Türkiye Hırvatistan maçında Milli Takımımız 3-0′lık bir yenilgi alarak rövanş için de hiç umut vermedi!
Written by Mehmet Erdoğan Posted on Kas 12, 2011, 12:34
Türkiye Hırvatistan maçında Milli Takımımız 3-0′lık bir yenilgi alarak rövanş için de hiç umut vermedi!
2012 Avrupa Futbol Şampiyonası play-off turu ilk maçında Türkiye, Türk Telekom Arena’da konuk ettiği Hırvatistan’a 3-0 mağlup oldu ve finallere katılma ümitlerini mucizelere bıraktı. Rövanş maçı ise 15 Kasım Salı günü oynanacak.
Maçın henüz 2. dakikasında Olic’in golüyle öne geçen Hırvatistan karşısında skoru eşitlemek için büyük çaba harcayan milliler, yaklaşık 20 dakika rakibini kendi sahasına hapsetmesine karşın, bir türlü istediği gol fırsatlarını yakalayamadı. Konuk ekibin Mandzukic’le skoru 2-0′a taşımasının ardından direnci kırılan (A) Milli Takım, kalesinde başka önemli tehlikeler yaşasa da, ilk yarı bu skorla tamamlandı.
İLK YARIDA İKİ GOL BULDU
Mücadeleye erken bulduğu golle başlayan Hırvatistan, Türkiye’nin atakları karşısında
oldukça başarılı bir savunma ortaya koyarken, hızlı ataklarla da gol fırsatları yakalamayı sürdürdü. Türkiye’nin savunmadaki zaaflarını kullanan ve topa iyi basan Hırvatlar, ilk yarıda 2 gol birden bulmayı başardı.
FİNALLERE KATILMAK MUCİZE
İlk yarıdaki 2-0′lık skoru lehine çevirmek için ikinci yarıya çıkan (A) Milli Takım, yine erken bir golü daha filelerinde görerek, ümitlerini tüketti. Maç boyunca tüm çabasına rağmen Hırvatistan kalesinde pozisyon üretemeyen milliler, 3-0′lık skorla rakibine boyun eğerek, Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne katılabilme şansını ilk maç sonunda mucizelere bıraktı.
Karşılaşmadaki kontrollü oyununu ikinci yarıya da taşıyan Hırvatistan, 51. dakikada Corluka’nın kafa vuruşundan bulduğu golle skoru 3-0′a getirmeyi bildi. Elde ettiği skor avantajını maçın sonuna kadar rahat bir şekilde taşıyan konuk ekip, evinde oynayacağı rövanş maçı öncesinde büyük bir avantajın da sahibi oldu.
İLK YARIDAN DAKİKALAR
2. dakikada Hırvatistan, Olic’in golüyle öne geçti. Sol kanatta Gökhan Gönül’ü geçerek kale önüne inen Corluka’nın ortasında, kaleci Volkan Demirel topu iyi çelemedi. Arka direkte müsait durumdaki Olic, meşin yuvarlağı ağlara göndererek Hırvatistan’ı maçın henüz başında golle tanıştırdı: 0-1.
12. dakikada Arda Turan’nın pasıyla ceza sahası sağ çaprazında topla buluşan Hamit Altıntop’un sert vuruşunda meşin yuvarlak, savunmadan döndü.
30. dakikada sağdan ceza sahasına giren Olic’in savunmada Egemen Korkmaz’ın müdahalesine rağmen vuruşunda top, kaleci Volkan Demirel’de kaldı.
32. dakikada Hırvatistan, Mandzukic’in golüyle farkı 2′ye çıkardı. Bu dakikada hızlı gelişen atakta, sağdan Mandzukic’in ortası sonrası savunmanın uzaklaştırmaya çalıştığı topa Modric’in sert vuruşunda meşin yuvarlak, yine savunmadan döndü. Topu tekrar önünde bulan Modric, pasını sağdan bindirme yapan Srna’ya gönderirken, bu oyuncunun ortasında da arka direkte Mandzukic, Volkan Demirel’in öne çıkmasından faydalanarak kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu: 0-2.
