Topics Magazin

38. Altın Kelebek Ödül Töreni, Haliç Kongre Merkezi’nde oldukça görkemli başladı. 19.00′daki kokteyl ile birlikte ünlüler kırmızı halıda göründü.

Petek Dinçöz, Alişan Erkan Yol aç, Halit Kıvanç, Bora Öztoprak, Ozon Orhun, Ziynet Sali, Okan Bayülgen, Tolga Sa vcı ve  eşi ,Safiye Faik Soyman ikilisi Volkan Konak, Bahar Özkan, Tulin Şahin ve Yahşi Cazibe ekibi, Ece Gürsel, Nez, Nil Karaibrahimgil, Esra Eron, Uğur Dündar Hıncal Uluç Erkan Özerman, Acun Ilıcalı, Rıdvan Dilmen, Güntekin Onay geceye gelen ünlülerden sadece bazıları…

Hürriyet Gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök geceyle ilgili soruları şu sözlerle cevapladı: Önemli olar bir şeye başlamak değil devam ettirebilmektir. Sanatçılar cennete gider çünkü onlar hep bizim dünyamızı güzelleştirmeyle çalışan insanlar. Bu gecenin de çok güzel geçeceğini düşünüyorum ” dedi .
Öyle Bir Geçer Zaman ki ekibi geceyle tekneyle geldi.

Petek Dinçöz, Alişan Erkan Yol aç, Halit Kıvanç, Bora Öztoprak, Ozon Orhun, Ziynet Sali, Okan Bayülgen, Tolga Savcı ve  eşi ,Safiye Faik Soyman ikilisi Volkan Konak, Bahar Özkan, Tulin Şahin ve Yahşi Cazibe ekibi, Nuri Alço, Bülent Ersoy, Ece Gürsel, Nez, Nil Karaibrahimgil, Esra Eron, Uğur Dündar Hıncal Uluç Erkan Özerman, Acun Ilıcalı, Rıdvan Dilmen, Güntekin Onay geceye gelen ünlülerden sadece bazıları…

Hürriyet Gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök geceyle ilgili soruları şu sözlerle cevapladı: Önemli olar bir şeye başlamak değil devam ettirebilmektir. Sanatçılar cennete gider çünkü onlar hep bizim dünyamızı güzelleştirmeyle çalışan insanlar. Bu gecenin de çok güzel geçeceğini düşünüyorum ” dedi .

Saat 20.15’den itibaren konuklar salona alınmaya başladı.

Öyle Bir Geçer Zaman ki ekibi geceyle tekneyle geldi.

Aras Bulut’un geceye gelmesiyle birlikte gecedeki bayanlar onunla fotoğraf  çektirebilmek için adeta yarıştı..

Ünlüler salona geçmeye devam ediyor…

Nilay Dorsa iddialı giysisiyle şuana kadar geceye damga vuran isim oldu.

Simge Tertemiz de ilginç kıyafetiyle gecede ilgi çeken isimlerin arasında…

Erkekler de ise Bora Öztoprak şapkasıyla fark yarattı.

Ayşe Arman ve Beyazıt Öztürk’ün sunduğu ödül töreni başladı.

İşte 38. Altın Kelebek ödülleri:

En iyi kadın sunucu: Esra Erol

En iyi erkek sunucu: Acun Ilıcalı

En iyi kadın haber sunucusu: Nazlı Tolga

En iyi erkek haber sunucu: Uğur Dündar

En iyi haber programı: Canlı Haber-NTV Can Dündar

En iyi yerli dizi: ‘Öyle Bir Geçer Zaman ki’

En iyi komedi dizisi: Yahşi Cazibe

En iyi kadın komedi oyuncusu: Aslıhan Gürbüz Yahşi Cazibe

En iyi erkek komedi oyuncusu: Tolga Çevik- Komedi Dükkanı

Drama dalında En iyi kadın oyuncu: Ayça Bingöl

Drama dalında En iyi erkek oyuncu: Erkan Petekkaya

Yılın en iyi şarkısı : Sevdanın son vuruşu-Tarkan

En iyi yarışma programı:Survivor (Acun Ilıcalı)

