<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mehmeterdogan.Com - magazin, haber, siyaset, politika &#187; Ergenekon</title>
	<atom:link href="http://www.mehmeterdogan.com/tag/ergenekon/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehmeterdogan.com</link>
	<description>Güncel Magazin Haber Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 24 Jul 2010 09:24:26 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>&#8216;Kafes&#8217;teki imza da ıslak çıktı</title>
		<link>http://www.mehmeterdogan.com/2009/11/kafesteki-imza-da-islak-cikti/</link>
		<comments>http://www.mehmeterdogan.com/2009/11/kafesteki-imza-da-islak-cikti/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 14:12:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[kafes opersyonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmeterdogan.com/?p=690</guid>
		<description><![CDATA[Kafes Eylem Planı&#8217;nda imzası bulunduğu ileri sürülen Yarbay Ercan Kireçtepe&#8217;ye ait belge ile ilgili Adli Tıp, raporunu tamamladı.


Savcılığa gönderilen raporla imzanın Kireçtepe&#8217;ye ait olduğu kesinlik kazandı&#8230;
Deniz Piyade Kurmay Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlanan İrticayla Mücadele Eylem Planı&#8217;ndaki ıslak imza tartışmaları Ergenekon savcılarını, Kafes Operasyonu Eylem Planı&#8217;yla ilgili temkinli davranmaya itti. Bugün&#8217;ün haberine göre; Poyrazköy soruşturması kapsamında tutuklu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Kafes Eylem Planı&#8217;nda imzası bulunduğu ileri sürülen Yarbay Ercan Kireçtepe&#8217;ye ait belge ile ilgili Adli Tıp, raporunu tamamladı.</div>
<div><img class="alignnone size-full wp-image-691" title="kafesteki-imza-da-islak-cikti-316952" src="http://www.mehmeterdogan.com/wp-content/uploads/2009/11/kafesteki-imza-da-islak-cikti-316952.jpg" alt="kafesteki-imza-da-islak-cikti-316952" width="443" height="140" /></div>
<div>
<p>Savcılığa gönderilen raporla imzanın Kireçtepe&#8217;ye ait olduğu kesinlik kazandı&#8230;</p>
<p>Deniz Piyade Kurmay Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlanan İrticayla Mücadele Eylem Planı&#8217;ndaki ıslak imza tartışmaları Ergenekon savcılarını, Kafes Operasyonu Eylem Planı&#8217;yla ilgili temkinli davranmaya itti. Bugün&#8217;ün haberine göre; Poyrazköy soruşturması kapsamında tutuklu bulunan amekli Binbaşı Levent Bektaş&#8217;tan ele geçirilen CD&#8217;de şifrelenmiş bir şekilde bulunan Eylem Planı&#8217;nın altında imzası olan Deniz Yarbay Ercan Kireçtepe için Adli Tıp Kurumu&#8217;na başvuruldu.</p>
<p>Adli Tıp Kurumu&#8217;nun hazırladığı raporda plandaki imzanın Ercan Kireçtepe&#8217;ye ait olduğu belirtildi. Kireçtepe&#8217;nin daha önce ifadeleri sırasında alınan imzaları ile planın altındaki imzayı karşılaştıran Adli Tıp uzmanları imzaların bire bir aynı olduğu yönünde ropar verdi. Savcıların önümüzdeki günlerde Kireçtepe ve Bektaş&#8217;ın tekrar ifadelerine başvuracağı öğrenildi.</p>
<p><strong>Plan film CD&#8217;sine gizlenmiş</strong></p>
<p>Bedrettin Dalan&#8217;a ait İstek Vakfı&#8217;nın Poyrazköy&#8217;deki arazisinde ele geçirilen cephaneliklerle ilgili olarak nisan ayında tutuklanan Bektaş&#8217;tan çok sayıda doküman ele geçirildi. Bu dokümanlardan biri olan film CD&#8217;sinde bilişim uzmanları dosya gizlemekte kullanılan &#8216;data stash&#8217; programına rastladı.</p>
<p>Delillerin bu programla gizlenmiş olabileceği kanaatine ulaşan uzmanlar, detaylı incelemelerinde &#8220;Kafes Operasyonu Eylem Planı&#8221; ve çok sayıda dosyanın film dosyalarının arkasına gizlenmiş olduklarını tespit etti. Gayrimüslimlere suikast yapıp dindarların üzerine atma ve hükümeti iktidardan düşürmeye yönelik Eylem Planı&#8217;nın dışında deşifre edilen bir çok belgede skandal notların düşüldüğü görüldü. Deniz Kuvvetleri&#8217;nde bir çok subay ve amiralin fişlendiği notlarda yine bu askerlerin kadınlarla nasıl kontrol edildiğine ilişkin bilgeler yer aldı.</p>
<p><strong>Çiçek’in ıslak imza tartışması</strong></p>
<p>İrticayla Mücadele Eylen Planı&#8217;nın fotokopisi haziran ayında ele geçirildiğinde Adli Tıp, emniyet ve jandarma belgedeki imzanın Çiçek&#8217;e ait olduğuna ilişkin rapor verdi. Yine aynı yönde rapor veren TÜBİTAK da, ek olarak belgedeki imzada bir oynananın olmadığı tespitinde de bulunmuştu. Genelkurmay, fotokopiyi olmasını gerekçe göstererek ıslak imzasız belgenin kağıt parçası olduğu yönünde açıklama yapmıştı. Ancak Belgenin aslının bir subay tarafından gönderilmesi üzerine belgedeki ıslak imza Adli Tıp Kurumu&#8217;na gönderilmiş ve imzanın Çiçek&#8217;e ait olduğu tespit edilmişti.</p>
<p><strong>Bektaş’tan çıkan Rakel Dink belgesi<br />
</strong><br />
Öte yandan, Poyrazköy tutuklusu emekli Binbaşı Levent Bektaş&#8217;ta ele geçen &#8220;2006 ADALAR ABONE LİSTESİ. xls&#8221; isimli Exel dosyası incelendiğinde Kınalı, Büyük, Burgaz ve Heybeli adıyla 4 sayfa bulundu. Kınalı sayfasında Agos Gazetesi önünde silahlı saldırıyla öldürülen Hrant Dink&#8217;in eşi Rakel Dink&#8217;in adı ve adresi de olduğu 187 kişinin ve 2 gazete bayinin isim ve adreslerinin ayrıntılı bir şekilde not edildiği görüldü.</div>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save">Paylaş/Kaydet</a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmeterdogan.com/2009/11/kafesteki-imza-da-islak-cikti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Abdüllatif Şener&#8217;den şok suçlamalar!</title>
		<link>http://www.mehmeterdogan.com/2009/11/abdullatif-senerden-sok-suclamalar/</link>
		<comments>http://www.mehmeterdogan.com/2009/11/abdullatif-senerden-sok-suclamalar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 01:45:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika]]></category>
		<category><![CDATA[abdüllatif şener]]></category>
		<category><![CDATA[Denizfeneri]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[suçlamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Partisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmeterdogan.com/?p=628</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Başbakan bürokratlar aracılığıyla açılım meselesini dış güçlerle gizli gizli görüşüyor. Yani açılım dışarıdan pişirilip geldi.&#8221;

Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, “Demokratik Açılım”ı gazetelerden öğrendiklerini belirterek, “Artık yabancı gazetelerden öğreniyoruz ne olup bittiğini. Başbakan bürokratlar aracılığıyla açılım meselesini dış güçlerle gizli gizli görüşüyor. Yani açılım dışarıdan pişirilip geldi” dedi.
Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, partisinin Mersin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span>&#8220;Başbakan bürokratlar aracılığıyla açılım meselesini dış güçlerle gizli gizli görüşüyor. Yani açılım dışarıdan pişirilip geldi.&#8221;</span></p>
<p><span><img class="alignnone size-full wp-image-629" title="sener" src="http://www.mehmeterdogan.com/wp-content/uploads/2009/11/sener.jpg" alt="sener" width="447" height="272" /></span></p>
<p><span><span id="contextual">Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, “Demokratik Açılım”ı gazetelerden öğrendiklerini belirterek, “Artık yabancı gazetelerden öğreniyoruz ne olup bittiğini. Başbakan bürokratlar aracılığıyla açılım meselesini dış güçlerle gizli gizli görüşüyor. Yani açılım dışarıdan pişirilip geldi” dedi.</span></span></p>
<p>Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, partisinin Mersin İl Binası&#8217;nın açılışına katıldı. Burada partililere seslenen Şener, konuşmasına Abdürrahim Karakoç’un “Bu Çağrı Sanadır” şiirinin, “Bir avuç toprak gönder bana Edirne koksun, Ağrı koksun, Mersin koksun. Her zerresi burcu burcu Türkiye koksun” dörtlüğünü okuyarak başladı. Şener, konuşmasında partisi’nin İktidar hedefiyle açıldığını vurgulayarak, “Türkiye Partisi bugünkü kavga ortamını, kin ve nefret ortamını tasfiye etmek için geldi” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>&#8220;TÜRKİYE PARTİSİ İKTİDARI DOKUNULMAZLIKLARI KALDIRACAK&#8221;</strong></p>
<p>Şener, “Milletvekilliği dokunulmazlığını bıraktım, attım. Aranıza geldim” diyerek, “Vekillerin dokunulmazlıkları var asillerin yok. Böyle bir memleket gördünüz mü? Türkiye Partisi iktidara geldiğinde dokunulmazlıkları kaldıracak. Devlet vatandaşa dokunuyorsa vekillere de dokunacak. Dosyalara bakıyorsunuz mecliste 550 milletvekili var, 500 dosya var. Mahkeme gönderiyor. Bu kadar vekilin dosyası var, yargılanması lazım. Mahkemeler meclise göndermiş. Türkiye Cumhuriyet tarihinde hiç bu kadar yüksek sayıda dokunulmazlık dosyası olmadı. Şu vekilin şu suçu var, falan bakan şu suçu işledi. Başbakanın birkaç dosyası var yargılanması lazım. Bu dosyaların içerisinde zimmet var, ihaleye fesat karıştırma var ama dosyalar meclis raflarında tozlanıyor. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, döneminde sadece AKP hükümeti döneminde tek bir dokunulmazlık dosyası açılmamıştır. Mahkemeler hesap soramaz, meclis dosya açamaz. Böyle bir ülke olur mu? Demek ki fazla güç verdiğinizde afra tafra artıyor” ifadelerinde bulundu.</p>
<p><strong>&#8220;BAŞBAKAN PARTİNİ DE AL GİT&#8221;</strong></p>
<p>Başbakan Erdoğan’ın köylü bir vatandaşa ‘ananı al da git‘ dediğini hatırlatan Şener, “Başbakan, işçiyi azarlıyor işçinin oyunu alıyor. Çiftçiyi azarlıyor, çiftçinin oyunu alıyor. Sanayiciyi hırpalıyor sanayicini oyunu alıyor. Köylüyü azarlıyor köylünün oyunu alıyor. Emekliyi azarlıyor emeklinin oyunu alıyor. Basını azarlıyor gece gündüz televizyonlar gazeteler yanlışlarını doğru diye yayınlıyor. Tek bir gazeteci basın özgürdür diyemez. Varsa desin. Başbakan köylü vatandaşlarımıza ‘ananı al da git‘ dedi. Bizimde Türkiye Partisi olarak Başbakan’a söyleyecek sözümüz var. Başbakan partini al da git. Türkiye Partisi geliyor&#8221; diye konuştu.<br />
<strong><br />
“TÜRKİYE PARTİSİ&#8217;Nİ İKTİDARA TAŞIYACAĞIZ”</strong></p>
<p>Türkiye Partisi’nin 15 bini aşkın kişiyle miting yaptığını ama baskı altında olan medyanın görmezden geldiğini iddia eden Şener, “Sivas’ta Türkiye tarihinin en uzun konvoyunu oluşturduk, Antalya’da çok önemli açıklamalar yaptık. Basın sustu. Yayınlamadı. Hükümetten talimat geliyor. Türkiye Partisi’ni yok farz edeceksiniz. Yoksa oluk oluk bu partiye doğru gider. İktidarı değiştirirler. Gazeteler televizyonlar hepsi susma yarışına girdiler. Hepsi susuyor. Hepsi sussun, dükkan dükkan dolaşacağız. Memleketi bir baştanbaşa dolaşacağız. Türkiye Partisini iktidara taşıyacağız. Arkamızda holdingler yok arkamızda medya patronları yok. Bizim arkamızda okyanus ötesi dış güçler yok. Bizim arkamızda siz varsınız siz” ifadesinde bulundu.</p>
<p><strong>“BAŞBAKAN AÇILIMI DIŞ GÜÇLERLE GÖRÜŞÜYOR”-</strong></p>
<p>“Demokratik Açılım”a da değinen Şener, açılımı yabancı gazetelerden öğrendiklerini ifade ederek, şöyle devam etti:<br />
“Artık yabancı gazetelerden öğreniyoruz ne olup bittiğini. Başbakan bürokratlar aracılığıyla açılım meselesini dış güçlerle gizli gizli görüşüyor. Yani açılım dışarıdan pişirilip geldi. Başbakan ve diğer muhalefet partilerinin sözcüleri ağza alınamayacak sözleri söyledi. Bu ülkenin birliğini isteyenlerin sorumlu davranması lazım. Demokraside anlamak için demokrasiyi içselleştirmek lazım. Senin için demokrasi ya bir tren istasyonu ya bir tren vagonudur. İnsanların düşünemez konuşamaz hale getirip 72 milyonu dinleyeceksin demokrasi var diyeceksin.”</p>
<p><strong>“NUMARAM AYNI DİNLEYEN ARKADAŞLAR VAR”</strong></p>
<p>Parti Binası’nı açtıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şener, bir gazetecinin “Siz de dinleniyor musunuz?” sorusuna, “Bakan olduğum dönemde kullandığım telefon numarasını sivil hayatımda da kullanıyorum. Bakanken dinlendiğim söylenmişti. Numaram aynı, dinleyen arkadaşlarda var” diye yanıtladı. Herkesin kendisini baskı altında hissettiği bir ortamın olduğunu, herkesin dinlendiğine inandığı bir dönemin yaşandığını da belirten Şener, şunları kaydetti:</p>
<p>“Türkiye de Ergenekon gibi Denizfeneri gibi davalar sürüyor. Bunlara ilişkin gazeteciler, akademisyenler siyasiler televizyonlarda gazetelerde ‘yargıya güveniyoruz ‘diyorlar. Bu ülkede siyasilere gazetecilere güven yok. Ben de yargıya güvenmiyorum niye güveneyim. Bir vatandaş olarak bunu söylüyorum, güvenmiyorum. Bir anket yapılsın bunun için bakalım yargıya ne kadar güveniliyor. Herkesin kendisini baskı altında hissettiği bir ortam var. Herkesin dinlendiğine inandığı bir dönem yaşıyoruz. Bunlara sesini çıkarmayan yargı mensupları kendilerinin dinlendiği ortaya çıkmasıyla tepki göstermeye başlaması da ibret vericidir. İlginçtir. Şimdiye kadar neredeydiniz. Vatandaş olarak sormaya hakkım var. Başbakan Telekominikasyon İletişim Başkanlığı (TİB)’nı 3 yıl önce kurdu. Dinleyen kurumları dinleyecek nitelikte özel bir kurummuş gibi kurdu. TİB’in başkanını Başbakan’ın atamasını Anayasa Mahkemesi iptal etti. Bakanlar kurulunun ataması Başbakan’ın atamadığı anlamına gelmez. Başbakan TİB’e alacağı personeli Ulaştırma Bakanı ile teke tek seçerek almıştır.”</p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save">Paylaş/Kaydet</a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmeterdogan.com/2009/11/abdullatif-senerden-sok-suclamalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ergenekon Ahmet Kaya&#8217;yı öldürecekti</title>
		<link>http://www.mehmeterdogan.com/2009/08/ergenekon-ahmet-kayayi-oldurecekti/</link>
