başbuğ’a ‘kağıt parçası’ ve ‘boru’ açıklamalarının sorulduğu öğrenildi. Başbuğ’a savcı Kansız’ın , ‘Düzenlediğiniz basın toplantısında soruşturmaya ve davaya konu olan olaylarla ilgili, ‘kağıt parçası’ ve ‘boru’ kelimelerini içeren bazı açıklamalar yaptınız. Bu açıklamalardaki amacınız nedir? şeklinde soru yönelttiği belirtildi. Başbuğ’un bu soruya karşılık, “Ben Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkanıydım. Bu açıklamalarım iyi niyetli açıklamalardır. Başka bir niyet yoktur. Komutan olarak TSK moral vermek niyetinde yapılmış açıklamadır” Dediği ifade edildi.

Google’ın sosyal ağı Google+, kullanıcı sayısını her geçen gün artırıyor.

Açıklanan son rakamlara göre Google+’ın Türkiye nüfusuna yakın üyesi bulunuyor.

Google’ın Facebook ile rekabet etmek için tasarladığı Google+ sosyal ağıüye sayısını her geçen gün artırıyor. Araştırma şirketi comScore’un verilerine göre sosyal ağ Kasım ayında 67 milyon aboneye ulaştı.

Bazıları için düşük bir rakam olan bu abone sayısı Facebook‘ta 792, Twitter’da 167, Linkedin‘de 94 ve MySpace‘de 61 milyon.

Temmuz ayında duyurusu yapılan Google+ sosyal ağı, Google’ın diğer servisleriyle entegrasyonunu geliştirirek üye sayısını hızla artırmıştı. Ancak sistemin diğer sosyal ağlara göre kapalı olması yüzünden eleştirilen alan Google, projesini geliştirmeyi sürdürüyor.

Daha önce Buzz ve Wave isimli iki farklı sosyal ağ denemesi de yapan Google pek başarılı olamımıştı.

Kaynak : http://shiftdelete.net/google-abone-sayisini-artiriyor-33848.html

Yaklaşık bir hafta sonra geride bırakacağımız 2011 yılında Türkiye en çok bu davaları konuştu..

Türkiye yıl boyunca çeşitli davalarla çalkalandı. Türk insanı, sabahları sıklıkla soruşturmalara ve davalara uyandı. Hukuk dünyası kadar kamuoyunu da ilgilendiren davalar gelişti. Yıl boyunca gündemi meşgul eden davalar, medyanın baş konuları haline geldi.

EN ÇOK KONUŞULAN DAVA

2011 yılında medyada sıklıkla yer alan davaları inceleyen Medya Takip Merkezi, yaptığı araştırmayla kamuoyunu en çok etkileyen davaların hangileri olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, yaklaşık 55 bin haberle basında en çok siyasi davalar konuşulurken, Ergenekon davası ise ilk sıraya yerleşti.

KCK DAVASI

Türk kamuoyunun 2008 yılının yaz aylarında tanıştığı Ergenekon davası, o yıldan beri çeşitli dalgalar halinde günümüze kadar ulaşırken, 2011 yılının en fazla haber olan davası oldu. Geçen yılın Ekim ayında başlayan ve 2011 yılının Aralık ayı içinde sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilerek ertelenen KCK ise, medyada sıkça yansıma bulan bir diğer siyasi dava olarak kayda geçti.

İşte 2011 yılında en çok konuşulan 15 dava

Başbakan Erdoğan, TBMM Genel Kurulundan ayrılırken gazetecilerin Fransa Meclisindeki yasa teklifiyle ilgili sorularını yanıtladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Meclisindeki yasa teklifine ilişkin, ”Yarınki açıklamam büyük ihtimalle birinci etaba yönelik neler yapacağız, bunu açıklayacağım ve 2. etap, 3. etapta ne gibi yaptırımlarımız olacak onları da açıklayacağız. Şu anda Sarkozy’nin oy hesapları üzerinde akla ziyan bu adımları, Fransa-Türkiye ilişkilerine zarar verecektir” dedi.

Bir gazetecinin, ”Yarın Fransa’da sözde soykırımın inkarını suç sayan yasa teklifi oylanacak. Sizin de bir mektubunuz oldu. Teklif geçerse, Türkiye’nin atacağı adımlar ne olacak? Büyükelçinin çekilmesi söz konusu olabilir mi?” sorusu üzerine Erdoğan, ”Bu konuyla ilgili olarak yarın bu yapılacak oylamadan sonra bizim biliyorsunuz Ukrayna ile Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyimiz var. Ben basın açıklamasında, Sayın Cumhurbaşkanı Yanukoviç ile yapacağımız, bu konuyla ilgili açıklamalarımı yapacağım” diye konuştu.

”Bizim etap etap bazı adımlarımız olacak” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

”Yarınki açıklamam büyük ihtimalle birinci etaba yönelik neler yapacağız, bunu açıklayacağım ve 2. etap, 3. etapta ne gibi yaptırımlarımız olacak onları da açıklayacağız. Şu anda Sarkozy’nin oy hesapları üzerinde akla ziyan bu adımları, Fransa-Türkiye ilişkilerine zarar verecektir. Temennim odur ki şu anda malum sosyal demokrat ağırlıklı bir yapı var.

