Topics internet

site erişimini engelleten 9 kusurlu hareket !

Ağırlıklı olarak müstehcen ve porno 10 bine yakın internet sitesini kapattığı için ‘sansür’ eleştirilerine muhatap olan Türkiye, sanal ortamda suçlarla mücadeleyi evrensel ölçütlere göre yeniden düzenlemeye hazırlanıyor. Buna göre ırkçılık, çocuk istismarı ve telif hakkı ihlali üç temel suç olarak görülüp cezalandırılacak.

Habertürk’ten Olcay Aydilek’in haberine göre İnternet Kurulu Başkanı Serhat Özeren, yaptığı açıklamada, yeni yasal düzenlemeye ilişkin ilgili kurum ve kuruluşlardan görüşlerin alınmaya devam ettiğini belirterek, “Özellikle, mevcut yasada tanımlanan 9 katalog suçla ilgili talep ve görüşler söz konusu. İlgili çevreler ve paydaşlar, internet suçlarıyla ilgili evrensel ölçütleri içerecek değişiklik talebini gündeme getiriyor” dedi.

Mevcut yasada kumar, porno, Atatürk’e hakaret gibi 9 temel katalog suçun tanımlandığını anımsatan Özeren, “Irkçılık, çocuk istismarı ve telif hakkı ihlali. Mevcut yasada tanımlanan diğer tüm unsurların ise kapsam dışına çıkarılması öneriliyor. İnternet Kurulu, olarak kasım ayının ikinci yarısında yeni yasal düzenlemeye ilişkin görüşlerimizi, Ulaştırma Bakanlığı ile paylaşacağız” dedi. Özeren, telif haklarının son derece önemli olduğunu vurgulayarak, “Bir site; herhangi bir sanat eserini yayınlıyor ya da kullanıyorsa, bir kitap ya da eserle ilgili yayın yapıyorsa telif hakkını ödeyecek. Bu konu bizim açımızdan ciddidir” dedi.

SİTE KAPATTIRAN 9 SUÇ

Mevcut internette suçla mücadeleyi öngören yasada tanımlanan 9 katalog suç:
- İntihara yönlendirme
- Çocukların cinsel istismarı
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma
- Sağlık için tehlikeli madde temini
- Müstehcenlik
- Fuhuş
- Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama
- Atatürk’e hakaret
- Bahis oyunları

DİĞER DEĞİŞİKLİKLER

İnternet Kurulu’nun, yeni yasal düzenlemede öngördüğü diğer kritik maddeler ise şöyle:

UYAR-KALDIR

Sakıncalı içerik barındıran ya da suç unsuru bulunduran site, hemen kapatılmayacak. Site, ilgili otoritelerce önce söz konusu içeriğin kaldırılması için uyarılacak. Böylece, bir içerik nedeniyle tüm site kapatılmaktan kurtulacak. İlgili siteye, uyarıya karşın içeriği kaldırmaması durumunda erişim engelleme yaptırımı uygulanacak.

YER SAĞLAYICILARA PARA CEZASI

Yer sağlayıcılar için sakıncalı içeriği kaldırmadığı gerekçesiyle öngörülen hapis cezasının, para cezasına dönüştürülmesi öngörülüyor.

SADECE YURTİÇİNE ENGELLEME

Mahkemelerin, (uygulama şansı olmayan) yurt dışını kapsayacak şekilde internet siteleri için verdiği yasaklama kararlarının sınırlandırılması

Dev internet sitesine yasak geldi

Türkiye 22 Ağustos’ta uygulamaya konacak internet filtrelerini tartışırken şimdi de popüler dosya paylaşım sitesi Rapidshare’in mahkeme kararıyla erişime kapatıldığı ortaya çıktı.

Rapidshare.com veya rapidshare.de adreslerine Türkiye’den girmeye çalışan kullanıcılar, artık siteye erişim sağlayamıyor. Rapidshare’in sayfasına giren kullanıcı, mahkeme kararını gösteren yazıyla karşılaşıyor.

İşte mahkeme kararı: ANKARA14. SULH CM’nin, 02/05/0201 tarih ve 2011/411 nolu KORUMA TEDBİRİ kapsamında bu internet sitesi (rapidshare.com) hakkında verdiği karar Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nca uygulanmaktadır.

RAPIDSHARE YALNIZ DEĞİL

Rapidshare ile birlikte bir diğer dosya paylaşım sitesi Fileserve.com’a da aynı karar neticesinde yasak getirildi.

Altı dev internette sansüre karşı

Medya dünyasının en büyükleri Paris’te buluştu. Konu; internet devriminin gelecekteki yaşamımızı nasıl şekillendireceği… Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin açılış konuşmasını yaptığı,

dünya medya devi Murdoch, Google ve Facebook’un kurucularının katıldığı dev zirveye Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgeden yalnızca Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı davetliydi. İnternetin eğitimden, kişisel hak ve özgürlüklere kadar uzanan etkilerinin geleceği nasıl belirleyeceği tartışıldı. Sarkozy konuşmasında “Kuzey Kore dahil hiçbir devlet başkanının internetin gücünü görmezden gelemez” dedi.

Paris’te düzenlenen ve internet dünyasının en güçlü 1000 patronunu ilk kez bir araya getiren e-G8 Forum’da Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin ‘evrensel değerleri ve fikri hakları koruyan minimum sınırlama getirilmeli ‘ önerisine karşı sektör temsilcileri, ‘mümkün olduğu kadar sınırlamaktan uzak durun’ görüşünü savundu.

Zirveden çıkacak önerileri 26-27 Mayıs’ta Fransa’nın Deauville kentinde yapılacak toplantıya sunacak ekipte, Google’ın patronu Erik Schmidt, Facebook’un patronu Mark Zuckerberg, Orange/France Telecom’un patronu Stephane Richard, Rus Digital Sky Technologies’in patronu Yuri Milner, Japon Rakuten Inc. Patronu Hiroshi Mikitani ve e-G8 Forum’unu organize eden Publicis’in patronu Maurice Levy yer alıyor.