		<comments>http://www.mehmeterdogan.com/2009/08/ergenekon-ahmet-kayayi-oldurecekti/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 2009 12:27:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel haber]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet kaya]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmeterdogan.com/?p=167</guid>
		<description><![CDATA[Paris’te 9 yıl önce hayatını kaybeden Ahmet Kaya&#8217;nın eşi Gülten Kaya&#8217;dan şok açıklamalar: “Ahmet’e linç girişiminin arkasında Ergenekon vardı. Gitmeseydi Hrant gibi olurdu”

Ahmet Kaya, tam 10 yıl önce Magazin Gazetecileri Derneği&#8217;nin düzenlediği ödül töreninde &#8220;Kürtçe şarkı söyleyeceğim&#8221; dediği için Paris&#8217;te sürgün hayatı yaşamak zorunda kaldı. Kalbi memleket hasretine bir yıl dayanabilen ünlü sanatçının eşi Gülten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Paris’te 9 yıl önce hayatını kaybeden Ahmet Kaya&#8217;nın eşi Gülten Kaya&#8217;dan şok açıklamalar: “Ahmet’e linç girişiminin arkasında Ergenekon vardı. Gitmeseydi Hrant gibi olurdu”</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-168" title="ahmetkaya" src="http://www.mehmeterdogan.com/wp-content/uploads/2009/08/ahmetkaya.jpg" alt="ahmetkaya" width="447" height="204" /></p>
<p>Ahmet Kaya, tam 10 yıl önce Magazin Gazetecileri Derneği&#8217;nin düzenlediği ödül töreninde &#8220;Kürtçe şarkı söyleyeceğim&#8221; dediği için Paris&#8217;te sürgün hayatı yaşamak zorunda kaldı. Kalbi memleket hasretine bir yıl dayanabilen ünlü sanatçının eşi Gülten Kaya, sürgün aylarını ve ödül törenindeki linç girişiminin Ergenekon ile bağlantısını BUGÜN&#8217;e anlattı&#8230;</p>
<p><strong>Eşinizin ölümünden sonra &#8220;Mahvolan hayatımızın hesabını sormak istiyorum&#8221; dediniz. Kimi suçluyordunuz? </strong></p>
<p>Öncelikle medyayı suçluyorum. Reha Muhtar&#8217;ı asla affetmiyorum. Alakasız görüntülerle insanların bilinçaltına oynadı. Fatih Altaylı, Cenk Koray, araştırmadan yaptılar.</p>
<p><strong>Bu durumu telafi etmeye çalışanlar oldu mu? </strong></p>
<p>Telafi edemezler. O vicdandan yoksunlar. Eğer Hrant Dink&#8217;le ilgili bu haberler bu kadar pervasızca üretilmeseydi, &#8216;bebekten yaratılmış katiller&#8217; nasıl oluşacaktı? O çocuk medyadan güç alıyor</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">ORADA İŞİ NEYDİ? </span></p>
<p>Medya, hem Ahmet Kaya&#8217;ya hem de Hrant Dink&#8217;e karşı linç girişiminde mi bulundu yani?</strong></p>
<p> Tabii ki. Hrank Dink de hedef gösterildi. Emekli bir asker olan Veli Küçük, Hrant Dink&#8217;in duruşmasına neden gider ki? Bütün bu süreç, o küçük çocukları katil yapan süreç işte. Ahmet Kaya&#8217;yı bu hale getiren, ülke şartlarını bu duruma sokan şeydi.</p>
<p><strong>Ahmet Kaya&#8217;nın sürgüne gitmesi, Dink&#8217;in katli; Ergenekon sürecinin parçalarından olabilir mi? </strong></p>
<p>Tabii ki sebep-sonuç ilişkisi dahilinde Ergenekon&#8217;la bağlantılıdır. Kaya&#8217;nın sonunu hazırlayan bağlantıları çok net görebilirsiniz.</p>
<p><strong>10 Şubat 1999 gecesi eşiniz “Kürtçe şarkı söyleyeceğim &#8221; dedi. O gece neler yaşandı? </strong></p>
<p>Bir gazeteci, &#8220;Yuh, bölücü, sünnetsiz pezevenk&#8221; diye bağırdı. Bunu söyleyen Şenay Düdek&#8217;ti. Serdar Ortaç, şarkısını söylerken değiştiriyor, &#8220;Bu vatan bizim, ellerin değil&#8221; diyor. Bu da ırkçı bir mantık! El kim? Peki şimdi kim bölücü? En büyük gazete, &#8220;Kürtçe şarkı söyleyeceğim&#8221; diye manşet atıyor. Haber değeri ne olabilir ki? Bir yerlerden onlara muhtıra geliyor, &#8220;O adamı yok edin!&#8221; diye.</p>
<p><strong>O gece İbrahim Tatlıses, Mahsun Kırmızıgül ne yaptılar? </strong></p>
<p>Seslerini çıkarmadılar. Mehmet Aslantuğ ve Savaş Ay ile garsonlar korudu bizi. Kurgulanmıştı sanki.</p>
<p><strong>Neden orada bu açıklamayı yaptı? </strong></p>
<p>İlk defa kendi albümünde Kürtçe bir şarkı söylediği için. Annesi Kürt değil, babası Kürt. Hiç Kürtçe konuşulmamış evde.</p>
<p><strong>Ahmet Kaya hiç ölüm tehditi aldı mı? </strong></p>
<p>Birçok kere. &#8216;Subaylar grubu&#8217; imzalı tehdit mektupları geldi. &#8220;Nasıl bir ölüm istersin, bomba mı, boğma zinciri mi?&#8221; diye yazıyordu. Levent&#8217;teki ofisimiz kurşunlandı. Ahmet Paris&#8217;te değil de İstanbul&#8217;da yaşamına devam etseydi Hrant Dink gibi o da öldürülecekti. Hrant Dink, Ahmet gibi buradan gitseydi o da ülke hasretine dayanamayarak yaşamına veda edecekti.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>HAKLININ YANINDAYDI</strong></span></p>
<p>Mağdur olduğunu düşündüğü herkesin yanında yer aldı. Hak arayan öğrencilerin, işçilerin yanında olurken Kürt mü, Türk mü diye bakmadı. Başörtülü kızlar yürürken onların yanında yer aldı. Recep Tayyip Erdoğan tutuklandığında, &#8220;Kimse şiir okuduğu için tutuklanmamalı, yargılanma- malı&#8221; dedi.<br />
<span style="color: #ff0000;"><br />
</span><strong><span style="color: #ff0000;">MEZARI DEĞİL, ALGI DEĞİŞSİN</span></p>
<p>Mezarını buraya taşıyacak mısınız?</strong></p>
<p> Kültür Bakanı&#8217;yla konuştum, Başbakan&#8217;ın da bu yönde hassasiyetleri olduğunu iletti. Mezarını Türkiye’ye getirmek istediklerini söylediler. Ben de şunu söyledim; Nazım Hikmet, Yılmaz Güney, Ahmet Kaya fark etmez, bu çok sembolik bir şey. Sizin aslında yapmak istediğiniz şey tek başına buysa bunun bir anlamı yok. Bundan evvel yapabileceğiniz çok şey var. Bu insanlar hakkında toplumda oluşturulmuş olan algıyı ve zihniyeti değiştirmek lazım.<br />
<strong><span style="color: #ff0000;"><br />
İSTANBUL&#8217;DAN HAMSİ BİLE GÖTÜRDÜM</span></p>
<p>Paris&#8217;te en çok neleri özlüyordu? </strong></p>
<p>Her şeyi. Kendini hep buraya ait gördü. Paris&#8217;te çok yalnızdı. Kendini yabancı bir yerde hissetmesin diye buradan sevdiği şeyleri götürürdüm yanına. Hamsi bile götürdüm. Diyarbakır&#8217;ın meşhur kaburga dolmasını, pet şişede şaşal su, yeşil erik, simit. Salça ve bulgur götürdüm.<br />
<strong><br />
Neden Paris&#8217;te yaşamayı seçti? </strong></p>
<p>Paris tıpkı İstanbul gibi 24 saat yaşayan bir şehir. Seine nehrini Boğaz yerine koymuştu. Oraya bakarak Boğaz özlemini gideriyordu.</p>
<p><strong>Ahmet Kaya&#8217;yı Paris&#8217;te Türkiye&#8217;deki sanatçılardan hiç ziyaret eden oldu mu?</strong></p>
<p>Sadece rahmetli Aşık Mahsuni gelmişti. Şivan Perwer gelip gidiyordu. Yavuz Bingöl Paris&#8217;e gelmişti ama tepki çekerim korkusuyla ziyaret edememiş Ahmet&#8217;i.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">MELİS&#8217;E SARILIP UYUMAK NE GÜZELDİ</span></p>
<p>Eşiniz sürgündeyken neler yaşadınız? </strong></p>
<p>Kızlar okula gidiyordu. Küçük kızım okul servisinde, &#8220;Senin baban bölücüymüş, vatan hainiymiş&#8221; diye hakaretler yiyordu. O da “Ne demek bu? Nasıl benim babam böyle biri olabilir?” diyordu. Ben yılın yarısını orada geçiriyordum.</p>
<p><strong>Ahmet Kaya&#8217;nın son sözü neydi? </strong></p>
<p>Konuşma şansımız olmadı. Sabahın çok erken saatinde kaybettik. Bir akşam önce beraber Şener Şen filmi izledik, çok da gülmüştük. Bir ara bana kızımız Melis&#8217;i sordu. Melis&#8217;le ilgili güzel şeyler söyledi. &#8220;Onunla uyumak şahane, keşke şimdi burada olsaydı, sarılarak uyusaydım&#8221; diyerek uyudu. O sabah kaybettik.<br />
<strong><span style="color: #ff0000;"><br />
MEMLEKET ÖZLEMİ ONU MAHVETTİ</span></p>
<p>Sizce eşiniz neden kalp krizi geçirdi? </strong></p>
<p>Üzüntü ve stresten hayatını kaybetti. Başka hiçbir rahatsızlığı yoktu. Oradaki arkadaşlar &#8220;Tipik sürgün hastalığı. Önce mide ağrısıyla, ülserle başlar özlem&#8221; demişti. Ülkesinden uzaklaştırıldığında gerçekten ölüme yaklaşacak kadar hassas biriydi.</p>
<p><strong>Röportaj: <span style="color: #ff0000;">Şebnem ÖZUZCAN</span></strong></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save">Paylaş/Kaydet</a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmeterdogan.com/2009/08/ergenekon-ahmet-kayayi-oldurecekti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Guardian: Tayyip Erdoğan Atatürk&#8217;ün mirasına en büyük darbeyi vurmak üzere</title>
		<link>http://www.mehmeterdogan.com/2009/07/guardian-tayyip-erdogan-ataturkun-mirasina-en-buyuk-darbeyi-vurmak-uzere/</link>
		<comments>http://www.mehmeterdogan.com/2009/07/guardian-tayyip-erdogan-ataturkun-mirasina-en-buyuk-darbeyi-vurmak-uzere/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2009 10:49:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel haber]]></category>
		<category><![CDATA[abdullah öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet ve Kalkınma Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe şebekesi]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[İslamcı gündemi]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[MHP Genel Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Simon Tisdall]]></category>
		<category><![CDATA[spekülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[The Guardian]]></category>
		<category><![CDATA[Tisdall]]></category>
		<category><![CDATA[yol haritası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmeterdogan.com/?p=145</guid>
		<description><![CDATA[The Guardian&#8217;ın köşe yazarı Simon Tisdall, Başbakan Erdoğan&#8217;ın &#8220;Kürt Açılımı&#8221;na dikkat çektiği yorumunda &#8220;Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye&#8217;nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün aşınan ultra milliyetçi mirasına şimdiye kadar en büyük darbe vurmak üzere olabilir&#8221; iddiasında bulundu

Türkiye’deki iç gerilimlerin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın &#8220;Kürt açılımı&#8221;nı rayından çıkarma potansiyelinin olduğu öne sürüldü. The Guardian’ın köşe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>The Guardian&#8217;ın köşe yazarı Simon Tisdall, Başbakan Erdoğan&#8217;ın &#8220;Kürt Açılımı&#8221;na dikkat çektiği yorumunda &#8220;Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye&#8217;nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı <strong>Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün</strong> aşınan ultra milliyetçi mirasına şimdiye kadar en büyük darbe vurmak üzere olabilir&#8221; iddiasında bulundu</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-144" title="miras" src="http://www.mehmeterdogan.com/wp-content/uploads/2009/07/miras.jpg" alt="miras" width="510" height="340" /></p>
<p>Türkiye’deki iç gerilimlerin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın &#8220;Kürt açılımı&#8221;nı rayından çıkarma potansiyelinin olduğu öne sürüldü. The Guardian’ın köşe yazarı Simon Tisdall, Türkiye’de &#8220;Bir barış süreci kökleşirse, bunun bazı çevrelerde Atatürk’ün tek dil ve tek bayrak altındaki tek halk idealini baltaladığı gibi görülecek&#8221; diye savunduğu yorumunda &#8220;Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün aşınan ultra milliyetçi mirasına şimdiye kadar en büyük darbe vurmak üzere olabilir&#8221; iddiasında da bulundu.<br />
The Guardian gazetesinin köşe yazarı Simon Tisdall, Türkiye’de &#8220;Kürt açılımı&#8221; hazırlıkları ve tartışmalarını, &#8220;Türkiye Barışa Mı Hazırlanıyor?&#8221; başlıklı yorumunda değerlendirirken hükümetin &#8220;Kürt girişimi&#8221;nin uzun bir süreden beri devam eden sorunu çözmek için yeterli olup olmayacağı konusunda çok yoğun spekülasyonların bulunduğuna işaret ederek &#8220;Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün aşınan ultra milliyetçi mirasına şimdiye kadar en büyük darbe vurmak üzere olabilir&#8221; iddiasında bulundu.<br />
Tisdall &#8220;Başbakan’dan beklenen adımların, olduğu iddia edilen İslamcı gündeminin ilerletilmesi değil, Atatürk’ün, bastırmak için çoğundan çok çaba gösterdiği, Türkiye’nin 12 milyonluk güçlü etnik Kürt azınlığının hakları ile ilgilidir&#8221; görüşünü dile getirirken Erdoğan’ın hükümetin sorunu çözmek için bir &#8220;Kürt girişimi&#8221; üzerinde çalıştığını doğrulamasının &#8220;öfkeli spekülasyonlar&#8221;ı tetiklediğini kaydetti.<br />
Söz konusu girişiminin Abdullah Öcalan’ın &#8220;yol haritası&#8221;nı lanze etmesinden önce beklendiğini kaydeden Tisdall, Türk basınında yer alan haberlerde planın bir genel af ile geliştirilmiş siyasi, ekonomik, dil ve eğitim haklarını içereceği belirtildiğine dikkat çekti.</p>
<p>&#8220;ERDOĞAN’IN NE KADAR İLERİYE GİTMEYE HAZIR” OLDUĞU BELLİ DEĞİL&#8221;<br />
The Guardian yazarı, Erdoğan’ın, &#8220;Kürt sorunu&#8221; konusunda bu defa kararlı gözükmesine karşın ne kadar ileriye gitmeye hazır olduğunun henüz belli olmadığını da kaydettiği yorumunda şöyle devam etti:<br />
&#8220;Erdoğan’ın tereddütlerinin nedeni ise, kuşkusuz ki kısmen, kendisini ve lider olduğu İslam’a dayalı Adalet ve Kalkınma Partisi’ni gizlice dini bir gündemi izlemekle suçlayan aynı muhafazakar, laik sivil ve askeri muhaliflerinden kaynaklanan sert direniştir.&#8221;<br />
Bu çerçevede MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sert açıklamalarına da dikkat çekildiği yorumda şu görüşleri dile getirdi:<br />
&#8220;Darbe şebekesi ‘Ergenekon’ ile bağlantıları olduğu öne sürülen iki generalin yargılanması ve geçen yılda üniversitede türban yasağının kaldırılması konusunda parlak veren gürültü gösterdiği gibi, devam eden iç gerilimler, Erdoğan’ın Kürt girişimini rayından çıkarma potansiyeli var. Keza eğer bir barış süreci kökleşirse, bunun bazı çevrelerde Atatürk’ün tek dil ve tek bayrak altındaki tek halk idealini baltaladığı gibi görülecek.&#8221;<br />