45. dakikada çalımlarla ceza sahasına kadar giren Mandzukic’in pasında kaleciyle karşı karşıya kalan Olic, yaptığı vuruşta kaleci Volkan Demirel’i geçemedi.
64. dakikada sağ kanattan yine Srna’nın kullandığı serbest vuruşta, kale önünde Corluka’nın ayak koyduğu top, Volkan Demirel’de kaldı.
65. dakikada çalımlarla ceza sahası önüne kadar gelen Modric’in sert şutunda kaleci Volkan Demirel’den dönen top, savunma tarafından uzaklaştırıldı.
76. dakikada Hakan Balta’nın soldan ceza sahasına yaptığı ortada, Sabri Sarıoğlu’nun sert şutu sonrası meşin yuvarlak, savunmaya da çarparak üstten kornere gitti.
Bu dakikadan itibaren bitiş düdüğünün çaldığı ana kadar önemli bir pozisyonun olmadığı karşılaşma, Hırvatistan’ın 3-0′lık galibiyetiyle sona erdi.
Türkiye: 0 – Hırvatistan: 3
Stat: Türk Telekom Arena
Hakemler: Felix Brych xx, Thorsten Schiffner xx, Mark Borsch xx (Almanya)
Türkiye: Volkan Demirel x, Gökhan Gönül x (Dk. 46 Gökhan Töre x), Giray Kaçar x, Egemen Korkmaz x, Hakan Balta x, Hamit Altıntop x, Sabri Sarıoğlu x, Selçuk İnan x (Dk. 69 Mehmet Topal x), Emre Belözoğlu x, Arda Turan x, Burak Yılmaz x (Dk. 81 Umut Bulut x)Hırvatistan: Pletikosa xx, Corluka xxx, Schildenfeld xx, Simunic xx, Vida xxx, Srna xxx, Dujmovic xx, Rakitic xx (Dk. 83 Pranjic x), Modric xxx, Olic xxx (Dk. 85 Jelavic x), Mandzukic xxx (Dk. 90 Eduardo ?)
Goller: Dk. 2 Olic, Dk. 32 Mandzukic, Dk. 51 Corluka (Hırvatistan)
Sarı kartlar: Dk. 34 Corluka, Dk. 41 Dujmovic, Dk. 70 Olic (Hırvatistan), Dk. 64 Hakan Balta, Dk. 66 Emre Belözoğlu, Dk. 71 Sabri Sarıoğlu, Dk. 87 Arda (Türkiye)
Article Category: Özel haber
ERZURUM’UN 421’İNCİ ŞEHİDİNİ 50 BİN KİŞİ UĞURLADI
Written by Mehmet Erdoğan Posted on Eki 22, 2011, 02:25

24 yaşındaki Piyade Onbaşı Mesut Kazanç, Erzurum’da yaklaşık 50 bin kişinin katıldığı bir törenle son yolculuğuna uğurlandı. “Kalbim çok ağrıyor, öp de geçsin anne” diye sosyal paylaşım sitesinden mesaj gönderen şehit Piyade Onbaşı Mesut Kazanç’ın bu sözleri arkadaşları tarafından cenaze töreninde pankart olarak taşındı.
İKİ KEZ CENAZE NAMAZI KILINDI
Cuma namazından çıkan şehit babası Şevket Kazanç, bir sandalyede oturarak cenaze namazını beklerken rahatsızlanınca, suyla yüzü yıkandı. Fenalık geçiren şehit yakınlarına 112 Acil servis tarafından müdahale yapıldı. Müftü Vekili Osman Yazıcı’nın kıldırdığı ve onbinlerin katıldığı cenaze namazından sonra vatandaşlardan biri, eksik tekbir getirildiğini belirtti. Bunun üzerine Osman Yazıcı, ikinci kez cenaze namazı kıldırdı. Cenaze törenine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bakanlar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, kuvvet komutanları ile çok sayıda çelenk gönderdildi.