En iyi Türk Pop Müziği erkek solist:Tarkan

En iyi Türk Halk Müziği kadın solist: Zara

En iyi Türk Halk Müziği erkek solist: Volkan Konak

 
En iyi Türk Pop Müziği kadın solist: Hande Yener

En iyi Türk Sanat Müziği kadın solist :Bülent Ersoy

En iyi Türk Sanat Müziği erkek solist: Nev

NİHAT GENÇ : Kelimeleri soytarılaştırıp çöpleştirenlerin medya gemilerine bindiniz

NİHAT GENÇ HAKI DEVRİME PATLADI

Dün akşam NTV’de Mirgün Cabas’la Ekşi Sözlük etrafında yapılan programda;

Dün akşam NTV’de Mirgün Cabas’la Ekşi Sözlük etrafında yapılan programda; ki, İzmir Bergama konuşmaya gitmiştim, izleyemedim, Radikal Gazetesi yazarı Hakkı Devrim Bey, hakkımda “Nihat.. soyadı neydi…” deyip peşinden ‘hayvanat bahçesi röportajı yapan’ ya da işte konuşmalarımı hayvanat bahçesine benzeten bir konuşma yaptı. Programı izlemediğim için Mirgün Cabas’ı aradım, peşinden Hakkı Devrim’in kendisini.. Telefonumu bıraktım, bu cümleler doğru mu diye.. Doğruymuş..
Bizim elimiz armut toplamıyor…’ dediğimde ‘ne b.k yersen ye, layığını bulursun’ dedi, bu beyefendi yazar.

Bir yaşlı beyefendi yazarın bu kadar ağır hakaret etmesi, üstelik ekranına kurulduğu çok güçlü bir yayın organını bizleri aşağılamak için hatta en kuvvetli en aşağılık cümleleri seçmesi bizler için şaşırtıcı değil..

Nihat Genç ismi geçtiğinde öfkesine sahip olamıyorsa Nihat ismini geçirmesin, tıpkı gazetesinin ve etrafındaki onlarca gazetenin yaptığı gibi..

Ununu elemiş eleğini asmış olması gereken bir yaşa gelenler, yani güçten kuvvetten gittikçe düşmeye başlayan bu beyefendi gibileri, Nihat ismiyle aşırı derecede heyecanlanıp şehvetli bir öfkeyle viagra yutmuş misali kuduruyorsa, bu beni sevindirir.

Ancak Nihat Genç ismine bu kadar aşırı hınç hepimizi düşündürtmeli, sabahlara kadar diskovari gençlik programlarında “şallak mallak” gençlerle gönül eğlendirip hala içindeki zehri çıkartamamışsa, ülkemizdeki en büyük sorun sıralamasını terörden, İsrail’le savaştan çıkartıp en büyük sorunun ‘terbiye’ yani edep kemal olduğunun artık adını koyalım.

Adımız geçer geçmez zincirlerinden boşanmış gibi küfürler eden bu yaşlı beyefendiye ‘terbiye’den bahsetmek saçmaca bir şeydir, çünkü ‘zırnık’ bulamazsınız, bunca yıl okuyup düşünüp yazmış bir insan nasıl olur da hala insani gıdalar alıp beslenememiş, işte medyanın vahşi yoksulluğu buradadır.. Üstelik muhatabımız medyaya etik dersleri veren bir yaşlı beyefendi..

Tabiatın gereği hepimiz yaşlanacağız ama Allah hepimize dünya nimetleri ve arzuları ve dertleriyle gücümüzün kaldırabileceği bir yaşlılık nasip etsin, bu yaşta, kibarlık beyefendilik ve bilmişlik maskesi takıp sonra korkunç acı çığlıklarla küfürler etmek, işte Allah’ın bir yaşlı insana cezası bu olmalı..

Tabii ki asıl sebep ‘kifayetsizlik’.. Hayatında hiçbir eser vermemiş, tüm ömrünü ansiklopedi tashihciliğiyle harcamış bir insanı alıp başköşelere oturtursanız, olacağı buydu. Gençliğindeki gazetecilik yıllarını da hatırlatmam lazım, Yassıada mahkemesi başkanının ne kadar yakışıklı olduğunu etraflıca yağlayıp ballayan bir muhabir..

Belki Okan Bayülgen programları formatına uygun ecüş bücüş benzetmeler ve kelime soytarılıkları şovuyla gece eğlencesi şamataları bu ‘kifayetsizliği’ kaldırabilir.. Ancak geceleri bu tür her türlü maskenin kalktığı tam anlamıyla şamata eğlence programlarıyla benliklerini şişirenler sabah olup normal dünyaya dönünce acı sorunlar başlıyor..