Buna karşın Tisdall &#8220;Ancak zaman değişiyor ve katı devletçi Türklerin de değişmesi gerekecek&#8221; ifadesini kullandığı yazısında &#8220;Türkiye’yi yaratan Lozan Antlaşması’nın 86 yıl sonra Atatürk’ün şekil verdiği dar gömleğin gevşemesine yönelik karşı konulması zor baskılar büyüyor&#8221; görüşünü de dile getirdi.</p>
<p>(anka)</p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save">Paylaş/Kaydet</a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmeterdogan.com/2009/07/guardian-tayyip-erdogan-ataturkun-mirasina-en-buyuk-darbeyi-vurmak-uzere/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FERDA PAKSÜT ERGENEKON DAVASININ STRESİNİ ATTI</title>
		<link>http://www.mehmeterdogan.com/2009/07/ferda-paksut-ergenekon-davasinin-stresini-atti/</link>
		<comments>http://www.mehmeterdogan.com/2009/07/ferda-paksut-ergenekon-davasinin-stresini-atti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2009 20:41:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt]]></category>
		<category><![CDATA[DEMİREL]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[ferda paksüt]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Büyükelçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Millli Günü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmeterdogan.com/?p=112</guid>
		<description><![CDATA[
Ergenekon davasında hakim karşısına çıkan Ferda Paksüt ile eşi Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, yeniden Ankara&#8217;nın renkli gecelerinde boy göstermeye başladı. İkili, Mısır Büyükelçiliği resepsiyonunda davanın stresini attı
Ergenekon sanığı Ferda Paksüt ile eşi Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, Ankara gecelerinde yeniden boy göstermeye başladı. Paksüt çifti önceki gece de Mısır Büyükelçiliği&#8217;nin
Mısır Millli Günü nedeniyle düzenlediği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-113" title="demirel" src="http://www.mehmeterdogan.com/wp-content/uploads/2009/07/demirel.jpg" alt="demirel" width="466" height="190" /></p>
<p>Ergenekon davasında hakim karşısına çıkan Ferda Paksüt ile eşi Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, yeniden Ankara&#8217;nın renkli gecelerinde boy göstermeye başladı. İkili, Mısır Büyükelçiliği resepsiyonunda davanın stresini attı<br />
Ergenekon sanığı Ferda Paksüt ile eşi Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, Ankara gecelerinde yeniden boy göstermeye başladı. Paksüt çifti önceki gece de Mısır Büyükelçiliği&#8217;nin<br />
Mısır Millli Günü nedeniyle düzenlediği resepsiyona katıldı. Ergenekon soruşturması ve Anayasa Mahkemesi&#8217;nin inceleme başlatmasıyla zor günler yaşayan Osman Paksüt ile eşi Ferda Paksüt uzun süre sosyal ortamlarda görünmemişti. İkili en son Fransız Milli Günü nedeniyle düzenlenen resepsiyona katılmıştı. Paksüt&#8217;lerin hızla eski formlarına kavuştukları ve resepsiyonları kaçırmadıkları gözlendi.<br />
<strong>OSMAN DA BABASI GİBİ SAYIN DEMİREL</strong><br />
Resepsiyonda kendisine Ergenekon davasını soranlara Ferda Paksüt “Orada (Osman Paksüt) Mahkeme başkanvekili olarak değil eşim olarak oturuyor. Mahkemede mücadele edeceğiz” cevabını verdi. Geceye katılan Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel resepsiyondan ayrılırken yanına gelerek kendisini selamlayan Ferda Paksüt&#8217;le tokalaştı. Demirel, Osman Paksüt&#8217;ü de karşısında görünce Paksüt&#8217;ün babası Emin Paksüt&#8217;ten övgüyle bahsetti. Demirel&#8217;in, kayınpederi için övgü dolu sözler söylemesi üzerine Ferda Paksüt gülerek “Efendim oğlu da onun gibi değil mi? Gelini de onun gibi değil mi?” dedi</p>
<p><!-- google_ad_section_end --></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save">Paylaş/Kaydet</a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmeterdogan.com/2009/07/ferda-paksut-ergenekon-davasinin-stresini-atti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hakim hakkındaki iddialar ve iddianame ertelemesi</title>
		<link>http://www.mehmeterdogan.com/2009/07/hakim-hakkindaki-iddialar-ve-iddianame-ertelemesi/</link>
		<comments>http://www.mehmeterdogan.com/2009/07/hakim-hakkindaki-iddialar-ve-iddianame-ertelemesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2009 21:27:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[''Biz Kaç Kişiyiz Platformu'']]></category>
		<category><![CDATA[6 AĞUSTOS]]></category>
		<category><![CDATA[CEZAEVİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon davası]]></category>
		<category><![CDATA[HAŞILOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Hurşit Tolon]]></category>
		<category><![CDATA[İP]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[LEVENT TEMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Özpolat]]></category>
		<category><![CDATA[Şahin Mengü]]></category>
		<category><![CDATA[ŞENER ERUYGUR]]></category>
		<category><![CDATA[SİNAN AYGÜN]]></category>
		<category><![CDATA[Tuncay Güney]]></category>
		<category><![CDATA[Tuncay Özkan]]></category>
		<category><![CDATA[YENİ İDDİANAME]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmeterdogan.com/?p=79</guid>
		<description><![CDATA[Hakim hakkındaki iddialar ve iddianame ertelemesi

2. Ergenekon davasının ilk duruşmasında yapılan kimlik tespitlerinin ardından iddianamenin okunmasına geçilmeden önce savcılık Sinan Aygün ve Levent Temiz&#8217;in tutuklanmasını, davanın 1. Ergenekon davası ile birleştirilmesini istedi. Mahkeme öncelikle Ergenekon&#8217;un 3 iddianamesi ve savunma avukatları tarafından reddi hakim talebinde bulunulan üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu&#8217;nun durumunun değerlendirilmesi için duruşmayı 6 Ağustos&#8217;a ertelendi.
İSTANBUL - [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hakim hakkındaki iddialar ve iddianame ertelemesi</p>
<p><img class="alignnone size-full wp-image-80" title="ergenekon2iddianame" src="http://www.mehmeterdogan.com/wp-content/uploads/2009/07/ergenekon2iddianame.jpg" alt="ergenekon2iddianame" width="642" height="330" /></p>
<p><strong>2. Ergenekon davasının ilk duruşmasında yapılan kimlik tespitlerinin ardından iddianamenin okunmasına geçilmeden önce savcılık Sinan Aygün ve Levent Temiz&#8217;in tutuklanmasını, davanın 1. Ergenekon davası ile birleştirilmesini istedi. Mahkeme öncelikle Ergenekon&#8217;un 3 iddianamesi ve savunma avukatları tarafından reddi hakim talebinde bulunulan üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu&#8217;nun durumunun değerlendirilmesi için duruşmayı 6 Ağustos&#8217;a ertelendi.</strong></p>
<p><strong>İSTANBUL -</strong> &#8221;Ergenekon&#8221; soruşturması kapsamında hazırlanan ikinci iddianame ile haklarında dava açılan emekli Orgeneral Hurşit Tolon&#8217;un da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi&#8217;ne geldi.</p>
<p> </p>
<p>İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince davanın görüleceği Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi önünde sabahın erken saatlerinden itibaren güvenlik kuvvetleri ve basın mensupları gerekli hazırlıkları yaptı.Tutuklu sanıklardan gazeteci Tuncay Özkan&#8217;a destek veren bir grup da sloganlar atarak cezaevi önündeki yerlerini aldı.</p>
<p> </p>
<p>Bu arada, tutuksuz sanıklardan emekli Orgeneral Hurşit Tolon, ATO Başkanı Sinan Aygün, gazeteciler Emin Şirin ve Erol Mütercimler de araçlarıyla gelip arama noktasından geçtikten sonra cezaevindeki duruşma salonuna girdi. Davanın tutuksuz sanıklarından Ferda Paksüt de eşi Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt ile Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi&#8217;ne geldi.</p>
<p> </p>
<p><strong>DURUŞMA BAŞLADI<br />
</strong>&#8221;Ergenekon&#8221; soruşturması kapsamında hazırlanan ikinci iddianameyle haklarında dava açılan emekli orgeneraller Mehmet Şener Eruygur ve Hurşit Tolon&#8217;un da aralarında bulunduğu 56 sanığın yargılanmasına başlandı.</p>
<p> </p>
<p>İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi&#8217;nde oluşturulan 740 kişi kapasiteli salonunda görülen davanın ilk duruşmasına, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar Saçan, eski Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan&#8217;ın da aralarında bulunduğu 16 tutuklu sanık katıldı.</p>
<p> </p>
<p>Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, ATO Başkanı Sinan Aygün, gazeteci Emin Şirin ve Ferda Paksüt&#8217;ün de aralarında olduğu 28 tutuksuz sanık da duruşmada hazır bulundu. Tutuklu sanıklar emekli Tuğgeneral Levent Ersöz ve emekli Albay Hasan Atilla Uğur ile tutuksuz sanıklardan emekli Orgeneral Mehmet Şener Eruygur, İlker Güven, Arif Doğan, Ercüment Ovalı, Murat Avar, Siyami Yalçın, Levent Temiz, Merdan Yanardağ ve Hakan Şanlı ise duruşmaya gelmedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>AVUKATLARDAN İTİRAZ<br />
</strong>Hakkında yakalama kararı bulunan firari sanık Turhan Çömez ise yakalanamadığı için duruşmada hazır edilemedi. Salona önce tutuklu sanıklar, ardından da tutuksuz sanıklar alındı. Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, duruşmaya katılan sanıkları tespit ettikten sonra duruşmayı başlattı.</p>
<p> </p>
<p>Başkan Şengün, birinci &#8221;Ergenekon&#8221; davasında aldıkları her sanık için 3 avukat sınırlamasına ilişkin kararın bu davada da geçerli olduğunu bildirdi. Bu arada, bazı avukatlar salona ilk etapta alınmamalarına sözlü olarak tepki gösterdi. Bunun üzerine Başkan Şengün, bütün avukatları salona aldı.</p>
<p> </p>
<p><strong>SANIKLARIN KİMLİK TESPİTLERİ YAPILIYOR<br />
</strong>İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi&#8217;nde oluşturulan 740 kişi kapasiteli salonunda görülen davanın ilk duruşmasında, kimlik tespiti alınan tutuksuz sanık emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Ankara Üniversitesi İnkılap Tarihi Bölümü&#8217;nde doktora yaptığını, evli ve bir çocuklu olduğunu söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Tolon, Ordu Yardımlaşma Derneği ve emekliliğinden olan gelirinin aylık yaklaşık 6 bin 500 TL olduğunu belirtti. Tutuklu sanıklardan Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay da 1000 TL emekli maaşı bulunduğunu ve gazeteden de 5 bin TL maaş aldığını ifade etti.</p>
<p> </p>
<p>Tutuksuz sanıklardan Ferda Paksüt de öğretmenlikten emekli olduğunu ve aylık 2 bin 500 TL geliri bulunduğunu bildirdi. Bu arada, tutuklu sanıklardan Birol Başaran, ikametgah adresinin sorulması üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün&#8217;e &#8221;Silivri Cezaevi ikamet olarak geçiyor mu?&#8221; sorusunu yöneltti. Başkan Şengün de &#8221;Burası muvakkaten, diğer adresinizi söyleyin&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Öte yandan, tutuklu sanıklardan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz&#8217;ün avukatı Ali Rıza Dizdar ve emekli Albay Hasan Atilla Uğur&#8217;un avukatı Filiz Esen, tedavisi süren müvekkillerine celp gelmediğini öne sürdü. Heyet Başkanı Şengün, mahkeme celbinin sanıkların bulunduğu cezaevlerine gönderildiğini bildirdi. Şengün, bazı sanıkların mahkeme salonuyla ilgili şikayetleri üzerine de &#8221;En büyük salonumuz bu. Daha iyisi yok&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>GÜRBÜZ ÇAPAN: &#8221;TÜRKİYE&#8217;DE NE KADAR SUÇ VARSA BEN İŞLERİM&#8221;</strong><br />
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi&#8217;nde görülen davanın ilk duruşmasında kimlik tespiti yapılan tutuksuz sanık Tanju Güvendiren, emekli albay olduğunu belirterek, aylık gelirinin de 14 bin TL olduğunu söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Tutuklu sanıklardan Tuncay Özkan da kimlik tespiti sırasında Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün&#8217;ün ikametgah adresini sorması üzerine, ikametgahının Silivri Cezaevi olduğunu ifade etti. Üniversite mezunu olduğunu belirten Özkan, Yeni Parti Genel Başkanı olduğunu ve gazetecilik yaptığını bildirdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>&#8220;MÜSAMAHA GÖSTERİN EFENDİM&#8221;</strong><br />
Bu sırada duruşma salonunun izleyici bölümünde oturan bazı kişiler, Özkan&#8217;ı alkışladı. Başkan Şengün de, &#8221;Burası duruşma salonu, hepinizi dışarı attırırım&#8221; diyerek uyarıda bulundu. Özkan da &#8221;10 aydır göremedikleri bir insan için müsamaha gösterin efendim&#8221; dedi. Başkan Şengün ise duruşma salonunda alkışa izin vermeyeceğini söyledi. Tuncay Özkan, soru üzerine kitaplarıyla birlikte aylık gelirinin 4 bin TL olduğunu belirtti.</p>
<p> </p>
<p>Tutuklu sanıklardan Adil Serdar Saçan da Polis Akademisi mezunu olduğunu ve Hukuk Fakültesi&#8217;ni bitirdiğini ifade etti.</p>
<p> </p>
<p>Başkan Şengün&#8217;ün aylık gelirini sorduğu Saçan, &#8221;Buraya gelmeden önce avukattım. Fiilen avukatlık yapmıyorum. Polislikten atıldım. Mesleğe geri döndüm, ama başlamadan tutuklandım. Gelirim yok, emekli değilim&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>&#8221;ERGENEKON EMEKLİSİYİM PARDON DEVLET EMEKLİSİYİM&#8221;</strong><br />
Tutuklu sanıklardan Gürbüz Çapan da Başkan Şengün&#8217;ün mesleğini sorması üzerine şöyle konuştu: &#8221;Doktorum. Ben suç işlerim. Türkiye&#8217;de ne kadar suç varsa ben işlerim. Daha önce Dev-Yol sanığı olarak yargılandım. Ergenekon çıkar, oraya sanık yaparlar. Mafya diye yargılandım. Profesyonel suçluyum. 10 yıldır mahkemelerdeyim. Bütün gelirimi avukatlarımla beraber paylaşıyoruz. Benzin istasyonum ve kiradaki mülklerimle beraber aylık 20 bin TL gelirim var.&#8221;</p>
<p> </p>
<p>Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün&#8217;ün sosyal güvencesini sorması üzerine Çapan, önce &#8221;Ergenekon emeklisiyim&#8221;, daha sonra da &#8221;Pardon&#8221; diyerek &#8221;devlet emeklisi&#8221; olduğunu söyledi. Yaşlı ve hasta olduğunu belirten Çapan, devlet ne zaman çağırırsa geldiğini ama tutuklandığını ifade etti.</p>