“NÖBETTE ÇOK ÜŞÜYORUM” DEDİ, YÜN ÇORAP İSTEDİ
Annesi Maşuka Kazanç, komşularıyla sohbet sırasında oğlunu çok özlediğini söyledi. Mesut Kazanç’ın şehit olmadan bir gün önce babası Şevket Kazanç’a telefon açarak, “Buralar geceleri çok soğuk oluyor. Nöbette üşüyorum. Bana yün çoraplar gönderir misiniz? Baba, tezkereyi aldığım gün de otomobil istiyorum” dediği, babasının da “Tamam oğlum, hayırlısı ile tezkereni al gel istediğin otomobili alacağım” yanıtını verdiği ortaya çıktı. Şevkent Kazanç, oğlu için yün çorap aldı ama kargoya vereceği gün ‘şehit düştü’ haberi ile yüreği dağlandı.
Article Category: Özel haber
“BENİ BIRAKMA KUZUM”
Written by Mehmet Erdoğan Posted on Eki 22, 2011, 02:24
Article Category: Özel haber
Türkiye üzerinden PKK’ya gelen kirli para dünyada nasıl bir rota izliyor?
Written by Mehmet Erdoğan Posted on Eki 7, 2011, 02:41
Article Category: Özel haber
Melih Gökçek’in Ortadoğu gazetesinde yayınlanan bir köşe yazısına ilişkin açtığı tazmina davası mahkeme tarafından reddedildi.
Written by Mehmet Erdoğan Posted on Eyl 29, 2011, 02:01
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in, Ortadoğu gazetesinde yayımlanan ve Yıldıray Çiçek tarafından kaleme alınan bir köşe yazısında, “kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu” iddiasıyla açtığı tazminat davası reddedildi.

Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına, Gökçek’in avukatı Fatih Atalay ile Ortadoğu gazetesi ve Yıldıray Çiçek’in avukatı Hamit Kocabey katıldı.
Avukat Atalay, dava konusu yazıda, müvekkiline “hakaret edildiğini ve kişisel haklarına saldırıda bulunulduğunu” savunarak, davanın kabul edilmesini talep etti.
Avukat Kocabey ise yazının, “eleştiri sınırları içerisinde kaldığını” ileri sürerek, davanın reddini istedi.
Yargıç İlyas Oruç, davanın reddine karar verdi.
Davanın dilekçesinde, Ortadoğu gazetesinde 14 Ağustos 2010 tarihinde yayımlanan ve Yıldıray Çiçek tarafından kaleme alınan “Alparslan Türkeş’in Adını Kirli Ağızlarınıza Almayın” başlıklı yazıda, Gökçek’in “kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu” iddia edilmişti.
Dilekçede, gazete ve Çiçek’ten, yasal faiziyle birlikte 10 bin lira manevi tazminat talep edilmişti
TweetArticle Category: Özel haber
Aralarında, Ankara Ülkü Ocağı Başkanı Necmi Yıldırım’ın da bulunduğu gasp çetesi mini etekli, küpeli ve uzun saçlı öğrencilere saldırıyordu!
Written by Mehmet Erdoğan Posted on Eyl 13, 2011, 06:26
ANKARA’da, ’gasp, yaralama, tehdit, şantaj, öğrencilerden haraç toplama, darp’ gibi suçlara karıştıkları iddia edilen çeteye yönelik yapılan operasyonda, aralarında Ankara Ülkü Ocağı Başkanı Necmi Yıldırım’ın da bulunduğu 36 kişi gözaltına alındı.

Çetenin, üniversitede küpeli ve uzun saçlı erkekleri, mini etek giyen kızları tehdit ettikleri, Ramazan ayında oruç tutmayan öğrencileri de dövdükleri iddia edildi. Çetenin, PKK terör örgütünün Silvan saldırısından sonra BDP Genel Merkezi’ne yönelik saldırı da planladıkları öne sürüldü.
Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Mehmet Özgür tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri, çeteye yönelik operasyon başlattı. Yaklaşık 8 aylık teknik takip sonrası yapılan operasyonda, Ankara Ülkü Ocağı Başkanı Necmi Yıldırım, yardımcıları Ahmet Y., Coşkun D., ’fakülte reisleri’ olarak anılan Şeref D., Sait B. ile Ülkü Ocağı üyesi 21 öğrenci olmak üzere, toplam 36 kişi gözaltına alındı.
SÜİKAST SİLAHI, CASUS KULLAKLIK, SAMURAY KILICI ELE GEÇİRİLDİ
Operasyonda, Ankara Ülkü Ocakları merkezi de dahil olmak üzere 40 ev ve işyerinde yapılan aramalarda, adeta cephanelik ele geçirildi. Baskında 10 ruhsatsız tabanca, 6 av tüfeği, 7 kuru sıkı tabanca, sallama tabir edilen bıçaklar, samuray kılıcı, telsiz, polis copu, elektro şok cihazı, göz yaşartıcı sprey, çok sayıda senet, silahlara ait fişek ve kurşunlar, çok sayıda bilgisayar ve laptop, flaş bellekler, hafıza kartları ele geçirildi.
Bu arada ele geçirilen malzemeler arasında bir süikast silahı ile ’casus kullaklık’ diye tabir edilen yakın mesafe kulak içi dinleme cihazı ve komiser apoletlerinin ele geçirilmesi dikkat çekti.
Şüphelilerin, ele geçirilen casus kulaklık ile başta KPSS’lerde olmak üzere diğer sınavlarda kopya iddialarına da karışıp karışmadıkları araştırılıyor.
KÜPELİ VE MİNİ ETEKLİ ÖĞRENCİLERE DAYAK
Çete üyelerinin, Ankara’daki üniversitelerde küpeli ve uzun saçlı erkekleri tehdit ederek dövdükleri iddia edildi. Gazi Üniversitesi’nde küpeli bir öğrenciyi kazan dairesine çeken çete üyelerinin, küpeyi çekip öğrencinin kulak memesini kopardıkları kaydedildi.
Bu arada çete üyelerinin mini etek giyen kızları da tehdit ettiği, dikkate almayan kız öğrencileri tartakladığı iddia edildi.
Ramazan ayında oruç tutmayan öğrencileri de tehdit eden çete üyelerinin, bu öğrencileri de tehdit ederek tartakladıkları öne sürüldü.
Teknik takibe takılan ve oruç tutmayan öğrencileri döven çete üyelerinin, kendilerinin oruç tutmadığı ve Ramazan ayında içki içtikleri de polis kayıtlarına geçti.
BDP GENEL MERKEZİ’Nİ TARAYACAKLARDI
Çetenin, PKK terör örgütünün Silvan saldırısından sonra BDP Genel Merkezi’ne yönelik saldırı da planladıkları öğrenildi. Polisin teknik- takibine takılan çete üyelerinin, olayın meydana geldiği günün akşamı BDP Genel Merkezi’ni ağır silahlarla taramak istedikleri, ancak polisin burada aldığı geniş güvenlik önlemlerini gördükten sonra bu planlarından vazgeçtikleri ortaya çıktı.
MİLLETVEKİLİNE TEHDİT
Ülkücü çetenin, MHP eski Ankara Milletvekili Sedat Çevik’i de tehdit ederek para istedikleri öne sürüldü. Çeteye para vermek istemeyen Çevik’in, devreye MHP’den milletvekilleri sokup, tehditlerden kurtulmak için çabaladığı kaydedildi.
Bu arada çetenin, gezi düzenleyerek üniversite öğrencilerini bu gezilere katılmaları konusunda zorladıkları, öğrencilerden fazladan para toplayarak haksız kazanç elde ettikleri belirtildi.
DÖVÜP FAALİYET RAPORU HAZIRLAMIŞLAR
Polisin Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanlığı’nda yaptığı aramada ise ilginç detaylara ulaşıldığı öğrenildi. Çetenin karıştığı olayları tutanağa geçerek rapor halinde, başkanlığa sundukları görüldü. Üniversite reislerinin dövdükleri öğrencileri veya karıştıkları olayları tüm detaylarıyla rapor haline getirerek başkanlığa ilettikleri kaydedildi. Ülkücü çetenin, karıştıkları olaylara ait güvenlik kameralarının görüntülerini de üniversite yönetimine baskı kurarak sildirdikleri belirtildi.