 

Sosyal demokrat ağırlıklı bu yapı, şu andaki iktidarın attığı bu adımı onlar iyi bir değerlendirmeye tabi tutar ve bunun yanında da bu yanlışı Senato bundan önce olduğu gibi düzeltir ve Türkiye-Fransa ilişkileri yine aynı minval üzere devam eder. Aksi takdirde bugün Fransa’da 500 bin Ermeni varsa 550 bin de bizim Türk vatandaşımız var. Yine tüm bunların yanında çok farklı olarak bir şey söyleyeceğim; aynı düşünceyi bizlerle paylaşan belki 2,3,4 milyon şu anda Fransa’da insan var.

 

Bütün bu insanlar, bu atılan adımın şu ana kadar farkında değildi ama yarın Meclisten böyle bir kararın geçmesi halinde öyle zannediyorum ki Fransa’daki tepki, kendi vatandaşları içinde de çok daha artarak devam edecektir ve ben gerek yarın yapacağım açıklama gerek Cuma günü İstanbul’da uluslararası bir toplantıda yapacağım konuşmada bunları çok daha detaylı bir şekilde değerlendireceğim.”

Bir başka gazetecinin, ”Sarkozy, Sayın Cumhurbaşkanı’nın telefonlarına çıkmıyor. Bununla ilgili bir değerlendirmeniz olabilir mi?” sorusuna ”Diplomatik bir talihsizlik. Yani uluslararası diplomaside böyle bir gaf, böyle bir yanlış yapılmaz. Sarkozy, kendini tanımlamıştır” yanıtını verdi

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, okullarda en çok ihtiyaç duyulan öğretmen kadrolarını açıkladı.

Buna göre; Türkiye’nin eğitimde en fazla rehber öğretmene ihtiyacı var. Dinçer, milletvekillerinden gelen soru önergelerine verdiği yanıtta, Türkiye’nin öğretmen ihtiyacı konusunda istatistiki bilgiler verdi.

 

AK Parti iktidarındaki 9 yıllık dönemde 300 bin 924 öğretmen ataması yapıldığını söyleyen Dinçer, bugünkü öğretmen ihtiyacının ise 126 bin 137 olduğunu belirtti.

Bakan Dinçer’in verdiği bilgilere göre ihtiyaç duyulan öğretmen sıralamasında başı 19 bin 730 ile rehber öğretmenlik çekiyor.

13 bin 122 okul öncesi eğitim öğretmeni, 10 bin 966 beden eğitimi öğretmeni, 8 bin 882 din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni, 8 bin 465 İngilizce öğretmeni açığı bulunuyor.

10 yaşındaki kız çocuğunun, 31 haftalık hamile olduğu ortaya çıktı.

 

New York Times’ın haberine göre Meksika’nın Puebla kentindeki bir hastaneye kaldırılan 10 yaşındaki kız çocuğunun, 31 haftalık hamile olduğu ortaya çıktı.

 

Doğum sancıları artan çocuk hastanede sezeryanla bebeğini dünyaya getirdi. Prematüre olarak doğan erkek çocuk, küveze alındı. 10 yaşındaki annenin, her gün hastaneye giderek bebeğini emzirdiği açıklandı. 10 yaşındaki küçük anneni kimliği belirtilmezken, çocuğun babasının kim olduğu hakkında da bilgi verilmedi.

Türkiye Hırvatistan maçında Milli Takımımız 3-0′lık bir yenilgi alarak rövanş için de hiç umut vermedi!

Türkiye Hırvatistan maçında Milli Takımımız 3-0′lık bir yenilgi alarak rövanş için de hiç umut vermedi!

2012 Avrupa Futbol Şampiyonası play-off turu ilk maçında Türkiye, Türk Telekom Arena’da konuk ettiği Hırvatistan’a 3-0 mağlup oldu ve finallere katılma ümitlerini mucizelere bıraktı. Rövanş maçı ise 15 Kasım Salı günü oynanacak.

Maçın henüz 2. dakikasında Olic’in golüyle öne geçen Hırvatistan karşısında skoru eşitlemek için büyük çaba harcayan milliler, yaklaşık 20 dakika rakibini kendi sahasına hapsetmesine karşın, bir türlü istediği gol fırsatlarını yakalayamadı. Konuk ekibin Mandzukic’le skoru 2-0′a taşımasının ardından direnci kırılan (A) Milli Takım, kalesinde başka önemli tehlikeler yaşasa da, ilk yarı bu skorla tamamlandı.

İLK YARIDA İKİ GOL BULDU

Mücadeleye erken bulduğu golle başlayan Hırvatistan, Türkiye’nin atakları karşısında

oldukça başarılı bir savunma ortaya koyarken, hızlı ataklarla da gol fırsatları yakalamayı sürdürdü. Türkiye’nin savunmadaki zaaflarını kullanan ve topa iyi basan Hırvatlar, ilk yarıda 2 gol birden bulmayı başardı.