<p> </p>
<p>Tutuksuz sanıklardan Mesut Özcan da kalp cerrahı olduğunu belirterek, aylık gelirinin 20 bin TL olduğunu bildirdi. Yine 21 yıllık gazeteci olduğunu belirten tutuksuz sanık Adnan Bulut ise dava nedeniyle işsiz kaldığını belirtti. Tutuksuz sanıklardan Mahir Akkar da Başkan Şengün&#8217;ün mesleğini sorması üzerine &#8221;Savcılar bana iddianamede bazı meslekler tayin etmişler. Onları mı söyleyeyim?&#8221; dedi. Mağdur olduğunu ifade eden Akkar, alt komşusuyla yaptığı konuşmaların iddianamede yer aldığını, basın kökenli olduğunu, ancak dava nedeniyle çalışamadığını, babasını kaybetmesinin ardından &#8221;Ergenekon&#8221;da sanık olarak yer aldığını dile getirdi.</p>
<p> </p>
<p>Tutuksuz sanıklardan Fatma Sibel Yüksek de nüfusa kayıtlı olduğu yeri elindeki not kağıdından okuyarak, evlendiğini söyledi. Tutuklu sanıklardan Osman Gürbüz de çay bahçesi işlettiğini, kira geliriyle birlikte aylık kazancının 3 bin TL olduğunu belirtti. Yine tutuksuz sanıklardan Ertaç Giray da avukatlık yaptığını ve aylık gelirinin 5 bin 500 TL olduğunu kaydederken, tutuklu sanıklardan Durmuş Ali Özoğlu ise kirada oturduğunu ifade etti.</p>
<p> </p>
<p>Özoğlu, &#8221;Bir yıldır rehin olarak tutuluyorum. Kiraya zam gelmiştir. Yazarım, yayınevim var. Aylık gelirim 2 bin TL&#8221; dedi. Tutuklu sanıklardan Kemal Aydın da Kızılay Genel Merkezi&#8217;nden başmüfettiş olarak emekli olduğunu, tutuklu sanık Neriman Aydın ise bu dava nedeniyle bankacılık mesleğinden emekliye ayrıldığını dile getirdi. Tutuklu sanık Mehmet Ali Çelebi, muvazzaf subay, tutuksuz sanık Önder Koç muvazzaf subay, tutuksuz sanık Noyan Çalıkuşu TSK&#8217;da görevli asker olduğunu belirtti.</p>
<p> </p>
<p>Tutuksuz sanık Hasan Hüseyin Uçar da muvazzaf subay olduğunu ve Siirt&#8217;e tayininin çıktığını söyledi. Tutuksuz sanık Yaşar Tozkoparan da Kara Harp Okulu öğrencisi olduğunu ifade ederken, öğrenci olduğunu belirten tutuksuz sanık Doğukan Yorulmaz ise aylık gelirinin de Kredi ve Yurtlar Kurumu&#8217;ndan aldığı 180 TL olduğunu bildirdi. Tutuksuz sanık Ercüment Ovalı da Karadeniz Teknik Üniversitesi&#8217;nde öğretim üyesi olduğunu ve aylık gelirinin 18 bin TL olduğunu anlattı.</p>
<p><strong>DAVANIN ÖĞLEDEN SONRAKİ OTURUMU BAŞLADI</strong><br />
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi&#8217;nde görülen davanın öğleden sonraki oturumunda, duruşmaya sonradan katılan tutuksuz sanık Levent Temiz&#8217;in kimlik tespiti yapıldı.</p>
<p> </p>
<p>İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın ile Türkiye Barolar Birliğinden gözlemcilerin de izlediği duruşmada Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, iddianamenin okunmasına başlanmadan önce sanık ve avukatlara usulle ilgili söz verdi.</p>
<p> </p>
<p>Öte yandan, duruşmaya katılmayan tutuksuz sanık emekli orgeneral Mehmet Şener Eruygur&#8217;un, sağlık durumuna ilişkin mahkeme heyetine rapor gönderdiği öğrenildi.</p>
<p><strong>MAHKEME HEYETİ BAŞKANI ŞENGÜN&#8217;DEN SANIKLARA UYARI:&#8221;KURALLARA UYMAK ZORUNDASINIZ&#8221;<br />
</strong>İkinci &#8221;Ergenekon&#8221; davasında, iddianamenin okunmasına başlanmadan önce sanık ve avukatlara söz verildi.</p>
<p> </p>
<p>İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada tutuklu sanık Emcet Olcayto, 249 klasörlük iddianamede 76 bin evrak bulunduğunu belirterek, iddianamenin 34 sayfalık dizi pusulası olduğunu söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Savcılığın 34 sayfaya 249 klasörün içeriğini sığdırdığını dile getiren Olcayto, &#8216;&#8217;savcılığın artniyetli olduğunu ve savunma haklarını kısıtladığını&#8221; önü sürdü. Olcayto, dizi pusulalarıyla ilgili tutuklu sanıkların savunma haklarının genişletilmesi için mahkemenin bir çalışma yapmasını istedi.</p>
<p> </p>
<p>Emcet Olcayto, cezaevinde DVD ortamındaki 76 bin sayfaya ulaşmanın zor olduğunu, bilgisayar kullanma imkanlarının kısıtlı bulunduğunu ederek &#8221;Toplam 12 saat bilgisayarda delil klasörlerini inceleme fırsatı bulduk. Hepsini tamamlamamız için saatte 20 klasör incelememiz, bir saniyede 2 sayfa okumamız lazım. Bizden böyle bir şey bekleyen vicdan sahibi varsa bilmek istiyoruz. Bu sanıklar nasıl kendini savunacak, nasıl hazırlanacak? 76 bin sayfayı haftada 3 saat bilgisayar kullanarak nasıl okuyacağız? Koğuşta da 76 bin sayfayı koyacak yerimiz yok?&#8221; diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Cezaevinin kendi daktilosunu içeri almadığını öne süren Olcayto, &#8221;İdari dava açmak için yazılı cevap verin dedim. Bilgisayar alınmaz diye cevap verdiler. Ben size dilekçe yazacağım. 8 sayfayı yazmak 4-5 saat sürdü. Nazım Hikmet daktilo ile şiir yazmış. 2009 yılına geldik cezaevinde daktilo yasak. Daktilomu istiyorum&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>TUNCAY ÖZKAN&#8217;IN İSTEĞİ<br />
</strong>Tutuklu sanık Tuncay Özkan da iddianamede kendisiyle ilgili suçlamalar olan TCK&#8217;nın 311, 312 ve 314. maddeleri ile 6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu konusunda kendisiyle ilgili hukuki ve fiziki gerekçelerin iddianamede yer almadığını söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Mahkemenin hangi sayfada bu suçlarla ilgili hukuki ve fiili gerekçelerin yer aldığını kendisine bildirmesini isteyen Özkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>
<p> </p>
<p>&#8221;Neyle suçlandığımı bilmiyorum. Savunma yapmak istiyorum. İddianamenin mahkemede okunmaması için de bir talebim var. 10 aydır tutukluyum. Bir yıldır tutuklu olanlar var. İddianameyi herkes okudu. İddianamede okunmadan duruşmalara aralıksız devam edilsin. Yine 2 Ergenekon davası arasında birleştirme gerekçesi bulunmadığını düşünüyorum. Birinci ve ikinci iddianamedeki sanıklar arasındaki sosyal bağlar olabilir. Birleştirme yapılmadan duruşmaya devam edilsin.&#8221;</p>
<p> </p>
<p>Tutuklu sanık Adil Serdar Saçan da iddianamede Doğu Perinçek&#8217;in konuşmasının kendisinin yaptığının belirtildiğini ifade ederek, &#8221;Mahkeme savunmaya matuf taleplerimizi soruyor. Taleplerimizi iletiyoruz. Duruşmada öğrenirsiniz diyorlar. Niye sordunuz o zaman?&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Savunmaya yönelik gelen CD&#8217;lerin cezaevi idaresi tarafından kopyalandığını ve bunların başka yerlere verilebileceğini öne süren Saçan, &#8221;Koğuşlarda televizyon var. Kuş, serçe bile avluya inmiyor. İnternete bağlanamayız. Radyo yayınını alamayız. Bilgisayar olsa ne zararı olabilir. Günde 3 saat bilgisayar olsa da bize yetmez. Şu anda savunmamızı yapacak durumda değilim. Düzeltilmesini istediğim konular düzeltilmedi&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Tutuklu sanık Durmuş  Ali Özoğlu ise bir yılı aşkın cezaevinde olduğunu belirterek, mahkeme üyelerinin telefonlarının dinlenip dinlenmediğini öğrenmek istediğini söyledi. Telefonları dinlediği için cezaevinde olduğunu iddia eden Özoğlu, &#8221;Bizi tehdit etme durumları yoktu. Esir almaları lazımdı. Esir alındım ben. Telefon konuşmalarımdan dolayı hakkımda 3 müebbet hapis isteniyor. Sizlerin de telefon konuşmaları bu savcıların elindeyse benim savunmam havaya gidecektir&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Mahkeme heyeti Başkanı Köksal Şengün de telefon dinlemeleriyle ilgili bilgi sahibi olmadıklarını, sadece dinlenebileceklerinin söylediğini kaydetti.</p>
<p> </p>
<p>Tutuklu sanık Birol Başaran da aslında bilgisayar konusunda bir sorun yaşamadıklarını, sadece aynı davanın sanıklarının yan yana gelerek savunma hazırlamalarının engellenmek istendiğini öne sürdü. Başaran, mahkemenin sanıkların yan yana gelmelerinde bir sorun olmadığını cezaevine yönetimine bildirmesini belirtti.</p>
<p> </p>
<p>Tutuklu sanık Kemal Aydın da adil yargılama hakkının sağlanmasını istediğini belirterek, kendisiyle ilgili aynı iddialarda bulunan bazı sanıkların tutuksuz olarak yargılandığını söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Aydın, mahkemenin tüm tutuklu sanıkları tutuksuz hale getirmesini istedi. Bunun üzerine salondaki izleyiciler bölümünde bulunan bazı kişiler, alkış tuttu.</p>
<p><strong>&#8221;BEN AKP İKTİDARININ GİTMESİ İÇİN HER ŞEYİ YAPARIM&#8221;</strong><br />
İkinci &#8221;Ergenekon&#8221; davası kapsamında tutuklu yargılanan sanık Tuncay Özkan, &#8221;Ben AKP iktidarının gitmesi için her şeyi yaparım. Ben muhalifim. Erdoğan iktidarının, Tuncay Özkan veya başkalarını susturmak için ağzına bant çekmesine, Türkiye&#8217;yi çöle çevirmesine izin vermeyin&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde tutuklu sanıklardan gazeteci Tuncay Özkan, duruşmada söz alarak Mahkeme Başkanı Köksal Şengün&#8217;e &#8221;Aramızda bir husumet var mı Sayın Başkanım&#8221; diye sordu.</p>
<p> </p>
<p>Şengün&#8217;ün &#8221;mahkemenin kimseye husumeti olamaz&#8221; demesi üzerine Özkan, &#8221;O zaman usulle ilgili bir şey söylemek istiyorum. Sanıklarla ilgili her gün yayınlar yapılıyor. Kızımla annemle konuşmalarım iddianamede yer alıyor. Bana ve avukatıma dahi verilmeyen savunmam ertesi gün basında yer alıyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Bu konuyla ilgili mahkemenin neden bir şey yapmadığını soran Özkan&#8217;a, Şengün, mahkemenin bu konuda ilgili yerlere başvurduğunu söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Şengün&#8217;ün sanık ve müdafilerin bazı konuşmalarını alkışlayan izleyicileri uyarmasını da eleştiren Özkan, &#8221;Bu televizyon kanallarının kişilik haklarımıza hakaret etmesine izin veriyorsanız, neden izin veriyorsunuz. Ama buradaki insanlara kızıyorsunuz. Bu insanlar bize değil, vatana, ahde vefaya, Mustafa Kemal&#8217;e aşklarını anlatmaya geldiler. Bu insanlara kızıyorsunuz. Ben politik nedenle tutukluyum. Ben terörist değilim, ben Mustafa Kemal&#8217;in askeriyim&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Özkan&#8217;ın bu sözlerinin de bazı izleyiciler tarafından alkışlanması üzerine Mahkeme Başkanı Şengün, jandarmaları çağırdı.</p>
<p> </p>
<p>Bunun üzerine Özkan, &#8221;Bunu yaparsanız gerçekten tarafgir olmuş olursunuz. Bunu yapmayın Başkan&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Bu sırada bazı izleyiciler salondan dışarı çıktı. Özkan&#8217;ın yüksek sesle konuşmaya devam etmesi üzerine Şengün, Özkan&#8217;ı birkaç defa &#8221; sakin olun&#8221; diyerek uyardı.</p>
<p> </p>
<p>Özkan, ne suç işlediğini halen bilmediğini belirterek, &#8221;Ne suç işlemişim söylenmesini istiyorum. Ben AKP iktidarının gitmesi için her şeyi yaparım. Ben muhalifim. Erdoğan iktidarının, Tuncay Özkan veya başkalarını susturmak için ağzına bant çekmesine, Türkiye&#8217;yi çöle çevirmesine izin vermeyin&#8221; diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Tuncay Özkan&#8217;ın avukatlarından Selami Menevşe de söz alarak konuşma yapmak istedi.</p>
<p> </p>
<p>Mahkeme Başkanı Şengün, Menevşe&#8217;yi ayağa kalkarak konuşması için uyardı. Avukatların konuşmalarının ayakta yapması yönünde bir kural olmadığını söyleyen Menevşe, Şengün&#8217;ün ayağa kalkması yönünde birkaç kez uyarması üzerine devam edemeyeceğini belirterek, konuşma yapmaktan vazgeçti.</p>
<p> </p>
<p><strong>ÜYE HAKİM HAŞILOĞLU DİNİ VAKIFLARLA İÇ İÇE</strong><br />
Tutuksuz sanık Hurşit Tolon&#8217;un avukatı Köksal Bayraktar da üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu&#8217;nun dinsel amaçlar güden dört ayrı aile vakfıyla yakın bağlantı içinde bulunduğunu öne sürerek, &#8221;Sayın yargıç sahip olduğu aile özellikleri ve üyesi bulunduğu dört ayrı vakıf nedeniyle objektif davranamaz. Çekilmesi gerekir. Eğer görevinden çekilmezse biz kendisini reddetmek mecburiyetinde kalırız&#8221; diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>MAHKEME HEYETİ BASKI ALTINDA</strong><br />
Sanıklardan Durmuş Ali Özoğlu&#8217;nun avukatı Cavit Suveş de salonda bulunan kameralardan birinin mahkeme heyetine dönük olduğunu ve mahkeme heyetinin aldığı notları bile kaydedebilecek potansiyelde olduğunu savunarak, bunun dahi mahkeme heyetine baskı anlamına geldiğini ileri sürdü.</p>
<p> </p>
<p>Bunun üzerine bunun doğru olmadığını söyleyen Mahkeme Başkanı Şengün, görevliden söz konusu kamerayı mahkeme heyetine çevirerek bunu göstermesini istedi.</p>
<p> </p>
<p>Görevlinin kamerayı çevirmesiyle mahkeme heyetinin masası ve önlerindeki bilgisayarlar görüntülendi.</p>
<p> </p>
<p><strong>HAŞILOĞLU BU MAHKEMEDE GÖREV YAPAMAZ</strong><br />
Sanıklardan Osman Gürbüz&#8217;ün avukatı Erdem Olgun da soruşturma esnasında görev yapmış olması nedeniyle üye Hakim Haşıloğlu&#8217;nun kovuşturma esnasında görev yapamayacağını söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Atatürk resimli bir kravat taktığı dikkati çeken avukat Olgun, Haşıloğlu&#8217;nun görevden çekilmesi gerektiğini savundu.</p>
<p> </p>
<p>Bu arada, eski bakanlardan Yaşar Okuyan&#8217;ın da izleyiciler bölümünde duruşmayı izlediği gözlendi.</p>
<p><strong>İDDİANAME AÇIKLANMADAN AKSİYON&#8217;DA YAYINLANDI</strong><br />
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;ndeki duruşmada söz alan tutuklu sanıklardan Adil Serdar Saçan, iddianamenin 25 Mart 2009&#8242;da tamamlanmasına rağmen 109. sayfasının 12 Ocak 2009&#8242;da Aksiyon dergisinde yayımlandığını söyledi. Saçan, bu durumun tespit edilerek, savcılar hakkında işlem yapılmasını istedi.</p>
<p> </p>