Levy, Hürriyet’e yaptığı değerlendirmede, Forum’un akşam yapılacak toplantısında Deauville’e götürülecek raporun tartışılacağını, internetin sınırları konusunda ortak bir fikre ulaşılmasa da, buradan çıkacak önerilerin önemli başlıklarının liderlere sunulacağını söyledi. Levy, “Buradan çıkacak önerileri hızlı bir şekilde rapora dönüştüreceğiz. 5-6 önemli öneri seçilecek. Sonuç raporu uzlaşma ile bitmek zorunda değil. Ama şunu söyleyebilirim ki internet dünyasının temsilcileri Sarkozy’nin konuşmasını beklenenden iyi buldu. Siyah, beyaz, hatta gri görüşler var. Hepsinin temel argümanlarına yer vereceğiz” dedi.

‘YENİ İNTERNET YATIRIM MODELİ: GELECEĞİ NASIL İNŞA EDERİZ’

Paris’te devam eden e-G8 Forumu, dün sabah ‘Yeni internet yatırım modeli: Geleceği nasıl inşa ederiz’ tartışmasıyla başladı. Sabah oturumunda konuşmacı olan Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi Profesörü Lawrence Lessig, ‘Biliyoruz ki internet dünyasının önemli düzenlemelere ihtiyacı var. Ama bu düzenlemeleri yapacak olan kişilere güvenmiyoruz. Elbette telif hakları korunmalı ama nasıl? Burada konuşulanlar, eksiklere sert bir yanıttan ibaret. Hükümetlerin bu konudaki tavırları değişmedikçe, minimalizmde (küçük sınırlamalar) ısrar etmek gerekir. İnternetin geleceği Facebook, Twitter, Google ya da Murdoch değil. Gelecek burada değil. Buradakiler geleceği temsil etmiyor. Burada olmayan bir şeyi korumaya çalışmak yararsız ’ dedi.

‘Dünyayı değiştirme saplantısı’

The Founders Found’un patronu Sean Parker da, “Yenilikler önüne geçemediğimiz ‘dünyayı değiştirme’ tutkusundan çıkıyor. Dünyada birşeyleri değiştirmeniz gerekiyor, bu kazanmış olduğunuz bir hak değil, dünyayı değiştirme taleplerinden doğan sağlantının bir ürünü” dedi.

‘Bugün yeni bir şey yaratmak daha kolay’

Atomico’nun patronu Niclas Zennström de, “Bugün yenilikler icat etmek daha kolay. Olanaklar buna daha elverişli. Çalışmaya başladığımda her zaman problemler vardı ve benden bunları çözmemi istediler. Bu yıl da bir şirket kurdum ve hala sorunları çözüyorum. Ama bugün bunu yapmak daha kolay. Bugün bir şirketin küçükten başlayıp, bir ekonomi devi haline gelmesi daha kolay. Her 6 ayda bir elinizde ulaşabileceğiniz daha iyi bir teknoloji var” dedi.

‘Avrupa’nın sınırları dar’

Fransız Free Telecom’un sahibi ve Le Monde Gazetesi’nin ortaklarından Xavier Niel, “Avrupa’nın bu sektöre getirdiği karmaşık yapılanmadan dolayı üzgünüm. Fransa’da ve Avrupa’da, ABD ve Çin ile karşılaştırdığımızda, bu pazarın büyüklüğü konusunda problemlerimiz var. Fransa’da yeni bir fikir ya da şirket lanse etmek istediğinizde, bu 60 milyon kişi ile sınırlı. Diğer ülkelerle dil barajı var. 10 yıldır Euro ortak paramız ama her ülkede farklı bir vergi sistemi uygulanıyor. Bu nedenlerle Avrupalı bir şirket kurmak zor” dedi.

Rus Modeli

Digital Sky Technologies’in patronu Yuri Milner de, internet alanında Rusya modelini anlattığı ve devletlerin interneti düzenleme konusunda minimalist modeli savunduğu sunuşunda, “Bugün Avrupa’nın en büyük iki internet firması da Rus. Yandex ve mail.ru. Rusya iyi şeyler yapmak zorunda. Rusya’nın şu anda yaptığı, alanı fazla kontrol altına almamak. Ayrıca çok iyi mühendislerimiz var” dedi.

Besson : ‘Devlet doğrudan müdahale etmemeli’

Oturumun hükümet adına davetlisi olan Fransa Sanayi Bakanı Eric Besson ise şunları söyledi: “Hükümetlerin bu konudaki sorumluluğu yeni şirketlerin doğuşunu dolaylı olarak kolaylaştırmaktır. Ama doğrudan müdahale etmemelidir. Belki yardımcı olan bir vergi sistemiyle, internette yatırım yapmak isteyen operatörlere kolaylıklar ve internet kullanıcılarının daha kolay erişimini sağlamak gibi alanlarda adım atılmalı. Ama tüm devletler bu alanda doğrudan müdahale edilmemesi gerektiğinin dersini aldı.”

MURDOCH: DİJİTAL TEKNOLOJİ EĞİTİM YAŞAMINI DA DEĞİŞTİRMELİ

Forum’un organizatörü Maurice Levy tarafından ‘Dünyanın en güçlü adamı’ diye sunularak kürsüye gelen Rupert Murdoch, G8’den fikri haklar konusunda kararlı tutum almasını isteyerek Sarkozy’ye destek verdi. ‘Dijital teknoloji ve eğitim ilişkisi’ konulu bir konuşma yapan Murdoch, “Hiçbir zaman olmadığı kadar rekabet dolu bir dünyada yaşıyoruz. Dünyamız giderek daha fazla hak etme, layık olma dünyasına doğru gidiyor. Böyle bir dünyada bütün şirketler için en önemli mücadele insan kaynağını bulmak ve onu korumak” dedi.

Bugün teknolojik gelişmelerin daha verimli ve daha önce olmayan iş alanları yarattığına dikkat çeken Murdoch şunları söyledi: “Bu eğitim hariç bütün sektörler için geçerli. 50 yıldır uyuyan birisi bugün uyansa eğitim sektöründeki değişiklikleri anlayamaz. Sınıflar hala kraliyet dönem salonlarına benziyor. Bir öğretmen, bir sürü öğrenci karşısında ve siyah tahta… Bu çocuklarımıza karşı yapabileceğimiz en kötü şey, aynı zamanda geleceğimizi sınırlandırmak anlamına geliyor. İnternet eğitim araçları açısından bütün sınırları yıktı. Artık yeni bir sistem kurmanın zamanı geldi.”