Bu tür şov programlarında her türlü gırla mavra espriler yapılır, bunu anlarız, ancak bu tür programları, nasıl tür insanlar, kişilik ve ben şişirme için kullanır..

Siz nasıl tür insanlıktasınız Allah aşkına..

Hakkı Devrim Bey, hayatınızı kelimelerle geçirdiniz, en azından ‘tashihcilik’ diyelim, hadi kıyısından dilbilgisine de bulaştınız diyelim, ancak işte Allah gecinden versin koca bir ömür yaşadınız kelimelerle, ama hala ‘kelimeler’e ruh veren can veren şey’in ‘yazarlar’ olduğunu öğrenemediniz, hatta kelimeleri hala grafik sanatçıları gibi görüyor, onların hepsinin ayrı bir ruh’u kişiliği olduğunu hala öğrenemediniz.

Ki, alkışlayıp göklere çıkartıp yüz bilmem kaç baskılar yaptırdığınız son yirmi senenin çok çok ünlü yazarları sizler gibilerin sayesinde ‘ünlerine’ Allah şükür kavuştu, muratlarına erdi, ama onlar da sizin yolunuzda ‘kelimelerin’ bir ‘sahipleri’ olduğunu anlayamadı, yazık, anlayamayan dediğim Türk Edebiyatı’nın baş köşesine yerleştirdiğiniz yazarlar..

İşte bu gerekçelerle yıllar önce on, on beş sene önce sizler için ‘hela ibriği’ benzetmesi yapmıştım, hala unutamamışsınız, sebebi çok basit, hela ibriği benzetmesini kaleme alan Nihat Genç, o ismi var eseri sizin gibi yok yazarlardan farklı olarak ‘kelimelerine’ ve ‘benzetmelerine’ ve ‘cümlelerine’ hayat katar, can verir, artık ölmez o benzetmeler, o yakıştırmalar.. Bakın onbeş sene mi oldu, hala unutamıyor, telefonda, sen de zamanında ‘hela ibriği’ demiştin deyip ‘intikam’a getiriyorsunuz lafı, ve ismi var eseri yok o yazarların o yıllarda sizlerin şak şaklarıyla çok satan kitapları artık satmıyor, ama Nihat Genç’in kitapları hala ve gazetelerin ve kitap dergilerinin amansız sansürüne rağmen çok satıyor..

Hepimizi şaşırtması gereken ‘gerçek’ doğru’ işte budur. Kelimeleri soytarılaştırıp çöpleştirenlerin medya gemilerine bindiniz, ve şimdi canınız çok sıkkın.. Artık kelimelerle yeni bir aşk ilişkisine girebilmeniz için vakit çok geç..

Hiç kimse bu dünyada kelimeleri aşındırtma, çöpleştirme, körleştirme, plastikleştirme, köpükleştirme hakkına sahip değildir, ki, benim Leman’da yazdığım o yıllarda işte kelimeleri çöpleştiren bu cüruf’un bando şefliğini soyundunuz, ki abartmayalım kimsenin dıngılında da değildiniz..

Bense ‘yazarım’, kelimelerim ve kitaplarım senin gibilerin medya mezhabasına kulaklarından sürükleyerek götürdüğü koyunlardan olmadım..

Ve Hakkı Bey, Türkiye’nin en boyalı en şişkin en en en gazete ve TV’lerini defalarca kullandığınız halde Nihat Genç’in sesi ‘senden’ ve senin gibilerden daha çok çıkıyor, daha çok duyuluyor..

İşte lafın burasını kurcalayın, boğmak yok etmek görmezden gelmek sansürlemekle uğraştığınız Nihat Genç siz ve yıllarca poh pohladığınız yazarlardan daha çok okunuyor, dinleniyor, acep nedendir?

Bakın size Dostoyevskiler Tolstoylar gibi bir laf edeyim, bir yazar gençlik öfkelerini öğüte öğüte ancak çocukluk iyiliklerini düşlerini büyüte büyüte yaşlanır..