<p>Arama öncesinde talep etmesine rağmen savcının 25 polisin üzerini aramadığını, arama sonrasında da bu işlemin yapılmadığını ifade eden Saçan, &#8221;Bu, bütün aramaları sakatlamaktadır. CD&#8217;ler bulundu. CD&#8217;lerin yazımı, oluşturulmasıyla ilgili bilirkişi istiyorum&#8221; diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p>Saçan, Tuncay Güney&#8217;in dokümanlarını yok etmekle suçlandığını belirterek, Güney&#8217;den elde edilen tüm dijital verilerin 29 Ocak 2009&#8242;a kadar İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;ndeki dosyasında yer aldığını kaydetti.</p>
<p> </p>
<p><strong>SORGUMU YAPAN HAKİM VE SAVCI BU SALONDA</strong><br />
Tutuklu Sanık Birol Başaran da savcılık sorgusunun duruşmada bulunan Savcı Mehmet Ali Pekgüzel tarafından yapıldığını, yine mahkeme sorgusunu da hakimlerden Sedat Sami Haşıloğlu&#8217;nun gerçekleştirdiğini ifade ederek, bunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına aykırı olduğunu savundu.</p>
<p> </p>
<p><strong>TELEFON GÖRÜŞMELERİNİZDEN DOLAYI BASKI ALTINDA MISINIZ?</strong><br />
Tutuklu sanık Durmuş Ali Özoğlu da Mahkeme Başkanı Köksal Şengün&#8217;e, &#8221;Telefon konuşmalarınızdan dolayı baskı, şantaj yapılıyor mu?&#8221; diye sordu. Başkan Şengün de &#8221;Yapılmıyor. Bundan sonrası ne olur bilmiyoruz. Ama şimdiye kadar yapılmadı&#8221; şeklinde esprili bir yanıt verdi.   </p>
<p> </p>
<p>Özoğlu&#8217;nun, &#8221;Serdar Öztürk&#8217;ün üzerinden çıkan belgelerin devamı bende de var&#8221; demesi üzerine Başkan Şengün, böyle bir belge kendilerinde varsa gerekeni yapmalarını istedi.</p>
<p> </p>
<p>Duruşmada söz alan tutuklu sanıkların avukatları, tahliye talebinde bulundu.</p>
<p> </p>
<p><strong>&#8221;YARGISIZ İNFAZDAN UZAK HUZURA GELMEK İSTİYORUZ.<br />
</strong>Tutuklu sanıklardan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz&#8217;un avukatı Ali Rıza Dizdar, müvekkilinin 100 sayfadan oluşan savunmasının 3 sayfasını duruşma salonunda okudu.</p>
<p> </p>
<p>Dizdar, müvekkilinin sağlık sorunlarından dolayı hiçbir şefaat istemediğini ifade ederek, şöyle konuştu:</p>
<p> </p>
<p> &#8221;Ben hastalıktan gitmek istemiyorum. İddianamenin içinde delil yetersizliği, yargılama yetersizliği var. Düşünce özgürlüğü dışında dosyada hiçbir şey bulamayız. Keşke Levent Paşa buraya gelseydi. Ama zamanı değil. Onurlu bir kahraman olarak buraya gelecekti. Adil yargılama, adil savunma istiyorum. Yargısız infazdan uzak huzura gelmek istiyoruz. Müvekkilimin ciddi rahatsızlıkları var. &#8216;Adli Tıp&#8217;ı bekleyiniz&#8217; kararını istemiyorum. Salıverin lütfen.&#8221;</p>
<p><strong>DİZDAR&#8217;DAN DELİLLERE İTİRAZ<br />
</strong>Tutuklu sanık emekli Tuğgeneral Levent Ersöz&#8217;ün avukatı Ali Rıza Dizdar da &#8221;Bilirkişi olarak 5 polis CD&#8217;leri çözmüş, fakat yeminleri yok. Bu gizli tanıkların bilirkişilerin geçerliliği yok. Bu deliller usule uygun olmadığı için adil yargılanma olmaz. Dosyadan çıkarılmasını istiyoruz. Ben bu mahkemenin kuruluşunu reddediyorum&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Başkan Şengün&#8217;ün bunu açıklamasını isteyince, Dizdar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;ne göre delillerin tam olarak teslim edilmesi gerektiğini ifade ederek, &#8221;Bu dosyada deliller karmakarışık. Mahkeme bu iddianameyi kabul etmekle adil yargılama yapmıyor. Ben de bu yüzden sizi reddediyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Müvekkilinin duruşmaya gelmek istediğini, ancak celp gitmediği için getirilmediğini belirten Dizdar, müvekkili Ersöz&#8217;ün 100 sayfa savunma hazırladığını söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Mahkemenin bir süre önce tahliye olan Arif Doğan&#8217;ın durumunu sorduğunu, ancak müvekkilini sormadığını görüşünü aktaran Dizdar, &#8221;Sayın savcılıktan yalan yanlış haberler gidiyor basına. Biz bazı gazeteleri mi takip edeceğiz?&#8221; dedi. Bu sözleri bazı izleyiciler alkışladı.</p>
<p> </p>
<p><strong>MAHKEME BAŞKANINDAN İZLEYİCİLERE UYARI<br />
</strong>Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, izleyicilere son ihtarda bulunduğunu belirterek salonun tamamını boşalttıracağını söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Bu arada Başkan Şengün ile tutuklu sanıklar arasında bazı sözlü diyalogların yaşandığını gözlendi. Başkan Şengün, Tuncay Özkan&#8217;a yönelik &#8221;Samanyolunu yargılamıyoruz burada&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Şengün, tutuklu sanıklara yönelik de &#8221;Abuk subuk konuşmayın, kurallara uymak zorundasınız&#8221; derken, Gürbüz Çapan ile yaptığı diyalog sırasında da &#8221;Burada sizi mahkeme korur&#8221; diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Duruşma, avukatların beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p>Bu arada, tutuksuz sanıklardan Ferda Paksüt&#8217;ün, eşi Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt ile birlikte duruşmadan çıktıktan araçlarına binerek cezaevinden ayrıldıkları gözlendi.</p>
<p> </p>
<p><strong>SİNAN AYGÜN VE LEVENT TEMİZ TUTUKLANSIN<br />
</strong>İkinci &#8221;Ergenekon&#8221; davasında, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, tutuksuz sanıklardan Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün ile avukat Levent Temiz&#8217;in tutuklanmasını istedi.</p>
<p> </p>
<p>İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, sanık ve avukatlarının beyanlarının ardından Cumhuriyet Savcısı Pekgüzel&#8217;e taleplere ilişkin görüşü soruldu.</p>
<p> </p>
<p>Savcı Pekgüzel, bazı sanık ve avukatların, iddianamenin okunması yönündeki taleplerinin reddedilmesini istedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>HER İKİ ERGENEKON DAVASI BİRLEŞTİRİLSİN<br />
</strong>Her iki &#8221;Ergenekon&#8221; davasında da aynı suçların olduğunu, sanıkların aynı suçlarla suçlandıklarını ve &#8221;birlikte hareket ettiklerini&#8221; belirten Pekgüzel, birinci ve ikinci &#8221;Ergenekon&#8221; davalarının birleştirilmesini talep etti.</p>
<p> </p>
<p>Savcı Pekgüzel, mahkemenin yetkisizliği yönündeki talebe ilişkin de örgütle ilgili ana davanın İstanbul&#8217;daki mahkemede görüldüğünü, örgütün bir kısım sanıklarının görevde oldukları sürede yaptıkları eylemleri emekli olduktan sonra da devam ettirdiklerini kaydederek, eylemlerin temadi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik talebinin reddedilmesini istedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>ŞENER ERUYGUR VE HURŞİT TOLON&#8217;A YENİDEN SAĞLIK RAPORU İSTENDİ<br />
</strong>Yine bazı avukatların mahkeme hakiminin reddiyle ilgili taleplerinin de geri çevrilmesini isteyen Savcı Pekgüzel, davanın tutuksuz sanıklarından emekli Orgeneraller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon&#8217;un, tahliye edilmelerinin ardından geçen süre dikkate alınarak Adli Tıp Kurumu&#8217;na sevk edilmelerini ve sağlık durumlarıyla ilgili rapor alınmasını talep etti.</p>
<p> </p>
<p>Savcı Pekgüzel, tutuksuz sanıklar ATO Başkanı Sinan Aygün ve avukat Levent Temiz hakkında da suç şüphesi, sevk maddeleri ve delil durumları dikkate alınarak tutuklama kararı çıkarılmasını istedi.</p>
<p> </p>
<p>Mahkeme Başkanı, talepleri değerlendirmek üzere duruşmaya ara verdi.</p>
<p><strong>YENİ İDDİANAME VE ÜYE HAKİM HAKKINDAKİ İDDİALAR NEDENİYLE 6 AĞUSTOS&#8217;A ERTELENDİ</strong><br />
Duruşmada, Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, verilen aranın ardından alınan kararları açıkladı.</p>
<p> </p>
<p>Başkan Şengün, bir kısım sanıklar ve müdafilerinin, mahkemenin bir üyesini ve mahkeme heyetinin tamamını reddettiklerinin anlaşıldığını belirterek, bu hususlar açıklığa kavuşuncaya kadar, bu oturumda gerek sanıklar ve müdafileri gerekse iddia makamı tarafından ileri sürülen beyan ve talepler hakkında ret konuları sonuçlandıktan sonra karar verileceğini açıkladı.</p>
<p> </p>
<p>Mahkeme, tutuklu sanıklar ile kimlik tespiti yapılamayan sanıkların mutlaka duruşmada hazır edilmeleri için yazı yazılmasını, iddianame tebliğ edilemeyen sanıklara da iddianamenin tebliğ edilmesini hükme bağladı.</p>
<p> </p>
<p>Bir kısım sanıklar ve müdafilerinin tahliye taleplerinin, ret konusuna ilişkin ara karar yerine getirildikten sonra oturum arasında değerlendirilmesine karar veren mahkeme,  ret konusuna ilişkin ara karar gereklerinin yerine getirilmesi süreci ile bugün mahkemelerine intikal eden ve 2009/94 iddianame değerlendirme numarası alan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 17 Temmuz 2009 tarihli düzenlemiş olduğu 2009/1498 soruşturma, 2009/565 nolu iddianamenin değerlendirme süreci dikkate alınarak, duruşmayı 6 Ağustos Perşembe günü saat 09.30&#8242;a bıraktı.</p>
<p> </p>
<p>Bu arada, duruşma sırasında tutuklu sanıklar salona getirilirken izleyicilerin bulunduğu bölümden alkış tutulduğu görüldü.<br />
<strong><br />
CHP&#8217;LİLERDEN DESTEK<br />
</strong>CHP Milletvekilleri Mehmet Ali Özpolat ve Şahin Mengü ile İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın, ikinci &#8221;Ergenekon&#8221; davasını izliyor. Özpolat, Mengü ve Aydın&#8217;ın giriş yaptıkları Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi önünde toplanan gruplar, yargılanan sanıkları destekleyen sloganlar attı.</p>
<p> </p>
<p>Grup, &#8221;Korkma, susma, vazgeçme&#8221;, &#8221;Hukuk ve adalet için, Tuncay Özkan için ve tüm yurtseverlerimiz için&#8221; yazılı büyük boy pankart taşıyarak, marşlar söyledi. Bazı kişilerin, üzerinde Atatürk&#8217;ün resminin yer aldığı tişört giydiği görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>CEZAEVİ ÖNÜNDE EYLEM<br />
</strong>İkinci &#8221;Ergenekon&#8221; davasında yargılananlara destek olmaya gelen bir grup ile davayı destekleyen karşı grup, ayrı ayrı basın açıklaması yaptı. Jandarmanın, basın açıklamaları sırasında her iki grubun karşı karşıya gelmemesi için barikat kurarak güvenlik önlemi aldığı görüldü. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi üyesi bir grubun eylemi sırasında kayıpların bulunması ve faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması yönünde sloganlar atıldı.</p>
<p> </p>
<p>Grup adına basın açıklamasını yapan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, ilkinde olduğu gibi ikinci iddianamede de insanlığa karşı işlenen suça dair belge ve saptama bulunduğunu, faili meçhul kalmış birçok olayın, katliamların ve siyasi cinayetlerin bağlantılarının ortaya çıktığını savundu. Darbecilerin yargılanmasını istediklerini ifade eden Yoleri, şunları kaydetti:</p>
<p> </p>
<p>&#8221;Savcılara, hakimlere, yetkililere sesleniyoruz. Üzerinizdeki baskı ya da siyasi tercihlerinizle değil, evrensel hukuk ilkelerine ve yasalara göre soruşturmayı ve davayı yürütün. Darbecileri de yargılayın, insanlığa karşı suç işleyenleri de&#8230; Toplumun her kesimine sesleniyoruz. Bu yargılamanın göstermelik değil, gerçek olması için 10 yıllardır darbelerle, faili meçhul cinayetlerle, gözaltında kayıplarla, katliamlarla geleceğimizi insanlığımızı çalanlardan hesap sormak için gücümüzü birleştirelim.&#8221;</p>
<p> </p>
<p><strong>İP&#8217;LİLER DEN DESTEK<br />
</strong>&#8221;Ergenekon&#8221; davasına karşı çıkan ve yargılananlara destek olmak amacıyla gelen grup arasında yer alan İşçi Partili bir grup adına da Öncü Gençlik Genel Başkanı Tunç Akkoç açıklama yaptı. Akkoç, &#8221;Ergenekon&#8221; adıyla yürütülen bu davanın Cumhuriyet tarihinin en pervasız tertibi olduğunu savunarak, &#8221;Türkiye&#8217;nin Atatürkçü, devrimci, yurtsever aydınlarını ve öncülerini durdurmak, tutuklamak için bu tertip düzenlenmiştir. İkinci iddianamede, Cumhuriyet mitingleriyle hesaplaşmak adına düzenlenmiştir&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Basın açıklamalarının ardından &#8221;Biz Kaç Kişiyiz Platformu&#8221; üyelerinin de yer aldığı grup, &#8221;Atatürk&#8217;ün Geçliğe Hitabı&#8221; ile &#8221;10. Yıl Marşı&#8221;nı okudu. Bu grup, duruşmanın başlayacağı saatte, salona girmek için toplu olarak kapıya gelince jandarma izdiham oluşturulduğu için bu gruptan hiç kimseyi duruşma salonuna almadı. İnsan Hakları Derneği üyeleri, davanın görüldüğü yerleşkeden ayrılırken, diğer grup bekleyişini sürdürüyor.<span id="_marker"> </span><strong>İSTANBUL -</strong> &#8221;Ergenekon&#8221; soruşturması kapsamında hazırlanan ikinci iddianame ile haklarında dava açılan emekli Orgeneral Hurşit Tolon&#8217;un da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi&#8217;ne geldi.</p>
<p> </p>
<p>İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince davanın görüleceği Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi önünde sabahın erken saatlerinden itibaren güvenlik kuvvetleri ve basın mensupları gerekli hazırlıkları yaptı.Tutuklu sanıklardan gazeteci Tuncay Özkan&#8217;a destek veren bir grup da sloganlar atarak cezaevi önündeki yerlerini aldı.</p>
<p> </p>
<p>Bu arada, tutuksuz sanıklardan emekli Orgeneral Hurşit Tolon, ATO Başkanı Sinan Aygün, gazeteciler Emin Şirin ve Erol Mütercimler de araçlarıyla gelip arama noktasından geçtikten sonra cezaevindeki duruşma salonuna girdi. Davanın tutuksuz sanıklarından Ferda Paksüt de eşi Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt ile Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi&#8217;ne geldi.</p>
<p> </p>
<p><strong>DURUŞMA BAŞLADI<br />
</strong>&#8221;Ergenekon&#8221; soruşturması kapsamında hazırlanan ikinci iddianameyle haklarında dava açılan emekli orgeneraller Mehmet Şener Eruygur ve Hurşit Tolon&#8217;un da aralarında bulunduğu 56 sanığın yargılanmasına başlandı.</p>
<p> </p>