Murdoch, teknolojik gelişmelerin öğretmenlerin yerini alacağı eleştirilerinin doğru olmadığını savunarak, ‘kara tahta ya da bilgisayar ekranı araç ne olursa olsun, öğretmenin rolünün hep devam edeceğini’ dile getirdi. Murdoch, “Dijital teknoloji, öğrencileri seçtikleri alanda daha ileriye gitme şansı tanıyacak” diyerek hayatın diğer alanlarını değiştiren dijital teknolojinin eğitim dünyasını da değiştirmesinin artık zorunlu olduğunu, buna çocukların ilgisini çekmekle işe başlanabileceğini söyledi.

SARKOZY: DÜNYA EKONOMİSİNİ ALT ÜST EDECEKSİNİZ

İnternet dünyasının en büyük isimlerinin toplandığı e-G8 Forum’a, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, IMF Başkanlığına adı

kuvvetle dile getirilen Ekonomi Bakanı Christine Lagarde, Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg ve kurucu ortağı Sheryle Sandberk, Facebook’un kurucusu Eric Schmidt medya devi Time Warrner’ın Patronu Rupert Murdoch, New Yok Times gazetesinin genel yayın yönetmeni Arthur Sulzberger, Groupon sitesinin kurucusu Andrew Mason, ‘Angry Birds’ oyununun da yaratıcısı Rovio’nun Yöneticisi Mikael Hed, Skype’ın kurucularından Niklas Zennström ile ‘The Social Network filminde Justin Timberlake’in canlandırdığı ve Web dünyasının ‘korkunç çocuğu’ diye anılan Napster ve Facebook’un kurucu ortaklarından Sean Parker katıldı. Türkiye’den ise Hürriyet internet sayfasının kuruluşunda önemli rol alan Hürriyet Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Sabancı Doğan katıldı.

Sarkozy: ‘İnternet liderlerin utanç ya da güven ölçeğidir’

Toplantının açılışını yapan Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, internet dünyasının temsilcilerine seslenerek, ‘G8 arefesinde Paris internetin başkenti oldu. Gelin ülke yöneticileri ile sektör temsilcileri arasında diyalog kuralım. En az Galileo kadar, Newton kadar dünyayı değiştirdiniz. Birkaç yıl sonra dünya ekonomisini alt üst edeceksiniz. Google’ın bir garajda, Facebook’un bir üniversite kampüsünde yaratıldığını düşünüyorum da bir devrim gerçekleştirdiniz. Bu devrimin sloganı yok, bayrağı yok, kimseye ait değil. Ama büyük bir ortak sorumluluğumuz da var. Herkes bana bu forumu düşündüğümde ‘gene risk alıyorsun’ ya da ‘iyi bir fikir değil’ dediler. Ama ben bunun iyi bir fikir olduğuna ve risk almak gerektiğine hala inanıyorum. Çünkü devleti yöntenlerle bu sektörün temsilcilerinin diyaloğa ihtiyacı var. Dünyanın en eski duvarlarını yıktınız, yeni duvarlar yaratmayın. Haklar ve etik kuralları çiğneyen bir dünya değil, en azından etik ve değerleri ve hakları garanti altına alan, özellikle güvenlik alanında bunu gözeten bir düzenleme yapılmalı” dedi. Sarkozy artık Kuzey Kore dahil hiçbir devlet başkanının internetin gücünü görmezden gelemeyeceğini belirterek, ‘internete tanınan özgürlük yöneticilerin güvenilirlik ya da utanç ölçeğidir’ dedi.

Einstein yaşasaydı interneti çok severdi’

Forum’un organizatörü Publicis Group’un başkanı Maurice Lévy de ‘Bu iki günde bütün sorunları çözmeyi hedeflemiyoruz. Burada Cumhurbaşkanı Sarkozy ve G8 liderlerine muhtemel çözüm önerileri konusunda sektörün aktörlerinin görüşlerini almak bile önemli bir misyon olacak. Einstein’ın dediği gibi Hayal etmek bilmekten daha önemlidir. Einstein bugün yaşasaydı interneti çok severdi’ dedi.

‘İnternette özgürlüğü’ Amerika anlatacak

Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin geleneksel hale getirmek istediği toplantıda, Fransız Cumhurbaşkanı’na en büyük eleştiri ‘internette özgürlük’ konusuna gereken ağırlığı vermedikleri yönünde geldi. Amerika Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın internet danışmanı, ‘Amerikan diplomasisinin yeni gurusu’ diye adlandırılan Alec Ross toplantıda ‘Özgürlükler için yeni araçlar’ konulu bir sunuş yaparak Amerikan hükümetinin görüşlerini aktaracak. Ancak Arap dünyasında birbiri ardına yaşanan ayaklanmalarda internetin rolüne rağmen Fransız diplomasisinden bir katılımcı olmaması eleştirildi. Forum’da ‘İnternet ve ifade özgürlüğü’ konferansının da son anda iptal edilmesi Sarkozy yönetimine eleştirileri artırdı. Forumda soruları yanıtlayan Sarkozy, konuya ilişkin gelen bir eleştiriye, ‘İnterneti sizi yanlış yollara götürecek ellere ya da güvenliğinize, birliğinize kastedecek ellere bırakmayın. Güvenlik ve çocukların korunması gibi minimum insanlık değerlerini göz ardı edemeyiz’ yanıtını verdi. İnternet dünyasını izleyen uzmanlar, ‘Bu demek ki Deauville’de yapılacak G8 zirvesine internetin ekonomk yönüyle ilgili öneriler götürülecek, özgürlükler yanı geri planda kalacak’ değerlendirmesinde bulundular.