Siz de bunun tam tersinin gerçekleşmesi Yüce Allah’ın tecellisidir, Allah’ın ve hayatın içimize koyduğu sızıları anlamaya çalışarak değil vaktimizi çocuksu şaklabanlık programlarıyla heder edersek, işte ‘bunama’ dediğimiz, bugün batı basınını çokça işgal eden papazları bile çocuk istismarına sürükleyen bir yerlerde buluruz kendimizi..

Haşa, tövbe en küçük anlamıyla bir cinsel çocuk istismarından söz etmiyorum, söz konusu olan ‘kelamsa’ yani insanlığın en acil ihtiyacı kelimelerse biz yazarlar için daha beterinden söz ediyorum, kelimeleri edebiyatı hayatı yazıyı ahlak’ı öğrenmeye çalışan genç çocukları disko kapılarında sevimli ihtiyar cambazlıklarıyla kandırmaktan söz ediyorum.

Ve Hakkı Bey, sizler işte bir ömür yaşadınız ve kendinizi onurunuzu kemalinizi koruyamadınız, kendi içinde kendi gençliğinde insanlık için hiç hazırlığı olmayanlar, işte ders çıkartsınlar, böyle oluyor bu şaklaban medyada çok üfüren çok sallayan esersiz kitapsız yaşlı yazarların ihtiyarlığı.. Eleştirmenliğe oynadınız tutmadı, Dümbüllülüğe oynadınız hiç tutmadı, uygarlığımız ve yeni yetişen gençliğimiz yeni şovlarınızı ve artık giderayak bir şeyleri tutturmanızı heyecana bekliyoruz..

Eee yeter artık, bu yaşlı kifayetsiz yazarların yanlış yerler tutmasından biz de yorulduk..

Doğrusu, Tayyip Erdoğan’ın dış politik naralarından yorulup bir yaşlı yazarın eğlenceli kişiliğini yazılarımıza meze tabağı yapmak sanmam beni ve okuyucuları birazcık avutsun..

Nihat Genç
Odatv.com

Bayülgen konuk çağırırken nelere dikkat ediyor?

İşte ünlü televizyoncunun konuk kriterleri..

okankututu

Okan Bayülgen, “Disko Kralı”nın bu haftaki bölümünde, programına konuk çağırırken dikkat ettiği detayları anlattı. Moğollar, Elif Güvendik ve Yonca Lodi’nin de konuk olduğu programda Bayülgen, izleyicinin Moğollar ve Kendi’nin aynı anda programa çağrılmasının çok ironik bir görüntü oluşturduğu sözleri üzerine, bir televizyon programında mutlaka hanımların olması gerektiğini söyledi. Bayülgen bu hanımların biraz deli olması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Okan Bayülgen hapı yuttu

okan_975

OKAN Bayülgen, her gün 4 hap yuttuğunu söyledi. Kolestrolünün yüksek olduğunu belirten şovmen, ‘Kullandığım ilaçlardan biri kolesterol hapı. Bir de reflüm var. Ayrıca alerji ve antidepresan ilaçları da alıyorum’ diye konuştu. Son dönemde çıkan hastalıkların bir kandırmaca olduğunu iddia eden Bayülgen, ‘Domuz gribi, kuş gribi, AIDS gibi hastalıkların ilaç firmaları tarafından ortaya çıkarıldığını düşünüyorum. Artık iyice paranoyaklaştım’ dedi.

Emin BABACAN

SERDAR ORTAÇ’TAN VERYANSIN!

Ünlü şarkıcı, kendisi için TV şovunda ‘Şarkıları ucuz’ diyen komedyene veryansın etti…

il

Serdar Ortaç, Yeşim Salkım’ın Okan Bayülgen’in programını kendisini eleştirmesi yüzünden terk etmesiyle ilgili ilk kez konuştu. Ünlü popçu, Bayülgen’e veryansın etti: “HERKESLE dalga geçilebilir ama bu sınırda olmalı. Okan, şarkılarımın ucuz olduğunu söyledi. Ajda Pekkan da benim şarkılarımı okudu, hangimiz ucuz önce onu bilmemiz lazım!”

KEŞKE ARTIK BİRAZ BÜYÜSEK
Kendisini milyonların önünde eleştiren Okan Bayülgen’e kızgın olmadığını söyleyen Serdar, “Keşke büyüsek ve bunlarla uğraşmasak” dedi.

Takvim