<p>İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi&#8217;nde oluşturulan 740 kişi kapasiteli salonunda görülen davanın ilk duruşmasına, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar Saçan, eski Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan&#8217;ın da aralarında bulunduğu 16 tutuklu sanık katıldı.</p>
<p> </p>
<p>Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, ATO Başkanı Sinan Aygün, gazeteci Emin Şirin ve Ferda Paksüt&#8217;ün de aralarında olduğu 28 tutuksuz sanık da duruşmada hazır bulundu. Tutuklu sanıklar emekli Tuğgeneral Levent Ersöz ve emekli Albay Hasan Atilla Uğur ile tutuksuz sanıklardan emekli Orgeneral Mehmet Şener Eruygur, İlker Güven, Arif Doğan, Ercüment Ovalı, Murat Avar, Siyami Yalçın, Levent Temiz, Merdan Yanardağ ve Hakan Şanlı ise duruşmaya gelmedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>AVUKATLARDAN İTİRAZ<br />
</strong>Hakkında yakalama kararı bulunan firari sanık Turhan Çömez ise yakalanamadığı için duruşmada hazır edilemedi. Salona önce tutuklu sanıklar, ardından da tutuksuz sanıklar alındı. Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, duruşmaya katılan sanıkları tespit ettikten sonra duruşmayı başlattı.</p>
<p> </p>
<p>Başkan Şengün, birinci &#8221;Ergenekon&#8221; davasında aldıkları her sanık için 3 avukat sınırlamasına ilişkin kararın bu davada da geçerli olduğunu bildirdi. Bu arada, bazı avukatlar salona ilk etapta alınmamalarına sözlü olarak tepki gösterdi. Bunun üzerine Başkan Şengün, bütün avukatları salona aldı.</p>
<p> </p>
<p><strong>SANIKLARIN KİMLİK TESPİTLERİ YAPILIYOR<br />
</strong>İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi&#8217;nde oluşturulan 740 kişi kapasiteli salonunda görülen davanın ilk duruşmasında, kimlik tespiti alınan tutuksuz sanık emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Ankara Üniversitesi İnkılap Tarihi Bölümü&#8217;nde doktora yaptığını, evli ve bir çocuklu olduğunu söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Tolon, Ordu Yardımlaşma Derneği ve emekliliğinden olan gelirinin aylık yaklaşık 6 bin 500 TL olduğunu belirtti. Tutuklu sanıklardan Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay da 1000 TL emekli maaşı bulunduğunu ve gazeteden de 5 bin TL maaş aldığını ifade etti.</p>
<p> </p>
<p>Tutuksuz sanıklardan Ferda Paksüt de öğretmenlikten emekli olduğunu ve aylık 2 bin 500 TL geliri bulunduğunu bildirdi. Bu arada, tutuklu sanıklardan Birol Başaran, ikametgah adresinin sorulması üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün&#8217;e &#8221;Silivri Cezaevi ikamet olarak geçiyor mu?&#8221; sorusunu yöneltti. Başkan Şengün de &#8221;Burası muvakkaten, diğer adresinizi söyleyin&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Öte yandan, tutuklu sanıklardan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz&#8217;ün avukatı Ali Rıza Dizdar ve emekli Albay Hasan Atilla Uğur&#8217;un avukatı Filiz Esen, tedavisi süren müvekkillerine celp gelmediğini öne sürdü. Heyet Başkanı Şengün, mahkeme celbinin sanıkların bulunduğu cezaevlerine gönderildiğini bildirdi. Şengün, bazı sanıkların mahkeme salonuyla ilgili şikayetleri üzerine de &#8221;En büyük salonumuz bu. Daha iyisi yok&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>GÜRBÜZ ÇAPAN: &#8221;TÜRKİYE&#8217;DE NE KADAR SUÇ VARSA BEN İŞLERİM&#8221;</strong><br />
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi&#8217;nde görülen davanın ilk duruşmasında kimlik tespiti yapılan tutuksuz sanık Tanju Güvendiren, emekli albay olduğunu belirterek, aylık gelirinin de 14 bin TL olduğunu söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Tutuklu sanıklardan Tuncay Özkan da kimlik tespiti sırasında Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün&#8217;ün ikametgah adresini sorması üzerine, ikametgahının Silivri Cezaevi olduğunu ifade etti. Üniversite mezunu olduğunu belirten Özkan, Yeni Parti Genel Başkanı olduğunu ve gazetecilik yaptığını bildirdi.</p>
<p> </p>
<p><strong>&#8220;MÜSAMAHA GÖSTERİN EFENDİM&#8221;</strong><br />
Bu sırada duruşma salonunun izleyici bölümünde oturan bazı kişiler, Özkan&#8217;ı alkışladı. Başkan Şengün de, &#8221;Burası duruşma salonu, hepinizi dışarı attırırım&#8221; diyerek uyarıda bulundu. Özkan da &#8221;10 aydır göremedikleri bir insan için müsamaha gösterin efendim&#8221; dedi. Başkan Şengün ise duruşma salonunda alkışa izin vermeyeceğini söyledi. Tuncay Özkan, soru üzerine kitaplarıyla birlikte aylık gelirinin 4 bin TL olduğunu belirtti.</p>
<p> </p>
<p>Tutuklu sanıklardan Adil Serdar Saçan da Polis Akademisi mezunu olduğunu ve Hukuk Fakültesi&#8217;ni bitirdiğini ifade etti.</p>
<p> </p>
<p>Başkan Şengün&#8217;ün aylık gelirini sorduğu Saçan, &#8221;Buraya gelmeden önce avukattım. Fiilen avukatlık yapmıyorum. Polislikten atıldım. Mesleğe geri döndüm, ama başlamadan tutuklandım. Gelirim yok, emekli değilim&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>&#8221;ERGENEKON EMEKLİSİYİM PARDON DEVLET EMEKLİSİYİM&#8221;</strong><br />
Tutuklu sanıklardan Gürbüz Çapan da Başkan Şengün&#8217;ün mesleğini sorması üzerine şöyle konuştu: &#8221;Doktorum. Ben suç işlerim. Türkiye&#8217;de ne kadar suç varsa ben işlerim. Daha önce Dev-Yol sanığı olarak yargılandım. Ergenekon çıkar, oraya sanık yaparlar. Mafya diye yargılandım. Profesyonel suçluyum. 10 yıldır mahkemelerdeyim. Bütün gelirimi avukatlarımla beraber paylaşıyoruz. Benzin istasyonum ve kiradaki mülklerimle beraber aylık 20 bin TL gelirim var.&#8221;</p>
<p> </p>
<p>Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün&#8217;ün sosyal güvencesini sorması üzerine Çapan, önce &#8221;Ergenekon emeklisiyim&#8221;, daha sonra da &#8221;Pardon&#8221; diyerek &#8221;devlet emeklisi&#8221; olduğunu söyledi. Yaşlı ve hasta olduğunu belirten Çapan, devlet ne zaman çağırırsa geldiğini ama tutuklandığını ifade etti.</p>
<p> </p>
<p>Tutuksuz sanıklardan Mesut Özcan da kalp cerrahı olduğunu belirterek, aylık gelirinin 20 bin TL olduğunu bildirdi. Yine 21 yıllık gazeteci olduğunu belirten tutuksuz sanık Adnan Bulut ise dava nedeniyle işsiz kaldığını belirtti. Tutuksuz sanıklardan Mahir Akkar da Başkan Şengün&#8217;ün mesleğini sorması üzerine &#8221;Savcılar bana iddianamede bazı meslekler tayin etmişler. Onları mı söyleyeyim?&#8221; dedi. Mağdur olduğunu ifade eden Akkar, alt komşusuyla yaptığı konuşmaların iddianamede yer aldığını, basın kökenli olduğunu, ancak dava nedeniyle çalışamadığını, babasını kaybetmesinin ardından &#8221;Ergenekon&#8221;da sanık olarak yer aldığını dile getirdi.</p>
<p> </p>
<p>Tutuksuz sanıklardan Fatma Sibel Yüksek de nüfusa kayıtlı olduğu yeri elindeki not kağıdından okuyarak, evlendiğini söyledi. Tutuklu sanıklardan Osman Gürbüz de çay bahçesi işlettiğini, kira geliriyle birlikte aylık kazancının 3 bin TL olduğunu belirtti. Yine tutuksuz sanıklardan Ertaç Giray da avukatlık yaptığını ve aylık gelirinin 5 bin 500 TL olduğunu kaydederken, tutuklu sanıklardan Durmuş Ali Özoğlu ise kirada oturduğunu ifade etti.</p>
<p> </p>
<p>Özoğlu, &#8221;Bir yıldır rehin olarak tutuluyorum. Kiraya zam gelmiştir. Yazarım, yayınevim var. Aylık gelirim 2 bin TL&#8221; dedi. Tutuklu sanıklardan Kemal Aydın da Kızılay Genel Merkezi&#8217;nden başmüfettiş olarak emekli olduğunu, tutuklu sanık Neriman Aydın ise bu dava nedeniyle bankacılık mesleğinden emekliye ayrıldığını dile getirdi. Tutuklu sanık Mehmet Ali Çelebi, muvazzaf subay, tutuksuz sanık Önder Koç muvazzaf subay, tutuksuz sanık Noyan Çalıkuşu TSK&#8217;da görevli asker olduğunu belirtti.</p>
<p> </p>
<p>Tutuksuz sanık Hasan Hüseyin Uçar da muvazzaf subay olduğunu ve Siirt&#8217;e tayininin çıktığını söyledi. Tutuksuz sanık Yaşar Tozkoparan da Kara Harp Okulu öğrencisi olduğunu ifade ederken, öğrenci olduğunu belirten tutuksuz sanık Doğukan Yorulmaz ise aylık gelirinin de Kredi ve Yurtlar Kurumu&#8217;ndan aldığı 180 TL olduğunu bildirdi. Tutuksuz sanık Ercüment Ovalı da Karadeniz Teknik Üniversitesi&#8217;nde öğretim üyesi olduğunu ve aylık gelirinin 18 bin TL olduğunu anlattı.</p>
<p><strong>DAVANIN ÖĞLEDEN SONRAKİ OTURUMU BAŞLADI</strong><br />
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi&#8217;nde görülen davanın öğleden sonraki oturumunda, duruşmaya sonradan katılan tutuksuz sanık Levent Temiz&#8217;in kimlik tespiti yapıldı.</p>
<p> </p>
<p>İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın ile Türkiye Barolar Birliğinden gözlemcilerin de izlediği duruşmada Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, iddianamenin okunmasına başlanmadan önce sanık ve avukatlara usulle ilgili söz verdi.</p>
<p> </p>
<p>Öte yandan, duruşmaya katılmayan tutuksuz sanık emekli orgeneral Mehmet Şener Eruygur&#8217;un, sağlık durumuna ilişkin mahkeme heyetine rapor gönderdiği öğrenildi.</p>
<p><strong>MAHKEME HEYETİ BAŞKANI ŞENGÜN&#8217;DEN SANIKLARA UYARI:&#8221;KURALLARA UYMAK ZORUNDASINIZ&#8221;<br />
</strong>İkinci &#8221;Ergenekon&#8221; davasında, iddianamenin okunmasına başlanmadan önce sanık ve avukatlara söz verildi.</p>
<p> </p>
<p>İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada tutuklu sanık Emcet Olcayto, 249 klasörlük iddianamede 76 bin evrak bulunduğunu belirterek, iddianamenin 34 sayfalık dizi pusulası olduğunu söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Savcılığın 34 sayfaya 249 klasörün içeriğini sığdırdığını dile getiren Olcayto, &#8216;&#8217;savcılığın artniyetli olduğunu ve savunma haklarını kısıtladığını&#8221; önü sürdü. Olcayto, dizi pusulalarıyla ilgili tutuklu sanıkların savunma haklarının genişletilmesi için mahkemenin bir çalışma yapmasını istedi.</p>
<p> </p>
<p>Emcet Olcayto, cezaevinde DVD ortamındaki 76 bin sayfaya ulaşmanın zor olduğunu, bilgisayar kullanma imkanlarının kısıtlı bulunduğunu ederek &#8221;Toplam 12 saat bilgisayarda delil klasörlerini inceleme fırsatı bulduk. Hepsini tamamlamamız için saatte 20 klasör incelememiz, bir saniyede 2 sayfa okumamız lazım. Bizden böyle bir şey bekleyen vicdan sahibi varsa bilmek istiyoruz. Bu sanıklar nasıl kendini savunacak, nasıl hazırlanacak? 76 bin sayfayı haftada 3 saat bilgisayar kullanarak nasıl okuyacağız? Koğuşta da 76 bin sayfayı koyacak yerimiz yok?&#8221; diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Cezaevinin kendi daktilosunu içeri almadığını öne süren Olcayto, &#8221;İdari dava açmak için yazılı cevap verin dedim. Bilgisayar alınmaz diye cevap verdiler. Ben size dilekçe yazacağım. 8 sayfayı yazmak 4-5 saat sürdü. Nazım Hikmet daktilo ile şiir yazmış. 2009 yılına geldik cezaevinde daktilo yasak. Daktilomu istiyorum&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>TUNCAY ÖZKAN&#8217;IN İSTEĞİ<br />
</strong>Tutuklu sanık Tuncay Özkan da iddianamede kendisiyle ilgili suçlamalar olan TCK&#8217;nın 311, 312 ve 314. maddeleri ile 6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu konusunda kendisiyle ilgili hukuki ve fiziki gerekçelerin iddianamede yer almadığını söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Mahkemenin hangi sayfada bu suçlarla ilgili hukuki ve fiili gerekçelerin yer aldığını kendisine bildirmesini isteyen Özkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>
<p> </p>
<p>&#8221;Neyle suçlandığımı bilmiyorum. Savunma yapmak istiyorum. İddianamenin mahkemede okunmaması için de bir talebim var. 10 aydır tutukluyum. Bir yıldır tutuklu olanlar var. İddianameyi herkes okudu. İddianamede okunmadan duruşmalara aralıksız devam edilsin. Yine 2 Ergenekon davası arasında birleştirme gerekçesi bulunmadığını düşünüyorum. Birinci ve ikinci iddianamedeki sanıklar arasındaki sosyal bağlar olabilir. Birleştirme yapılmadan duruşmaya devam edilsin.&#8221;</p>
<p> </p>
<p>Tutuklu sanık Adil Serdar Saçan da iddianamede Doğu Perinçek&#8217;in konuşmasının kendisinin yaptığının belirtildiğini ifade ederek, &#8221;Mahkeme savunmaya matuf taleplerimizi soruyor. Taleplerimizi iletiyoruz. Duruşmada öğrenirsiniz diyorlar. Niye sordunuz o zaman?&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Savunmaya yönelik gelen CD&#8217;lerin cezaevi idaresi tarafından kopyalandığını ve bunların başka yerlere verilebileceğini öne süren Saçan, &#8221;Koğuşlarda televizyon var. Kuş, serçe bile avluya inmiyor. İnternete bağlanamayız. Radyo yayınını alamayız. Bilgisayar olsa ne zararı olabilir. Günde 3 saat bilgisayar olsa da bize yetmez. Şu anda savunmamızı yapacak durumda değilim. Düzeltilmesini istediğim konular düzeltilmedi&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Tutuklu sanık Durmuş  Ali Özoğlu ise bir yılı aşkın cezaevinde olduğunu belirterek, mahkeme üyelerinin telefonlarının dinlenip dinlenmediğini öğrenmek istediğini söyledi. Telefonları dinlediği için cezaevinde olduğunu iddia eden Özoğlu, &#8221;Bizi tehdit etme durumları yoktu. Esir almaları lazımdı. Esir alındım ben. Telefon konuşmalarımdan dolayı hakkımda 3 müebbet hapis isteniyor. Sizlerin de telefon konuşmaları bu savcıların elindeyse benim savunmam havaya gidecektir&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Mahkeme heyeti Başkanı Köksal Şengün de telefon dinlemeleriyle ilgili bilgi sahibi olmadıklarını, sadece dinlenebileceklerinin söylediğini kaydetti.</p>
<p> </p>
<p>Tutuklu sanık Birol Başaran da aslında bilgisayar konusunda bir sorun yaşamadıklarını, sadece aynı davanın sanıklarının yan yana gelerek savunma hazırlamalarının engellenmek istendiğini öne sürdü. Başaran, mahkemenin sanıkların yan yana gelmelerinde bir sorun olmadığını cezaevine yönetimine bildirmesini belirtti.</p>
<p> </p>