Gelişen ülkelerde internet ağırlığı

E-G8 Forum’da ‘İnternetin dünya ekonomisindeki rolü’ konulu bir sunuş yapan McKinsey Raporu’na göre, İnternet sektörü G8 ülkelerini yanı sıra Brezilya, Çin, Hindistan, Güney Kore ve İsveç’in de ararlında olduğu 13 ülkede gayrı safi milli hasılanın yüzde 3.4’ünü kapsıyor ve ülke büyümesine yüzde 10 katkı sağlıyor. Dün yapılan ilk tur panellerde ‘İnternet ve ekonomik büyüme’, ‘İnternet ve toplum’, ‘’internetin geleceği’ ve ‘Fikri Haklar’ konuları ele alındı.
Forum’un bugün yapılacak ikinci tur  tartışmalarını Avrupa Birliği Yeni Teknolojiler Komiseri Neelie Kroes açacak. Sanal dünyanın patronlarının buluşmasının kapanışını ise bu dünyanın en büyük ismi Facebook’un patronu Mark  Zuckerberg yapacak.

Türkiye’nin her yanından “İnternetime Dokunma” eylemi için yüzbinler istiklaldeydi.

22 Ağustos’ta uygulamaya konulacak internete yeni filtre uygulaması yüzbinleri sokağa döktü. Twitter’da kullanıcılar, birbirinden ilginç sloganlarla eyleme destek verdiler.

‘İnternetime dokunma’ eylemi başladı BTK Başkanı Tayfun Acarer, her ne kadar “sansür gelmeyecek, mevcut sistem devam edecek” dese de bugün Türkiye’nin dört bir köşesinde “İnternetime Dokunma” eylemleri yapıldı.

22 Ağustos’ta uygulamaya konacak ve internete yeni filtre getirecek sisteme karşı yüzbinlerce internet kullanıcısı Facebook ve Twitter’da gruplar kurdu.

22 Ağustos’ta BTK’nın internete 4 farklı filtre getireceğinin ortaya çıkmasının ardından BTK Başkanı Tayfun Acarer, eleştirileri kabul etmeyerek basın toplantısı gerçekleştirmiş ve kullanıcıların kullandıkları internetin 22 Ağustos’tan sonra da “standart profil” başlığı altında devam edeceğini, herhangi yeni bir engellemenin kullanıcılara getirilmeyeceğini açıklamıştı.

Ancak bu açıklamayı yeterli görmeyen yüzbinlerce internet kullanıcısı Facebook ve Twitter’dan sesini duyurmaya başladı. “İnternetime dokunma!” başlığı altında BTK’nın filtrelerine karşı çıkan kullanıcıların oluşturduğu yüzbinler ise bugün Türkiye’nin dört bir yanında eyleme başladı.

TAKSİM’DE BİNLERCE KİŞİ

Taksim’de bir araya gelen internet kullanıcıları, Bilgi Teknolojileri Kurulunun (BTK) ”İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esasları”nı belirleyen kararını protesto etti.

Taksim Meydanı’nda ”İnternetime dokunma” yazılı pankartın arkasında toplanan grup, çeşitli dövizler taşıyarak, BTK’nın kararını protesto eden sloganlar attı.

Buradan sloganlar eşliğinde Tünel’e kadar yürüyen grup adına açıklama yapan Ezgi Köksal, internet kullanıcılarının ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkının engellenemeyeceğini söyledi.

BTK’nın, 2011 düzenlemelerinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu ifade eden Köksal, filtreleme sistemi ile izleme yapılamayacağına dair açıklamaların güven vermekten uzak olduğunu ileri sürdü.

Köksal, devletin, insanların evlerini izlemeye hakkı olmadığı gibi internetini de izlemeye hakkı olmaması gerektiğini savunarak, ”Israrla başkalarının hayatlarına müdahale etme isteğinde bulunan idari yetkililerin, meşruiyetlerini dünyadaki olumsuz örneklerde araması kabul edilemez. Çocukların zararlı içerikten korunması için öngörülen devlet politikası yetişkinleri engellememelidir. Filtre kullanımı aileler tarafından gerekli görüldüğünde bireyler tarafından kendi kişisel bilgisayarları üzerinde gerçekleştirilmesi gerekiyor” dedi.

Hükümetin mevcut politikası ve uygulamaları yerine çocukları gerçekten zararlı internet içeriğinden kurtarmak için yeni bir politikayı, katılımcı bir şekilde geniş kamuoyu desteği ile geliştirmesi gerektiğini dile getiren Köksal, internet düzenlemesine ilişkin yeni politikanın ifade özgürlüğüne ve yetişkinlerin her türlü internet içeriğine erişim ve tüketim haklarına saygı temelinde geliştirilmesini istediklerini söyledi.

Yürüyüşe, CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, CHP İstanbul İl Başkanı Bahri Şahin ile sanatçı Haluk Levent ve Okan Bayülgen gibi ünlü isimler de destek verdi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Oran, burada basın mensuplarına yaptığı açıklamada, bu yasalarla Türkiye’nin İran’a benzediğini öne sürerek, ”Başbakan’ın sokağa kulak verme vakti geldi. Biz bu yasağa karşıyız” dedi.

Sanatçı Haluk Levent de internetteki yasağa hayır demek için burada bulunduğunu belirterek, Türkiye’de yasaksız bir toplum istediklerini söyledi.

Açıklamaların ardından olaysız bir şekilde dağılan gruba, bazı engelli vatandaşların da tekerlekli sandalyeleriyle katılarak destek verdikleri görüldü.

Eylemde pankartlar ve sloganlar da dikkat çekti.Sloganlar arasında, BTK’yı kastederek hazırlanan “BiTiK internet”, Obama’nın “Yes We Can” sloganına gönderme yapan”Yes We Ban”, “İnternete sehven giriyoruz” yazılı pankartlar dikkat çekti. Bu arada elinde klavye ile bile gelenler var.

ANKARALI İNTERNET KULLANICILARI DA BTK’NIN “FİLTRE” KARARINI PROTESTO ETTİ

Ankaralı internet kullanıcıları, “internetime dokunma” adını verdikleri eylemle, Bilgi Teknolojileri Kurulu’nun (BTK) “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esasları”nı belirleyen kararını protesto etti.

Sakarya Caddesi’nde toplanan çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu yüzlerce genç, “Zıpla, zıpla, zıplamayan sansürcü” diyerek oldukları yerde zıplarken, taşıdıkları dövizler ve attıkları sloganlarla, hem kendileri eğlendi hem de çevreden izleyen vatandaşları neşelendirdi.