Bu arada olayların merkezi olan Gazi Üniversitesi’nin genel sekreteri ve sekreter yardımcıları da emniyete konuyla ilgili bilgi verdikleri öğrenildi. Üniversite yönetimin operasyonda memnuniyetlerini dile getirdiği, “Elinize sağlık, bunlardan bıkmıştık, bizi de kurtardınız” dediği kaydedildi.
Öte yandan soruşturmayı yürüten Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, üniversitelerdeki ülkücü reislerinin bağlantılı olduğu üniversite hocalarına yönelik de operasyon gerçekleştireceği belirtildi.
ŞÜPHELİLER ADLİYE’DE
Şüpheliler, ’eğitim hakkını engeleme, hurriyeti tahdit, öğrencilere baskı kurmak süretiyle darp, haraç, tehdit, adam yaralama, üniversitede düzenlenen faaliyetlerden haksız gelir elde etme, çek- senet tahsilatı’ suçlamalarıyla mahkemeye sevk edildi.
TweetArticle Category: Özel haber
Deniz Feneri e.V. soruşturması kapsamında Ahmet Coşar serbest bırakıldı. 4 kişi tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi.
Written by Mehmet Erdoğan Posted on Ağu 11, 2011, 10:18
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü Almanya’daki “Deniz Feneri e.V.” bağlantılı soruşturma kapsamında gözaltına alınan 5 kişiden 4′ü tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edildi.
Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcılarınca sorguları tamamlanan zanlılardan Ahmet C. serbest bırakılırken, diğer zanlılar İzzet K, Hakkı S, Nurgül G. ve Mehmet Sıddık B’nin, tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edilmelerine karar verildi.
Zanlılar, Nöbetçi Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıkartılacak.
TweetArticle Category: Özel haber
”Alarm” operasyonu davasında 9 tahliye
Written by Mehmet Erdoğan Posted on Ağu 11, 2011, 10:07
Araba hırsızlığı çetesinin yargılandığı “Alarm” davasında savcı 100 ile 465 yıl arasında cezalar talep etti. Ama dokuz sanık da tahliye oldu .

Özellikle Ergenekon ve Balyoz davalarındaki tutukluluk sürelerinin sıkça tartışılırken, otomobil hırsızlığı şebekesini hedef alan “Alarm” operasyonun ilk duruşmasında ilginç bir karar çıktı. Mahkeme, soruşturmayı yürüten savcının örgüt lideri için 465 yıl, bazı çete üyeleri için ise 100 ila 180 yıl arasında değişen cezalar talep ettiği davanın ilk duruşmasında, dokuz aydır tutuklu bulunan dokuz sanığı tutuksuz yargılanmak üzere serbest bıraktı. Mahkeme, sanıkların, “kaçma şüpheleri olmayışı”, “delillerin karartılma ihtimali bulunmayışı” ve “tutuklu kaldıkları süreyi” göz önüne alarak tahliye edilmelerine hükmetti.
Ankara Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerince beş ilde otomobil hırsızlığı yaptığı ileri sürülen şebekeye yönelik olarak Ekim 2010’da gerçekleştirilen “Alarm” operasyonunda 17 kişi gözaltına alınmıştı. Örgüt lideri “Ağa” lakaplı H.E. ve hiçbir resmi belgede ismi bulunmadığı için “Hayalet” olarak anılan İ.E.’nin de aralarında bulunduğu dokuz zanlı tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
“44 otomobil çaldılar”
Şebekenin, çaldıkları otomobilleri hırsızlara karşı korumak için alarm takdırdığı da ortaya çıkmıştı. Polis bu nedenle operasyona “Alarm” ismini vermişti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yedi sanıklı iddianamede zanlıların çaldığı her bir otomobil için ayrı ayrı ceza talep etti. Savcı, 44 otomobili çaldığı ileri sürülen şebekenin lideri H.E. için toplam 465 yıl, yönetici İ.E. için ise 178 yıl hapis talep etti. Şebekenin diğer üyeleri için de 100-180 yıl arasında cezalar istendi.