FİNALLERE KATILMAK MUCİZE

İlk yarıdaki 2-0′lık skoru lehine çevirmek için ikinci yarıya çıkan (A) Milli Takım, yine erken bir golü daha filelerinde görerek, ümitlerini tüketti. Maç boyunca tüm çabasına rağmen Hırvatistan kalesinde pozisyon üretemeyen milliler, 3-0′lık skorla rakibine boyun eğerek, Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne katılabilme şansını ilk maç sonunda mucizelere bıraktı.

Karşılaşmadaki kontrollü oyununu ikinci yarıya da taşıyan Hırvatistan, 51. dakikada Corluka’nın kafa vuruşundan bulduğu golle skoru 3-0′a getirmeyi bildi. Elde ettiği skor avantajını maçın sonuna kadar rahat bir şekilde taşıyan konuk ekip, evinde oynayacağı rövanş maçı öncesinde büyük bir avantajın da sahibi oldu.

İLK YARIDAN DAKİKALAR

2. dakikada Hırvatistan, Olic’in golüyle öne geçti. Sol kanatta Gökhan Gönül’ü geçerek kale önüne inen Corluka’nın ortasında, kaleci Volkan Demirel topu iyi çelemedi. Arka direkte müsait durumdaki Olic, meşin yuvarlağı ağlara göndererek Hırvatistan’ı maçın henüz başında golle tanıştırdı: 0-1.

12. dakikada Arda Turan’nın pasıyla ceza sahası sağ çaprazında topla buluşan Hamit Altıntop’un sert vuruşunda meşin yuvarlak, savunmadan döndü.

30. dakikada sağdan ceza sahasına giren Olic’in savunmada Egemen Korkmaz’ın müdahalesine rağmen vuruşunda top, kaleci Volkan Demirel’de kaldı.

32. dakikada Hırvatistan, Mandzukic’in golüyle farkı 2′ye çıkardı. Bu dakikada hızlı gelişen atakta, sağdan Mandzukic’in ortası sonrası savunmanın uzaklaştırmaya çalıştığı topa Modric’in sert vuruşunda meşin yuvarlak, yine savunmadan döndü. Topu tekrar önünde bulan Modric, pasını sağdan bindirme yapan Srna’ya gönderirken, bu oyuncunun ortasında da arka direkte Mandzukic, Volkan Demirel’in öne çıkmasından faydalanarak kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu: 0-2.

45. dakikada çalımlarla ceza sahasına kadar giren Mandzukic’in pasında kaleciyle karşı karşıya kalan Olic, yaptığı vuruşta kaleci Volkan Demirel’i geçemedi.

51. dakikada Hırvatistan, Corluka’nın attığı golle skoru 3-0′a taşıdı. Sağ kanattan Srna’nın kullandığı serbest vuruşta, ön direkte iyi yükselen Corluka, yaptığı kafa vuruşuyla fileleri havalandırdı: 0-3. 

64. dakikada sağ kanattan yine Srna’nın kullandığı serbest vuruşta, kale önünde Corluka’nın ayak koyduğu top, Volkan Demirel’de kaldı.

65. dakikada çalımlarla ceza sahası önüne kadar gelen Modric’in sert şutunda kaleci Volkan Demirel’den dönen top, savunma tarafından uzaklaştırıldı.

76. dakikada Hakan Balta’nın soldan ceza sahasına yaptığı ortada, Sabri Sarıoğlu’nun sert şutu sonrası meşin yuvarlak, savunmaya da çarparak üstten kornere gitti.

Bu dakikadan itibaren bitiş düdüğünün çaldığı ana kadar önemli bir pozisyonun olmadığı karşılaşma, Hırvatistan’ın 3-0′lık galibiyetiyle sona erdi.

Türkiye: 0 – Hırvatistan: 3

Stat: Türk Telekom Arena
Hakemler: Felix Brych xx, Thorsten Schiffner xx, Mark Borsch xx (Almanya)

Türkiye: Volkan Demirel x, Gökhan Gönül x (Dk. 46 Gökhan Töre x), Giray Kaçar x, Egemen Korkmaz x, Hakan Balta x, Hamit Altıntop x, Sabri Sarıoğlu x, Selçuk İnan x (Dk. 69 Mehmet Topal x), Emre Belözoğlu x, Arda Turan x, Burak Yılmaz x (Dk. 81 Umut Bulut x)Hırvatistan: Pletikosa xx, Corluka xxx, Schildenfeld xx, Simunic xx, Vida xxx, Srna xxx, Dujmovic xx, Rakitic xx (Dk. 83 Pranjic x), Modric xxx, Olic xxx (Dk. 85 Jelavic x), Mandzukic xxx (Dk. 90 Eduardo ?)

Goller: Dk. 2 Olic, Dk. 32 Mandzukic, Dk. 51 Corluka (Hırvatistan)
Sarı kartlar: Dk. 34 Corluka, Dk. 41 Dujmovic, Dk. 70 Olic (Hırvatistan), Dk. 64 Hakan Balta, Dk. 66 Emre Belözoğlu, Dk. 71 Sabri Sarıoğlu, Dk. 87 Arda (Türkiye)

Page 1 of 53:1 2 3 4 » Last »