“İnternet bizimdir, bizim kalacak”, “İnternet sen bizim her
şeyimizsin”, “Yalandan BıkTıK”, “Vur vur inlesin ansürcüler dinlesin” gibi değişik dövizler taşıyan ve çeşitli sloganlar atan grup adına açıklama yapan Emrah Erdoğan, internete erişimin özgürlük olduğunu belirterek, buna yönelik kısıtlamaların özgürlükle bağdaşmayacağını ifade etti.

BTK’nın düzenlemesinin hukuka aykırı olduğunu savunan Erdoğan, 22 Ağustos’ta uygulamaya konulacak düzenlemenin “sansür ve kontrol mekanizması” olduğunu öne sürdü.

Erdoğan, BTK’nın düzenlemesinin “keyfi” olduğunu da belirterek bu tür bir düzenlemenin Türkiye’nin üye olmaya çalıştığı AB’de olmadığını bildirdi. Erdoğan, Avrupa’da çocuklara engelleme yerine ebeveyn denetiminin tercih edildiğini söyledi.

TWITTER’DAKİ GRUPLARDA DA PROTESTO VAR

“İnternetime Dokunma” eylemi Twitter’da da yankı buldu. Kullanıcılar birbirlerine mesaj atarak sansür uygulamalarını protesto etti.

smoproject: Vatan yahut filtre! Taksimdeyiz çok güzel görüntüler var..

nactarum: Gun yurume gunudur! Vatan yahut filtre! (@ Taksim Meydanı

cahiton: Yeni slogan “huseyin uzmez de haydar mi uzer” :)

İnternet yasaklarına karşı ‘Yasaklamak yasaktır’ sloganıyla oluşturulan aynı adlı sitede şu manifesto yer alıyor:

“Önce; blog yazmayın dediler, video izlemeyin. Sonra şu siteye giremezsin. Uyuma Türkiye! Elini sürdürme klavyene, DNS ayarlarına dokundurtma! Mouse’una dokunan eline dokunur. Unutma Türkiye! Blog yazmak, video izlemek, müzik dinlemek, porno izlemek, haktır! Bugün internetini kirleten, yarın hayatını kirletecek. İnternetine dokunmalarına izin verme! Yasaklamak yasaktır!

İnternetime dokunma! Facebook’ta örgütlenen eylemciler yarın alanlara çıkıyor!

22 Ağustos’ta hayata geçecek internet filtrelemesine karşı 15 Mayıs Pazar günü yapılacak eylemlere facebook’tan katılacağını açıklayan kişi sayısı 600 bine ulaştı.

Onbinlerce eylemci yarın meydanlarda

22 Ağustos’ta hayata geçecek internet filtrelemesine karşı tepki büyüyor!

22 Ağustos’ta hayata geçecek internet filtrelemesine karşı 15 Mayıs Pazar günü yapılacak eylemlere facebook’tan katılacağını açıklayan kişi sayısı 600 bine ulaştı.

Türkiye’nin 36 şehri ile Avrupa’da Amsterdam, Köln ve Viyana’da yapılacak protestolar için valiliklere gerekli bildirimler de yapıldı. Protestocular yarın “İnternetime Dokunma” diyecek.

22 Ağustos’ta hayata geçecek İnternetin Güvenli Kullanımı Yönetmeliği ya da kamuoyunda bilinen adıyla internet filtrelemesiyle ilgili tepkiler büyümeye devam ediyor. 15 Mayıs Pazar günü (Yarın) saat 14:00’da Türkiye’nin 36 şehrinde ve Avrupa’da 3 yerde yapılacak eylemlere Facebook üzerinden katılacağını açıklayan kişi sayısı 600 bine ulaştı. Facebook’ta kurulan “İnternetime Dokunma” sayfasında örgütlenen protestocular, İstanbul’da Taksim’deki İstiklal Caddesi başlangıcında buluşup Tünel‘e kadar yürüyecek ve bir basın açıklaması yapacak. Protestoların yapılacağı bir diğer şehir olan Ankara’da eylemciler Sakarya Meydanı’nda, İzmir’de ise Sevinç Pastanesi önünde buluşacak. Ekşi Sözlük, Bobiler ve sansüresansür.org gibi bilinen internet sitelerinin desteklediği eylemler için valiliklere gerekli bildirimler de yapıldı.

Valiliklere bildirim yapıldı

Protestonun İstanbul ayağı için valiliğe bildirim yapan avukat Başak Purut, “İstanbul’da yapılacak eylem için İstanbul Valiliği’ne yetkili makamların güvenlik önlemlerini alabilmesi ve trafiği düzenleyebilmeleri için gereken bildirim ile ilgili evrakları verdik. Hiç bir problem yok. Ankara’daki arkadaşların da valiliğe bildirimleri yaptığın öğrendik. Diğer şehirlerde de valiliklere bildirimleri takip eden arkadaşlar var” dedi.

Penguen çizerleri de eylemde

Türkiye dışında yaşayan ve filtrelemeyi protesto etmek isteyen kişiler ise Almanya Köln’de Kölner Dom önü, Hollanda’da Amsterdam Dam Meydanı ve Avusturya Viyana’daki Stephansplatz’da buluşacaklar. Organizasyonunu İstanbul Koordinasyonu’nda bulunan bobiler.org sitesinden Ezgi Tüzün eyleme giden süreci şöyle anlattı: “YarınElektrik Mühendisleri Odası, Türkiye Mühendis ve Mimarlar Odası, Alternatif Bilişim Derneği, Genç Siviller gibi bir çok STK ile Ekşi Sözlükçüler, Bobiler, Sansüresansür.org ve İnci Sözlükçüler de eyleme katılacak. Ayrıca eyleme destek vermek ve sansürü protesto etmek için Penguen Dergisi’nin çizerleri de aramızda olacak. Amacımız sadece e-mail kullanan birinin bile 22 Ağustos’taki filtrelemelerden etkileneceğini anlatmak.”