15 Temmuz’da ilk duruşma için 19. Asliye Ceza Mahkemesi sanıkları tahliye etti. Mahkemenin karar metninde “Sanıkların tutuklu kaldıkları süre, delillerin büyük ölçüde toplanmış olması, toplanan delillerin mahiyeti itibarıyla karartılma ihtimalinin bulunmayışı, sabit ikametgah sahipleri oluşları ve kaçma şüphesini oluşturacak olguların yokluğu göz önüne alınarak tutuklu sanıkların tahliyeleri, için Cumhuriyet Savcılığı’na yazı yazılmasına karar verildi” denildi.
Article Category: Özel haber
Tags: alarm operasyonu, oto hırsızları
Hükümet 2007′de İlker Başbuğ’a ‘askeri olarak PKK’ya son verebilir misiniz’ sorusunu sordu mu?
Written by Mehmet Erdoğan Posted on Ağu 9, 2011, 13:19
TESEV raporunda yer alan iddiayı soran Şükrü Elekdağ’a Başbuğ “böyle bir sorunun muhatabı olmadım…” diye cevap verdi.
CHP eski milletvekili Şükrü Elekdağ’ın emekli Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ile yaptığı söyleşi yankı uyandırdı. Milliyet Ankara Temsilcisi Fikret Bila, bugünkü köşesinde o söyleşinden bazı bölümler aktardı.
BÖYLE BİR SORUYA MUHATAP OLMADIM
| Kuzey Irak operasyonuna engel yok |
| Başbuğ’a göre, Irak’a yapılacak bir operasyona Amerika’nın karşı çıkması söz konusu değil:
“Şartlar el veriyorsa ABD’nin buna karşı çıkması söz konusu değil. Önemli olan, operasyon sonrasında bölgede köklü bir çözüme ulaşmak için ne kadar zaman kalacağınız. Maksimum hedefe ulaşmak için Irak’ın kuzeyinde güvenli bölgeyi tam kontrol ederek uzun süreler kalmak durumundasınız.” |
Elekdağ’ın Başbuğ’a sorduğu sorulardan biri, TESEV raporunda yer alan bir iddia ile ilgili. Elekdağ, şöyle soruyor:
“TESEV’in yayınladığı ‘Dağdan İniş-PKK Nasıl Silah Bırakır?’ başlıklı raporda, üst düzey devlet yetkililerine atfen 2007 yılında siyasi iktidar tarafından ‘askeri otoriteye, askeri olarak PKK’ya son verebilir misiniz’ sorusunun iletildiği ve bu soruya kesin olumlu karşılık alınamadığı belirtilmektedir. Bu doğru mu? Hükümet tarafından Genelkurmay’a böyle bir soru soruldu mu?”
Başbuğ: “Ben o dönemde Kara Kuvvetleri Komutanı olarak böyle bir sorunun muhatabı olmadım…”
Elekdağ devam ediyor:
“Hükümetten böyle bir soru gelmiş ve ona yanıt verilmiş olsaydı, Kara Kuvvetleri Komutanı olarak bundan muhakkak bilgi sahibi olurdunuz, değil mi?”
Başbuğ: “Evet…”
ÖZERKLİK İLANI
Elekdağ, DTK’nın özerklik ilanı konusunda Başbuğ’a şu soruyu soruyor:
“Son zamanlarda önemli gelişmeler oldu. 14 Temmuz’da DTK, Diyarbakır’da özerklik ilan etti. PKK Silvan ve birbirini peş peşe izleyen terör eylemleriyle hükümete meydan okudu, bu arada Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Barzani’nin yayın organı Peyemmed ajansı, Türkiye, Irak, İran ve Suriye’deki dört Kürdistan bölgesinin tek bayrak olarak Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’nin bayrağını kullanmaları ve büyük Kürdistan’ı kurmak için harekete geçmeleri hususunda çağrıda bulundu. Bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?”