<p>Tutuklu sanık Kemal Aydın da adil yargılama hakkının sağlanmasını istediğini belirterek, kendisiyle ilgili aynı iddialarda bulunan bazı sanıkların tutuksuz olarak yargılandığını söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Aydın, mahkemenin tüm tutuklu sanıkları tutuksuz hale getirmesini istedi. Bunun üzerine salondaki izleyiciler bölümünde bulunan bazı kişiler, alkış tuttu.</p>
<p><strong>&#8221;BEN AKP İKTİDARININ GİTMESİ İÇİN HER ŞEYİ YAPARIM&#8221;</strong><br />
İkinci &#8221;Ergenekon&#8221; davası kapsamında tutuklu yargılanan sanık Tuncay Özkan, &#8221;Ben AKP iktidarının gitmesi için her şeyi yaparım. Ben muhalifim. Erdoğan iktidarının, Tuncay Özkan veya başkalarını susturmak için ağzına bant çekmesine, Türkiye&#8217;yi çöle çevirmesine izin vermeyin&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde tutuklu sanıklardan gazeteci Tuncay Özkan, duruşmada söz alarak Mahkeme Başkanı Köksal Şengün&#8217;e &#8221;Aramızda bir husumet var mı Sayın Başkanım&#8221; diye sordu.</p>
<p> </p>
<p>Şengün&#8217;ün &#8221;mahkemenin kimseye husumeti olamaz&#8221; demesi üzerine Özkan, &#8221;O zaman usulle ilgili bir şey söylemek istiyorum. Sanıklarla ilgili her gün yayınlar yapılıyor. Kızımla annemle konuşmalarım iddianamede yer alıyor. Bana ve avukatıma dahi verilmeyen savunmam ertesi gün basında yer alıyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Bu konuyla ilgili mahkemenin neden bir şey yapmadığını soran Özkan&#8217;a, Şengün, mahkemenin bu konuda ilgili yerlere başvurduğunu söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Şengün&#8217;ün sanık ve müdafilerin bazı konuşmalarını alkışlayan izleyicileri uyarmasını da eleştiren Özkan, &#8221;Bu televizyon kanallarının kişilik haklarımıza hakaret etmesine izin veriyorsanız, neden izin veriyorsunuz. Ama buradaki insanlara kızıyorsunuz. Bu insanlar bize değil, vatana, ahde vefaya, Mustafa Kemal&#8217;e aşklarını anlatmaya geldiler. Bu insanlara kızıyorsunuz. Ben politik nedenle tutukluyum. Ben terörist değilim, ben Mustafa Kemal&#8217;in askeriyim&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Özkan&#8217;ın bu sözlerinin de bazı izleyiciler tarafından alkışlanması üzerine Mahkeme Başkanı Şengün, jandarmaları çağırdı.</p>
<p> </p>
<p>Bunun üzerine Özkan, &#8221;Bunu yaparsanız gerçekten tarafgir olmuş olursunuz. Bunu yapmayın Başkan&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Bu sırada bazı izleyiciler salondan dışarı çıktı. Özkan&#8217;ın yüksek sesle konuşmaya devam etmesi üzerine Şengün, Özkan&#8217;ı birkaç defa &#8221; sakin olun&#8221; diyerek uyardı.</p>
<p> </p>
<p>Özkan, ne suç işlediğini halen bilmediğini belirterek, &#8221;Ne suç işlemişim söylenmesini istiyorum. Ben AKP iktidarının gitmesi için her şeyi yaparım. Ben muhalifim. Erdoğan iktidarının, Tuncay Özkan veya başkalarını susturmak için ağzına bant çekmesine, Türkiye&#8217;yi çöle çevirmesine izin vermeyin&#8221; diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Tuncay Özkan&#8217;ın avukatlarından Selami Menevşe de söz alarak konuşma yapmak istedi.</p>
<p> </p>
<p>Mahkeme Başkanı Şengün, Menevşe&#8217;yi ayağa kalkarak konuşması için uyardı. Avukatların konuşmalarının ayakta yapması yönünde bir kural olmadığını söyleyen Menevşe, Şengün&#8217;ün ayağa kalkması yönünde birkaç kez uyarması üzerine devam edemeyeceğini belirterek, konuşma yapmaktan vazgeçti.</p>
<p> </p>
<p><strong>ÜYE HAKİM HAŞILOĞLU DİNİ VAKIFLARLA İÇ İÇE</strong><br />
Tutuksuz sanık Hurşit Tolon&#8217;un avukatı Köksal Bayraktar da üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu&#8217;nun dinsel amaçlar güden dört ayrı aile vakfıyla yakın bağlantı içinde bulunduğunu öne sürerek, &#8221;Sayın yargıç sahip olduğu aile özellikleri ve üyesi bulunduğu dört ayrı vakıf nedeniyle objektif davranamaz. Çekilmesi gerekir. Eğer görevinden çekilmezse biz kendisini reddetmek mecburiyetinde kalırız&#8221; diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p><strong>MAHKEME HEYETİ BASKI ALTINDA</strong><br />
Sanıklardan Durmuş Ali Özoğlu&#8217;nun avukatı Cavit Suveş de salonda bulunan kameralardan birinin mahkeme heyetine dönük olduğunu ve mahkeme heyetinin aldığı notları bile kaydedebilecek potansiyelde olduğunu savunarak, bunun dahi mahkeme heyetine baskı anlamına geldiğini ileri sürdü.</p>
<p> </p>
<p>Bunun üzerine bunun doğru olmadığını söyleyen Mahkeme Başkanı Şengün, görevliden söz konusu kamerayı mahkeme heyetine çevirerek bunu göstermesini istedi.</p>
<p> </p>
<p>Görevlinin kamerayı çevirmesiyle mahkeme heyetinin masası ve önlerindeki bilgisayarlar görüntülendi.</p>
<p> </p>
<p><strong>HAŞILOĞLU BU MAHKEMEDE GÖREV YAPAMAZ</strong><br />
Sanıklardan Osman Gürbüz&#8217;ün avukatı Erdem Olgun da soruşturma esnasında görev yapmış olması nedeniyle üye Hakim Haşıloğlu&#8217;nun kovuşturma esnasında görev yapamayacağını söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Atatürk resimli bir kravat taktığı dikkati çeken avukat Olgun, Haşıloğlu&#8217;nun görevden çekilmesi gerektiğini savundu.</p>
<p> </p>
<p>Bu arada, eski bakanlardan Yaşar Okuyan&#8217;ın da izleyiciler bölümünde duruşmayı izlediği gözlendi.</p>
<p><strong>İDDİANAME AÇIKLANMADAN AKSİYON&#8217;DA YAYINLANDI</strong><br />
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;ndeki duruşmada söz alan tutuklu sanıklardan Adil Serdar Saçan, iddianamenin 25 Mart 2009&#8242;da tamamlanmasına rağmen 109. sayfasının 12 Ocak 2009&#8242;da Aksiyon dergisinde yayımlandığını söyledi. Saçan, bu durumun tespit edilerek, savcılar hakkında işlem yapılmasını istedi.</p>
<p> </p>
<p>Arama öncesinde talep etmesine rağmen savcının 25 polisin üzerini aramadığını, arama sonrasında da bu işlemin yapılmadığını ifade eden Saçan, &#8221;Bu, bütün aramaları sakatlamaktadır. CD&#8217;ler bulundu. CD&#8217;lerin yazımı, oluşturulmasıyla ilgili bilirkişi istiyorum&#8221; diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p>Saçan, Tuncay Güney&#8217;in dokümanlarını yok etmekle suçlandığını belirterek, Güney&#8217;den elde edilen tüm dijital verilerin 29 Ocak 2009&#8242;a kadar İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;ndeki dosyasında yer aldığını kaydetti.</p>
<p> </p>
<p><strong>SORGUMU YAPAN HAKİM VE SAVCI BU SALONDA</strong><br />
Tutuklu Sanık Birol Başaran da savcılık sorgusunun duruşmada bulunan Savcı Mehmet Ali Pekgüzel tarafından yapıldığını, yine mahkeme sorgusunu da hakimlerden Sedat Sami Haşıloğlu&#8217;nun gerçekleştirdiğini ifade ederek, bunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına aykırı olduğunu savundu.</p>
<p> </p>
<p><strong>TELEFON GÖRÜŞMELERİNİZDEN DOLAYI BASKI ALTINDA MISINIZ?</strong><br />
Tutuklu sanık Durmuş Ali Özoğlu da Mahkeme Başkanı Köksal Şengün&#8217;e, &#8221;Telefon konuşmalarınızdan dolayı baskı, şantaj yapılıyor mu?&#8221; diye sordu. Başkan Şengün de &#8221;Yapılmıyor. Bundan sonrası ne olur bilmiyoruz. Ama şimdiye kadar yapılmadı&#8221; şeklinde esprili bir yanıt verdi.   </p>
<p> </p>
<p>Özoğlu&#8217;nun, &#8221;Serdar Öztürk&#8217;ün üzerinden çıkan belgelerin devamı bende de var&#8221; demesi üzerine Başkan Şengün, böyle bir belge kendilerinde varsa gerekeni yapmalarını istedi.</p>
<p> </p>
<p>Duruşmada söz alan tutuklu sanıkların avukatları, tahliye talebinde bulundu.</p>
<p> </p>
<p><strong>&#8221;YARGISIZ İNFAZDAN UZAK HUZURA GELMEK İSTİYORUZ.<br />
</strong>Tutuklu sanıklardan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz&#8217;un avukatı Ali Rıza Dizdar, müvekkilinin 100 sayfadan oluşan savunmasının 3 sayfasını duruşma salonunda okudu.</p>
<p> </p>
<p>Dizdar, müvekkilinin sağlık sorunlarından dolayı hiçbir şefaat istemediğini ifade ederek, şöyle konuştu:</p>
<p> </p>
<p> &#8221;Ben hastalıktan gitmek istemiyorum. İddianamenin içinde delil yetersizliği, yargılama yetersizliği var. Düşünce özgürlüğü dışında dosyada hiçbir şey bulamayız. Keşke Levent Paşa buraya gelseydi. Ama zamanı değil. Onurlu bir kahraman olarak buraya gelecekti. Adil yargılama, adil savunma istiyorum. Yargısız infazdan uzak huzura gelmek istiyoruz. Müvekkilimin ciddi rahatsızlıkları var. &#8216;Adli Tıp&#8217;ı bekleyiniz&#8217; kararını istemiyorum. Salıverin lütfen.&#8221;</p>
<p><strong>DİZDAR&#8217;DAN DELİLLERE İTİRAZ<br />
</strong>Tutuklu sanık emekli Tuğgeneral Levent Ersöz&#8217;ün avukatı Ali Rıza Dizdar da &#8221;Bilirkişi olarak 5 polis CD&#8217;leri çözmüş, fakat yeminleri yok. Bu gizli tanıkların bilirkişilerin geçerliliği yok. Bu deliller usule uygun olmadığı için adil yargılanma olmaz. Dosyadan çıkarılmasını istiyoruz. Ben bu mahkemenin kuruluşunu reddediyorum&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Başkan Şengün&#8217;ün bunu açıklamasını isteyince, Dizdar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;ne göre delillerin tam olarak teslim edilmesi gerektiğini ifade ederek, &#8221;Bu dosyada deliller karmakarışık. Mahkeme bu iddianameyi kabul etmekle adil yargılama yapmıyor. Ben de bu yüzden sizi reddediyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Müvekkilinin duruşmaya gelmek istediğini, ancak celp gitmediği için getirilmediğini belirten Dizdar, müvekkili Ersöz&#8217;ün 100 sayfa savunma hazırladığını söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Mahkemenin bir süre önce tahliye olan Arif Doğan&#8217;ın durumunu sorduğunu, ancak müvekkilini sormadığını görüşünü aktaran Dizdar, &#8221;Sayın savcılıktan yalan yanlış haberler gidiyor basına. Biz bazı gazeteleri mi takip edeceğiz?&#8221; dedi. Bu sözleri bazı izleyiciler alkışladı.</p>
<p> </p>
<p><strong>MAHKEME BAŞKANINDAN İZLEYİCİLERE UYARI<br />
</strong>Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, izleyicilere son ihtarda bulunduğunu belirterek salonun tamamını boşalttıracağını söyledi.</p>
<p> </p>
<p>Bu arada Başkan Şengün ile tutuklu sanıklar arasında bazı sözlü diyalogların yaşandığını gözlendi. Başkan Şengün, Tuncay Özkan&#8217;a yönelik &#8221;Samanyolunu yargılamıyoruz burada&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Şengün, tutuklu sanıklara yönelik de &#8221;Abuk subuk konuşmayın, kurallara uymak zorundasınız&#8221; derken, Gürbüz Çapan ile yaptığı diyalog sırasında da &#8221;Burada sizi mahkeme korur&#8221; diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>Duruşma, avukatların beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.</p>
<p> </p>
<p>Bu arada, tutuksuz sanıklardan Ferda Paksüt&#8217;ün, eşi Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt ile birlikte duruşmadan çıktıktan araçlarına binerek cezaevinden ayrıldıkları gözlendi.</p>
<p> </p>
<p><strong>SİNAN AYGÜN VE LEVENT TEMİZ TUTUKLANSIN<br />
</strong>İkinci &#8221;Ergenekon&#8221; davasında, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, tutuksuz sanıklardan Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün ile avukat Levent Temiz&#8217;in tutuklanmasını istedi.</p>
<p> </p>
<p>İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, sanık ve avukatlarının beyanlarının ardından Cumhuriyet Savcısı Pekgüzel&#8217;e taleplere ilişkin görüşü soruldu.</p>
<p> </p>
<p>Savcı Pekgüzel, bazı sanık ve avukatların, iddianamenin okunması yönündeki taleplerinin reddedilmesini istedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>HER İKİ ERGENEKON DAVASI BİRLEŞTİRİLSİN<br />
</strong>Her iki &#8221;Ergenekon&#8221; davasında da aynı suçların olduğunu, sanıkların aynı suçlarla suçlandıklarını ve &#8221;birlikte hareket ettiklerini&#8221; belirten Pekgüzel, birinci ve ikinci &#8221;Ergenekon&#8221; davalarının birleştirilmesini talep etti.</p>
<p> </p>
<p>Savcı Pekgüzel, mahkemenin yetkisizliği yönündeki talebe ilişkin de örgütle ilgili ana davanın İstanbul&#8217;daki mahkemede görüldüğünü, örgütün bir kısım sanıklarının görevde oldukları sürede yaptıkları eylemleri emekli olduktan sonra da devam ettirdiklerini kaydederek, eylemlerin temadi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik talebinin reddedilmesini istedi.</p>
<p> </p>
<p><strong>ŞENER ERUYGUR VE HURŞİT TOLON&#8217;A YENİDEN SAĞLIK RAPORU İSTENDİ<br />
</strong>Yine bazı avukatların mahkeme hakiminin reddiyle ilgili taleplerinin de geri çevrilmesini isteyen Savcı Pekgüzel, davanın tutuksuz sanıklarından emekli Orgeneraller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon&#8217;un, tahliye edilmelerinin ardından geçen süre dikkate alınarak Adli Tıp Kurumu&#8217;na sevk edilmelerini ve sağlık durumlarıyla ilgili rapor alınmasını talep etti.</p>
<p> </p>
<p>Savcı Pekgüzel, tutuksuz sanıklar ATO Başkanı Sinan Aygün ve avukat Levent Temiz hakkında da suç şüphesi, sevk maddeleri ve delil durumları dikkate alınarak tutuklama kararı çıkarılmasını istedi.</p>
<p> </p>
<p>Mahkeme Başkanı, talepleri değerlendirmek üzere duruşmaya ara verdi.</p>
<p><strong>YENİ İDDİANAME VE ÜYE HAKİM HAKKINDAKİ İDDİALAR NEDENİYLE 6 AĞUSTOS&#8217;A ERTELENDİ</strong><br />
Duruşmada, Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, verilen aranın ardından alınan kararları açıkladı.</p>
<p> </p>
<p>Başkan Şengün, bir kısım sanıklar ve müdafilerinin, mahkemenin bir üyesini ve mahkeme heyetinin tamamını reddettiklerinin anlaşıldığını belirterek, bu hususlar açıklığa kavuşuncaya kadar, bu oturumda gerek sanıklar ve müdafileri gerekse iddia makamı tarafından ileri sürülen beyan ve talepler hakkında ret konuları sonuçlandıktan sonra karar verileceğini açıkladı.</p>
<p> </p>
<p>Mahkeme, tutuklu sanıklar ile kimlik tespiti yapılamayan sanıkların mutlaka duruşmada hazır edilmeleri için yazı yazılmasını, iddianame tebliğ edilemeyen sanıklara da iddianamenin tebliğ edilmesini hükme bağladı.</p>