Eylemlerin yapılacağı yerler

Eylemlerin nerede olacağıyla ilgili bilgiler ve duyurular yine Facebook’taki “İnternetime Dokunma” adresinden yapılıyor. Protestolar Türkiye’de İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Eskişehir, Çanakkale, Kocaeli, Kırklareli, Mersin, Adana, Antalya, Kütahya, Konya, Denizli, Elazığ, Kayseri, Isparta, Gaziantep, Afyon, Malatya, Hatay, Giresun, Samsun, Aydın, Ordu, Zonguldak, Muğla, Bodrum, Diyarbakır, Trabzon, Sivas, Van, Düzce, Uşak, Tekirdağ, Artvin’de yapılacak

internete balyoz gibi uygulama

Geçen ay açıklanan İnternette Özgürlük Raporu’na göre, Türkiye’nin kötü puanı 42′den 45′e yükseltildi. 22 Ağustos tarihinden itibaren ise Çin; İran, Küba gibi ülkelerle dünya sıralamasının son sıralarında yer alacak. Çünkü kullanıcılar, BTK’nın belirlediği 4 internet filtresinden birini seçmek zorunda bırakılacak. Filtreyi aşmak suç sayılacak. Penguen de “Arama Motoru Müdürlüğü” başlığıyla internet yasaklarını yıllar önce espirili bir dille kapağına taşımıştı.

Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 10’uncu maddesi hükümleri kapsamında, BTK tarafından hazırlanan “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı” 22 Şubat 2011 tarihinde yürürlüğe girecek.

22 Ağustos’ta devreye girecek sistemde internete “BTK” tarafından belirlenen Aile, çocuk, yurtiçi ve standart paket adıyla 4 filtre tipinden biri seçilerek girilebilecek.. Filtreyi aşmak ya da aşmaya çalışmak suç sayılacak.  internet servis sağlayıcıları filtrelerin aşılmasını engellemekle sorumlu tutulacak. Aksi taktirde büyük para cezaları verilecek. 

Bu tür filtre sistemleri işletim sistemleri, internet servis sağlayıcılar ya da internetten bulunabilecek programlar sayesinde isteyen kullanıcılar tarafından zaten istenildiği zaman kullanılabiliyor. Yani zaten kullanıcı böyle bir opsiyona sahip. Ancak BTK’nın uygulamasıyla bu durum bir opsiyon olmaktan çıkıp zorunluluk haline geliyor.

/_np/9307/13339307.jpg

BM desteğiyle Freedom House tarafından Nisan 2011 de yayınlanan İnternette Özgürlük Raporu’na göre, Türkiye’nin “kötü puan’ını 42′den 45′e yükselterek” internete erişim özgürlükleri konusunda  geriye doğru gitti. 22 Ağustos’tan itibaren yerimiz Çin, İran, küba gibi ülkelerle yanyana olacak.
 

DNS DEĞİŞTİRİLEREK GİRİLEMEYECEK

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Youtube’un yasaklı olduğu dönemde, ‘Ben giriyorum. Siz de yolunu bulun girin demişti. Yani YouTube kapalıyken önceden DNS ile girebiliyordu. Ancak bu paket altında erişimi engellenmiş YouTube’a da girmek mümkün olmayacak.

DAVA AÇILDI

IPS İletişim Vakfı-Bianet, 13 Nisan 2011 tarihinde  “yürütmenin durdurulması” talebiyle, söz konusu usul ve esaslara karşı Danıştay’a iptal davası açtı.  Vakıf, Danıştay’a yaptığı başvuruda BTK’nın aldığı yeni kararın yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle tanınan temel hak ve özgürlükleri ölçüsüz şekilde kısıtladığını belirtti. Vakıf adına başvuruda bulunan avukat Ayşe Altıparmak, BTK’nın keyfi bir şekilde yasaklı siteler listesi hazırlayabileceğini, çocukları zararlı içerikten korumak için ebeveynlerin yerine devlet eliyle karar verilmesinin doğru bir uygulama olmadığını belirterek, “Gerek Avrupa Birliği gerekse Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Komisyonu çocuklar gibi zarar görmesi mümkün grupları korumak için yasal önlemler almaktansa özdenetim yollarına gidilmesini teşvik etmektedir. Bu nedenle, üye ülkeler ev ve okul bilgisayarları ile internet kafelerde filtre programlarının kullanılmasını teşvik etmeli ama devlet düzeyinde filtreleme girişimlerinden her ihtimalde kaçınmalıdır” açıklamasında bulunmuştu.

TWİTTER’DA DÜNYA TRENDİ OLDU

22agustos Türkiye’de trend olarak listeye girerken konuyla ilgili tweet yağdı. Hızla artan tweetlerle birlikte 22 Ağustos dünyada da 1 numaralı trend oldu.

Yasak kelimesini yasaklayan “akil” devlet

Devletimizin servis sağlayıcılara alan adları içinde geçmemesi gereken kelimeler listesi gönderdi, biz de bunun haberini yaptık. Şimdi gelin bu kelimelerin neler olduğunu, neden sansürlenmemesi gerektiğini birlikte inceleyelim. Belki birileri olaya daha akil bir biçimde bakmak ister ne dersiniz?

Bu kelimelerin içinde gerçekten küfür sayılan kelimeler bulunurken aslında sakıncalı kelimelerle uzaktan yakından alakası olmayan kelimeler de bulunuyor. Bu kelimeler üç ana grupta toplanmış. Birinci ve ikinci grup içeriği ne olursa olsun alan adının içinde geçmemesi gereken kelimeler, üçüncü grup ise başlıkta bu kelimeler geçiyorsa mutlaka incelenmesi gereken ondan sonra barındırılmasına izin verilen kelimeler. Birinci grup kelimeleri burada herhangi bir filtrelemeye takılmaması adına buraya yazmıyoruz.

İkinci grup gerçekten de masumiyet içeren kelimelerden oluşuyor. Baktığımızda şu kelimeleri ahlaka aykırı saymak için gerçekten hasta ruhlu biri olmanız gerektiği ortaya çıkıyor. Gelin her kelimenin aslında neler kapsayabileceği konusunda bir çalışma yapalım birlikte:

31: Örneğin 18975431.com gibi bir adresin barındırılması mümkün olmayacak. Çünkü içinde mastürbasyon çağrıştıran 31 kelimesi geçiyor.

Adrianne: Bu bir isim. Bir ismin nasıl olup da yasaklı bir kelime haline geldiğinin anlayabilmemize imkan yok.