Başbuğ: “Tabii örgütü yönetenler konjonktüre bağlı olarak hedeflerini bazen modifiye ediyorlar. Nitekim özellikle 1991 sonrasında örgüt liderinin konuşmalarına bakarsanız, birinci ve ikinci adımı telaffuz ettiğini, üçüncüsü gibi bir hedeflerinin olmadığını görürsünüz. 1999’dan sonraki özellikle 1997’deki sürece baktığımız zaman yeni bir kavram olan demokratik özerkliği ortaya attığı görülüyor. O da karman çorman, net olan bir şey değil. Dikkatli olmak durumundasınız. Ortada parti programında deklare edilen
| Başbuğ’a göre yapılan hatalar |
| Eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ’a göre, Türkiye terörle mücadelede başarılı bir ülke ancak bazı dönemlerde taktik hataları yapıldı. Bu hatalar arasında Doğu ve Güneydoğu bölgesinde olağanüstü hal ilan edilmesi, Öcalan’ın yakalanmasının ardından pasif duruma geçen örgüte 1999′da Kuzey Irak üzerinden saldırı yapılmaması ve 1 Mart tezkeresinin meclisten geçmemesi de var. |
konular var, bir de konjonktürel şartlara göre değişen konuşmalar var. Hangisine inanacağız? Bugün bazıları çıkıp ‘bizim bölünme gibi bir amacımız yok diyor’ ama ertesi gün aynı gruptan bir başkası, ‘bunlar olmazsa bölünme de düşünülebilir’ diyor. Barzani de bazen, ‘bağımsız Kürt devleti kurmak gibi şu anda bir düşüncemiz yok’ diyor. Ama bu, konjonktürel şartlar oluşursa böyle bir hedeflerinin olmadığı anlamına gelmiyor. Dolayısıyla olaya şöyle bakmak lazım; Türkiye bir ulus devlet yapısı içinde sıkı sıkıya bağlı kalmalıdır.”
PKK SİLAH DAYATABİLİR Mİ?
Başbuğ devam ediyor:
“Bu silah zoruyla Türkiye’ye dayatılabilir mi? Bu soruya cevabım şöyle: Bu ülke İstiklal Savaşı mücadelesi verdi. Ben Türk halkının, milletinin, devletinin, silahlı kuvvetlerin -bütün arzumuz tabii kanlı çatışma ortamına Türkiye’nin sürüklenmemesi- bunu kabul edeceğini düşünemiyorum. PKK, ben silah zoruyla bunu size kabul ettireceğim, diyecek, siz de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bunu kabul edeceksiniz!.. Hele TSK üniformasını giyen birisinin böyle bir şeyi kabul etmesini hayal edemiyorum, devleti yönetenlerin de böyle bir şeyi kabul etmesini düşünemiyorum. Liberal demokrasi içinde olaya bakalım, diye düşünüyorum.”
Article Category: Özel haber
CHP kongresinde yumruklar konuştu
Written by Mehmet Erdoğan Posted on Ağu 7, 2011, 13:12
Alınan bilgiye göre, eski CHP Bursa Milletvekili Özer, kongrenin yapıldığı Falkon İş Merkezi Düğün Salonuna geldi. Burada listeleri incelerken, daha önceden parti içi çekişme nedeniyle aralarında husumet olduğu öğrenilen eski Mudanya İlçe Başkanı Hasan Yıldırım, Özer’e yaklaşarak yumrukladı. Yıldırım olay yerinden kaçarken, alnından ve burnundan yaralanan Özer’in yüzündeki kanlar partililer tarafından temizlendi.
Yıldırım’ın, kendisini bekleyen ve içerisinde iki kişinin bulunduğu araçla olay yerinden kaçtığı öğrenildi.
Article Category: Özel haber





SON OSMANLI FİLMİNİİZLEMEK İÇİN TIKLA