<p> </p>
<p>Bir kısım sanıklar ve müdafilerinin tahliye taleplerinin, ret konusuna ilişkin ara karar yerine getirildikten sonra oturum arasında değerlendirilmesine karar veren mahkeme,  ret konusuna ilişkin ara karar gereklerinin yerine getirilmesi süreci ile bugün mahkemelerine intikal eden ve 2009/94 iddianame değerlendirme numarası alan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 17 Temmuz 2009 tarihli düzenlemiş olduğu 2009/1498 soruşturma, 2009/565 nolu iddianamenin değerlendirme süreci dikkate alınarak, duruşmayı 6 Ağustos Perşembe günü saat 09.30&#8242;a bıraktı.</p>
<p> </p>
<p>Bu arada, duruşma sırasında tutuklu sanıklar salona getirilirken izleyicilerin bulunduğu bölümden alkış tutulduğu görüldü.<br />
<strong><br />
CHP&#8217;LİLERDEN DESTEK<br />
</strong>CHP Milletvekilleri Mehmet Ali Özpolat ve Şahin Mengü ile İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın, ikinci &#8221;Ergenekon&#8221; davasını izliyor. Özpolat, Mengü ve Aydın&#8217;ın giriş yaptıkları Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi önünde toplanan gruplar, yargılanan sanıkları destekleyen sloganlar attı.</p>
<p> </p>
<p>Grup, &#8221;Korkma, susma, vazgeçme&#8221;, &#8221;Hukuk ve adalet için, Tuncay Özkan için ve tüm yurtseverlerimiz için&#8221; yazılı büyük boy pankart taşıyarak, marşlar söyledi. Bazı kişilerin, üzerinde Atatürk&#8217;ün resminin yer aldığı tişört giydiği görüldü.</p>
<p> </p>
<p><strong>CEZAEVİ ÖNÜNDE EYLEM<br />
</strong>İkinci &#8221;Ergenekon&#8221; davasında yargılananlara destek olmaya gelen bir grup ile davayı destekleyen karşı grup, ayrı ayrı basın açıklaması yaptı. Jandarmanın, basın açıklamaları sırasında her iki grubun karşı karşıya gelmemesi için barikat kurarak güvenlik önlemi aldığı görüldü. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi üyesi bir grubun eylemi sırasında kayıpların bulunması ve faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması yönünde sloganlar atıldı.</p>
<p> </p>
<p>Grup adına basın açıklamasını yapan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, ilkinde olduğu gibi ikinci iddianamede de insanlığa karşı işlenen suça dair belge ve saptama bulunduğunu, faili meçhul kalmış birçok olayın, katliamların ve siyasi cinayetlerin bağlantılarının ortaya çıktığını savundu. Darbecilerin yargılanmasını istediklerini ifade eden Yoleri, şunları kaydetti:</p>
<p> </p>
<p>&#8221;Savcılara, hakimlere, yetkililere sesleniyoruz. Üzerinizdeki baskı ya da siyasi tercihlerinizle değil, evrensel hukuk ilkelerine ve yasalara göre soruşturmayı ve davayı yürütün. Darbecileri de yargılayın, insanlığa karşı suç işleyenleri de&#8230; Toplumun her kesimine sesleniyoruz. Bu yargılamanın göstermelik değil, gerçek olması için 10 yıllardır darbelerle, faili meçhul cinayetlerle, gözaltında kayıplarla, katliamlarla geleceğimizi insanlığımızı çalanlardan hesap sormak için gücümüzü birleştirelim.&#8221;</p>
<p> </p>
<p><strong>İP&#8217;LİLER DEN DESTEK<br />
</strong>&#8221;Ergenekon&#8221; davasına karşı çıkan ve yargılananlara destek olmak amacıyla gelen grup arasında yer alan İşçi Partili bir grup adına da Öncü Gençlik Genel Başkanı Tunç Akkoç açıklama yaptı. Akkoç, &#8221;Ergenekon&#8221; adıyla yürütülen bu davanın Cumhuriyet tarihinin en pervasız tertibi olduğunu savunarak, &#8221;Türkiye&#8217;nin Atatürkçü, devrimci, yurtsever aydınlarını ve öncülerini durdurmak, tutuklamak için bu tertip düzenlenmiştir. İkinci iddianamede, Cumhuriyet mitingleriyle hesaplaşmak adına düzenlenmiştir&#8221; dedi.</p>
<p> </p>
<p>Basın açıklamalarının ardından &#8221;Biz Kaç Kişiyiz Platformu&#8221; üyelerinin de yer aldığı grup, &#8221;Atatürk&#8217;ün Geçliğe Hitabı&#8221; ile &#8221;10. Yıl Marşı&#8221;nı okudu. Bu grup, duruşmanın başlayacağı saatte, salona girmek için toplu olarak kapıya gelince jandarma izdiham oluşturulduğu için bu gruptan hiç kimseyi duruşma salonuna almadı. İnsan Hakları Derneği üyeleri, davanın görüldüğü yerleşkeden ayrılırken, diğer grup bekleyişini sürdürüyor.</p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save">Paylaş/Kaydet</a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmeterdogan.com/2009/07/hakim-hakkindaki-iddialar-ve-iddianame-ertelemesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Osman Paksüt&#8217;e 1&#8242;e karşı 10 oyla takipsizlik kararı</title>
		<link>http://www.mehmeterdogan.com/2009/07/osman-paksute-1e-karsi-10-oyla-takipsizlik-karari/</link>
		<comments>http://www.mehmeterdogan.com/2009/07/osman-paksute-1e-karsi-10-oyla-takipsizlik-karari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 2009 16:14:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa başkan vekili]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[ferda paksüt]]></category>
		<category><![CDATA[osman paksüt]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmeterdogan.com/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt hakkında, eşi Ferda Paksüt&#8217;e ait telefondan Ergenekon sanıkları ile görüşme yaptığı iddiası üzerine başlatılan inceleme sonunda takipsizlik kararı verdi. Karar 10&#8242;a 1 oy çokluğuyla alındı. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ve 9 üye, &#8220;dolaylı olarak elde edilen telefon görüşmelerinin içeriği ne olursa olsun delil olarak kabul edilemeyeceği&#8221; görüşünü savundu. Kararda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-32" title="paksut" src="http://www.mehmeterdogan.com/wp-content/uploads/2009/07/paksut.jpg" alt="paksut" width="200" height="202" /><span><strong></strong>Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt hakkında, eşi Ferda Paksüt&#8217;e ait telefondan Ergenekon sanıkları ile görüşme yaptığı iddiası üzerine başlatılan inceleme sonunda takipsizlik kararı verdi. Karar 10&#8242;a 1 oy çokluğuyla alındı. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ve 9 üye, &#8220;dolaylı olarak elde edilen telefon görüşmelerinin içeriği ne olursa olsun delil olarak kabul edilemeyeceği&#8221; görüşünü savundu. Kararda Paksüt&#8217;ün, &#8220;müzakereler ile ilgili gizli kalması gereken bilgileri basın mensuplarıyla paylaşmış olduğunun&#8221;a vurgu yapılması dikkat çekti. Telefon görüşmelerinde adı geçen ve Ferda Paksüt&#8217;ün, &#8220;AK Parti davasının karar aşamasında 10 dakika telefon görüşmesi yaptığını ve bu konuşmada bazı hesap işlerini görüştüğünü&#8221; iddia ettiği üye Serruh Kaleli, çoğunluk görüşüne karşı çıktı. Kaleli karşı oy yazısında, Osman Paksüt&#8217;ün bazı gazetecilerle yaptığı görüşmede AK Parti davasına ilişkin görüşlerini açıkladığını ve böylece ihsas-ı reyde bulunduğunu savundu. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Ceza Muhakemesi Kanunu&#8217;na göre, usulüne uygun toplanmayan deliller üzerine hüküm inşa edilemeyeceğini hatırlattı. Çiçek &#8220;Kamuoyu vicdanı diye bir şey var. Hukuk usulü bakımından bir değerlendirme yapabilirsiniz, ancak kamu oyu vicdanı da kendi değerlendirmesini yapıp bir sonuca varır&#8221;dedi <em>ANKARA</em> </span></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save">Paylaş/Kaydet</a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmeterdogan.com/2009/07/osman-paksute-1e-karsi-10-oyla-takipsizlik-karari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ergenekon davaları birleşmiyor</title>
		<link>http://www.mehmeterdogan.com/2009/07/ergenekon-davalari-birlesmiyor/</link>
		<comments>http://www.mehmeterdogan.com/2009/07/ergenekon-davalari-birlesmiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 2009 21:05:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Emekli orgeneraller]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon davası]]></category>
		<category><![CDATA[Hurşit Tolon]]></category>
		<category><![CDATA[İddianame]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Şener Eruygur]]></category>
		<category><![CDATA[Silivri Ceza ve infaz Kurumları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmeterdogan.com/?p=5</guid>
		<description><![CDATA[

Ergenekon davaları birleşmiyor  
Aralarında Emekli orgeneraller Mehmet Şener Eruygur ve Hurşit Tolon İle gazeteci Mustafa Balbay&#8217;ın da bulunduğu 56 sanık hakkında açılan Ergenekon davasının 20 Temmuz Pazar günü yapılacaktip  duruşmasında, hazırlanan iddianamenin özetinin ve ağırlıklı olarak sanıklara yönelik suçlamaların bulunduğu Bölümler okunacak.
İddianamede tutuklu veya tutuksuz olarak Yer Alan 56 sanığa duruşma günü mahkemede hazır olmalarına yönelik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img style="height: 257px;" src="http://img4.mynet.com/ha4/e/ergenekon-kabine.jpg" border="0" alt="" align="left" /></div>
<div>
<div><span id="contextual">Ergenekon davaları birleşmiyor</span>  </div>
<p><span id="contextual">Aralarında Emekli orgeneraller Mehmet Şener Eruygur ve Hurşit Tolon İle gazeteci Mustafa Balbay&#8217;ın da bulunduğu 56 sanık hakkında açılan Ergenekon davasının 20 Temmuz Pazar günü yapılacak<span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR4452R('click', 'ilk', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR4452R('over', 'ilk', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR4452R('out', 'ilk', event, this);return true;">tip</span></span>  duruşmasında, hazırlanan iddianamenin özetinin ve ağırlıklı olarak sanıklara yönelik suçlamaların bulunduğu Bölümler okunacak.</span></p>
<p>İddianamede tutuklu veya tutuksuz olarak Yer Alan 56 sanığa duruşma günü mahkemede hazır olmalarına yönelik tebligat gönderilirken, duruşmaya<span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR4452R('click', 'gelmeyenlere', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR4452R('over', 'gelmeyenlere', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR4452R('out', 'gelmeyenlere', event, this);return true;">gelmeyenlere</span></span>  yönelik Uygulama Daha sonra duruşmalarda ele alınacak. Sağlık Sorunları nedeniyle hastanede bulunan bazı sanıklar için zorunluluk ve gerekli görüldüğü taktirde<span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR4452R('click', 'hastaneye', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR4452R('over', 'hastaneye', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR4452R('out', 'hastaneye', event, this);return true;">hastaneye</span></span> <span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR4452R('click', 'gidilerek', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR4452R('over', 'gidilerek', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR4452R('out', 'gidilerek', event, this);return true;">gidilerek</span></span>  Savunma alınacak.</p>
<p>Duruşmanın yapılacağı Silivri Ceza ve infaz Kurumları yanında&#8221;Ergenekon&#8221;davaları için yapılan duruşma salonunda, gazeteci, sanık yakını ve duruşmayı izleyenler için 250 kişilik bir bölüm ayrıldığı için Bu sebeple tip duruşmadaki gibi herhangi bir kısıtlama yoluna gidilmeyecek.</p>
<p><strong>GAZETECİLERE BİLGİSAYAR KOLAYLIĞI<br />
</strong>Daha önce tip iddianamenin duruşmasının yapıldığı salonda ve CEZAEVİ binasına dizüstü bilgisayarını alamayan Gazeteciler, duruşma Salonu yakınında yapılan Basın odasına,&#8221;Görüntü ve SES kayıt özellikleri olmaması şartıyla dizüstü bilgisayarlarını alabilecekler&#8221;ve haberlerini Bu bilgisayarlarla yazabilecekler.<br />
İkinci iddianame için 20 Mart Pazartesi günü yapılacak duruşmaya, Eden üçüncü iddianamenin bitirilerek mahkemeye sunulması halinde 15 gün ara verilmesi öngörülüyor&#8221;Ergenekon&#8217;&#8217;soruşturmasını yürüten Cumhuriyet savcılarınca yazımı devam.<br />
Birleştirme Olmadan yapılacak ikinci iddianamenin duruşmaları İle 3 Ağustos Pazartesi günü devam edilecek duruşma tarihlerinin aynı güne denk gelmesi durumunda Mahkeme Heyeti, bu duruşmaları&#8221;bir ay biri, öbür ay diğeri olacak şekilde&#8221;yapılmasına karar verebilecek, duruşmalarda da, öncelik&#8221;dosyası ağır olan&#8221;davaya ayrılacak.</p>
<p><strong>Danıştay SANIKLARI DA İfade verecek<br />
</strong>Bu Arada, Daha önce<span id="adsclickad"><span id="adsclickad" onclick="adsClickActionR4452R('click', 'Ankara', event, this);return true;" onmouseover="adsClickActionR4452R('over', 'Ankara', event, this);return true;" onmouseout="adsClickActionR4452R('out', 'Ankara', event, this);return true;">Ankara</span></span>  11. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve Daha sonra Birinci&#8221;Ergenekon&#8221;davası İle birleştirilmesi yönünde karar verilen&#8221;Danıştay saldırısı davası&#8217;&#8217;sanıklarının, ikinci iddianame duruşmasında sanık olarak Yeniden ifadelerine başvurulacak ve Mahkeme Bu yönde Normal prosedürü uygulayacak.<br />
&#8221;Ergenekon&#8221;davalarına bakacak olan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine bir çok davayla ilgili&#8221;birleştirme&#8221;ye yönelik taleplerin olduğu ve bunların arasında Ankara&#8217;da&#8221;Atabeyler çetesi&#8221;davası İle&#8221;İzmir&#8217;de iş adamı İbrahim Çiftçi&#8217;nin öldürülmesi&#8221;davalarının da bulunduğu öğrenildi.</p>
<p>Davaların birleştirilmesi Sana da birleştirilmemesi yönünde değerlendirmenin 3 Ağustos Cuma günü başlayacak Birinci iddianame duruşmasında yapılacağı bildirildi.</p></div>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save">Paylaş/Kaydet</a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmeterdogan.com/2009/07/ergenekon-davalari-birlesmiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