Animal: Hayvan demek. İngilizce bir kelime. O kadar masum ki… Evet hayvanlarla seks yapan bir takım sapıkların internet siteleri var fakat bu kelimenin geçtiği bir siteyi kesin olarak barındırmayın demek örneğin animalplanet.com isimli televizyonlarımızda gösterilen belgesel kanalının Türkiye’de internette gösterilememesi anlamına geliyor.

Baldiz: Baldız kelimesi eşimizin kız kardeş ya da ablası anlamına geliyor. Bu kelimeyle ne alıp veremediğimiz olur? Acaba bu kuralı koyanların bu konuda ne gibi bir sorunu var? Bunu ancak Freud yaklaşımlı bir uzman çözebilir.

Buyutucu: Gerçekten korkunç bir kelime. Büyütücü… Müthiş zarar verebilir gerçekten gençlerimize. Örneğin Ülker ürünlerinden çocukları büyütücü bir süt filan çıkarsa bu sitenin barındırılması imkansız hale gelir.

Ciplak: Çıplak, yani giyinik olmayan. Evet bu sitenin barındırılması ükede büyük infial yaratabilir.

Citir: Çıtır, gevrek. Bir bisküvi markası da olabilir, her gün evimize aldığımız nimet olarak tanımladığımız taze ekmek de… Bu yüzden eve ekmek almamızı da engelelyeecekler mi acaba?

Escort: Bir araba markası var böyle Ford Eskort… Bu arabanın internet sitesi artık ülkemizde barındırılamayacak.

Etek: Bu bir giyecek. Muhtemelen bu kanun maddelerini hazırlayanların annesi, karısı, kızı, teyzesi halası, babaannesi ve sülalesindeki tüm kadınlar bunu giyiyor. Ne giysinler peki etek giymeyeyip? Çıplak da dolaşamıyorlar, ona da izin verilmiyor? Ya çarşaf giyecekler (ki bu bakış açısıyla hiç de fena fikir gibi gözükmüyor) ya da pantolon…

Fire: Ateş demek. Veya fire vermek, eksiltmek… Adı firefox olan bir internet tarayıcısı var. Bunu da mı yasaklayacağız? Bu site de mi gelemeyecek Türk internet sınırlarından içeri?

Firikik: Futbol terimi. Serbest atış. Maç seyrederken bu insanlar gerçekten serbest vuruş anlarında tahrik mi oluyorlar? O zaman ligi de yasaklayalım. LigTV maçlarını kırmızı noktayla yayınlasın ne dersiniz?

free: Ücretsiz demek. Bedava… Hangi akla hizmeten bu kelimenin geçmesini engelleyebilirsiniz. Yurt dışına ücretsiz ürün göndermek için free kelimesini kullanmak isteyen KOBİ’nize bunu nasıl anlatacaksınız? O KOBİ size gülmeyecek mi? Size itiraz etmeyecek mi? İçiniz rahat edecek mi internette ücretsiz seks arayan insanları engellemek için bütün ücnretsiz şeyleri yasakladığınızda?

got: Evet bu kelimenin sesli harfinin üstüne nokta koyduğunuzda oturma organımızı çağrıştırıyor. Ama Got kelimesi ingilizce get, sahip olmak fiilinin geçmiş zaman veya pasif olarak çekimli hali. O kadar çok kullanılıyor ingilizcede o kadar çok geçiyor ki… Bunu sadece akil olan değil İngilizceye de hakim olmayan biri önermiş olmalı. Sansürcülerin başına da İngilizce bilen birilerini öneriyoruz.

hatun: Kadın demek. Neden kadın kelimesini yasaklamıyorsunuz? Nene Hatun, ülkemizin en önemli sembollerinden biri. Onu yasaklayabileceğiniz aklınıza gelmedi mi? Bizim geçmiyşimize yön veren bir kadın hakkında açılacak siteyi yasaklamış olmak kendinizi kötü hissettirmiyor mu?

haydar: Bu bir isim. Türk ismi. Haydar Haydar diye bir şarkı var. Ben ki çok internet sitesi dolaşırım. Çocukluğumdan bu yana gelen gerçekten geniş bir küfür arşivim var. Ama Haydar ismini seks ya da küfür çağrışımlı hiçbir şeyin içine koyamadım. Koyan kişinin tandanslarını incelemek ve çocukluğunu dinlemeyi gerçekten çok isterim.

hayvan: E tabi Animal kelimesini yasaklayınca hayvan kelimesini yasaklamamak olmazdı. Ne de olsa İngilizce ile Türkçe arasında ayrım yapılmamalıydı. Adında hayvan kelimesi geçen o kadar çok çocuk kitabı var ki… Ben çocuğuma bunları okuturken bilmeden büyük bir sapıklık yapmışım meğer…

hikaye: Ama oldu mu? Hikaye? Öykü? Bunda nasıl bir kötü çağrışım buldunuz? Hikaye kelimesini nasıl yasaklarsınız? Çocuğunuza hiç hikaye kitabı almadınız mı? Anneniz babanız size hiç hikaye kitabı almadı mı? Çocukken hikaye kitabı okurken herhangi bir biçimde bir kıpırdanma mı hissetiniz?

homemade: Ev yapımı demek. Evde yapılan şeyler mi gücünüze gitti? Evde sadece o düşündüğünüz şey mi yapılıyor? Biz evde televizyon da seyrediyoruz mesela, oturup konuşuyoruz. Çocuk yetiştiriyoruz. Yemek yiyoruz. Ev yapımı kelimesi neden bu kadar gerdi sizi? Gerçekten kuzum ne yapıyorsunuz siz evinizde?

hot: Sıcak demek. Neskafe, çay, türk kahvesi… Sıcak bir banyo, çorba, ekmek… Soba, kalorifer, hava… Eğer bu kelimeden içi gıcıklanan varsa hayat onun için gerçekten zor olmalı. Sadece internetten bu kelimeyi çıkararak kurtulmaları imkansız. Bir de internetin en meşhur elektronik posta adresi var: Hotmail! Demek ki Microsoft bitti. Artık Türkiye’de Hotmail.com.tr barındırılamayacak. 10 milyon kşi mi etkilenecek bundan? Daha mı fazla? Microsoft buna cevap verebilir.

itiraf: İtiraf dünyada en yaygın olan dinlerden birinin ana ibadet alanlarından biri. Müslümanların oruç tuttuğundan fazla itiraf mekanizmasını kullanıyor katolik hıristiyanlar. Siz onların itirafını nasıl engellersiniz acaba?  Merakla bunu engelleyeceğiniz günü bekliyorum. Amerikalılar oruç ya da namaz gibi kelimeleri yasaklasaydı ne düşünürdünüz? Haydi cevap verin.

liseli: Zaten bu kelimenin yasaklanmasıyla niyetler belli oluyor. Ya sizin çocuklarınız liseye gelecek kadar zeki değil veya liseyi atlayıp direkt üniversiteye gidecek kadar zekiler. Arası yok. Liseli kelimesinden ne istediniz? Bir manyak liseli diye internet sitesi açtıysa siz liseli kelimelesini tamamen hayatımızdan nasıl çıkarırsınız? Bu nasıl bir çılgınlık?

nefes: Nefes bu ya. Soluk… Hayatın en önemli unsuru. Yaşarken en çok yaptığımız şey. Dini çağrışımları seksi çağrışımlarından daha çok. (Dinde nefes kelimesinin ne ifade ettiğini soranlara din kültürü ve ahlak bilgisi dersi verebilirim. Din kültürü badem bıyık bırakıp çok namaz kılmakla gelmiyor)

nubile: Bu bir kelime bile değil. Bunun yanında mktiealmkuieaülmku kelimesini de yasaklayın. O da anlamsız. Ülkemde nusbile kelimesini internet sitesi açmak için zorlayan insanlarla da tanışmak isterim. Bunu seksi çağrışımlar adına kullanmak isteyenler daha komik.

sarisin: İşte zurnanın zırt dediği yer. Aklın bittiği tükendiği yer. Sarışın olanlara yapılmış en büyük hakaret. Bunu önerenlerin insanlığından utanması, gidip bir deliğe girip saklanması gerekiyor.

sicak: Bu konuda söyleyeceğim her şeyi hot kelimesi için söylediğimi düşünyorum. Allah akıl fikir versin diyorum.

sisman: Ben şişmanım. Ne demek istediniz size bana şimdi? Neden yasakladınız bu kelimeyi? Bakan da şişman dedi, sonra obez diye düzeltti. Bakanımızı da kapatabilecek misiniz? Gidin işinize…

yasak: Yasak kelimesini yasaklayarak sansürün önüne geçmeyi mi planladınız acaba? Yasaklayacağınız siteleri içinde yasak geçemeyen bir alan adıyla mı tanıtacaksınız? Ne’niz var kuzum?

yerli: Gerçekten on numara… Yerli MALI…

Devlet sansürü eline yüzüne bulaştırdı

Devletimiz şimdiye kadar internet konusunda birçok şeyi yanlış yaptı. Ama hiç bu kadar şaşırmamıştı. Türkiye’deki erişim sağlayıcılara BTK kanalıyla gönderilen bir elektronik postayla içinde bazı kelimelerin geçtiği internet sitelerinin hostinginin, yani barındırılmasının yasaklanması konusunda karar alındığı, bu kararla birlikte eğer alan adının içinde bu kelimelerin geçtiği sitelerin barındırılması durumunda servis sağlayıcının ceza alacağı belirtildi.

Gönderilen elektronik postanın sebebi konusunda şu açıklamaya yer veriliyor:

Buna göre barındırdığınız alan adlarında İlgili kanun ve yönetmeliğe aykırı içeriklerin bulunmaması gerekmektedir. Aşağıda İlgili kanun ve yönetmeliğe aykırı içerik bağlamında değerlendirilebilecek kelime gurupları verilmiştir. Bu kelime guruplarını barındıran içeriklerin çıkarılması ile ilgili alan adlarının hizmetine son verilmesi ve son durumun mail ile tarafımıza iletilmesi gerekmektedir. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda ilgili CEZAİ müeyyideler ile karşı karşıya kalınabileceği unutulmamalıdır.

Google ve Dijitürk meydan muhaberesinde

Son zamanlarda TürkTelekom tarafından hunharca kapatılan ( erişime engellenen ) yani yasaklanan internet siteleri 100 binlere ulaşırken, Dijitürk ün şikayeti üzerine,

  

 Google’nin blogspotunu kapattıran dijitürk, Google tarafından avrupa insan haklarına taşınmıştı ve karar için haziran ayı beklenmekteydi.

İnternetin devi Google şok bir hamleyle DijiTürke bir darbe daha indirdi.

Google dijitürkün pagerank değerini pr0 a çekti, bu arada alexa değeri düşürüldü.

yakın zamanda dijitürk komple Google veri tabanından silinirse şaşırmamalı.

bu iş sanırım karakolda biter.

Google’ye özel timlerden şok baskın!

Polis özel timleri, Google’ın merkez ofisini basarak tüm bilgisayarlara el koydu.

 İşte ayrıntılar…

Google’ın Street View uygulaması için sokak sokak bilgi toplayan ve derleyen sistemi sorun çıkarmayı sürdürüyor. Firmanın kablosuz ağlar üzerinden kişisel bilgileri de toplayıp kaydettiği iddiası üzerine Güney Kore polisi özel timleri merkez ofisi bastı.

Seul’daki Google ofisine aniden gelen 19 özel tim memuru, tüm sabit disklerle diğer belgelere el koydu.

Güney Kore Ulusal Polis Ajansı’ndan yapılan açıklamada, firmanın Street View araçlarının şifresiz kablosuz ağlara bağlanarak yetkisiz şekilde hat sahiplerinin bilgilerini topladığının araştırıldığı belirtildi. Polis, iddiaların doğruluğunu tespit için son baskın operasyonunun gerçekleştirildiğini kaydetti.

Google, yakın zaman önce Street View araçlarının şifresiz ağlardan otomatik olarak bilgi toplamasını ‘hata’ olarak nitelemiş ve özür dilemişti. Firma halen aynı nedenle 20′den fazla ülkede soruşturma geçiriyor.

Google Kore’den yapılan açıklamada ise yetkililerle tam işbirliği yapılacağı belirtildi.