“Tiyatro Kılçık” “TERAPİ” ile ilk kez ANKARA’da

           “Tiyatro Kılçık” “TERAPİ” adını verdikleri gösteri ile ilk Ankara turnesinde seyircisiyle buluşacak. Cenk Tunalı ve Sinan Çalışkanoğlu’nun paylaştığı “TERAPİ” gösterisi 27 Şubat  Pazar günü saat:15:30 ve 20:30 ’da Ertan Gösteri Merkezi-Ankara’da sahnelenecektir. Ertan Gösteri Merkezi’nde sergilenecek olan gösterinin biletleri Ertan Gösteri Merkezi ve mybiletten temin edilebilir. Terapiye ve gülmeye ihtiyacı olan herkes bu oyuna gelmeli.

TERAPİ Hakkında Bilgi

         Gün içinde yaşadığımız kafamızı kurcalayan olaylar ve insanlar acaba sadece bize mi denk geliyor? Yoksa herkes yaşıyor, görüyor da sadece bize mi batıyor? Batmakla kalmıyor çok da komik görünüyor…

            İşte “TERAPİ” adını verdiğimiz gösteri tamamen bu meraktan çıktı. Bu insanlar ve olaylar bizim dışımızda birilerine de denk geliyor mu? Yoksa bizde bir anormallik mi var? Çok normal olmadığımız kesin ama en azından yalnız mıyız değil miyiz? Bizim gibi birileri de var mı? Başından sonuna kadar anlattığımız ve her gün daha da biriken hikayelerimize gülen birileri olursa biraz da olsa normal olduğumuzu düşüneceğiz. Yok eğer az biraz gülünmezse gidip en yakın ruh ve sinir hastalıkları hastanesine teslim olacağız..Bu yüzdendir ki gösterimizin adı “TERAPİ”..Gülmenin en iyi tedavi olduğunu düşünerek bu ismi koyduğumuz gösterimizin size ve bize iyi gelmesi dileğiyle..Hepimize geçmiş olsun…

http://www.tiyatrokilcik.com

Rezervasyon ve Bilet Temini

0312 212 32 31- 0532 393 83 55 – 0537 290 83 63 ‘den bilgi alabilir rezervasyon yaptırabilirsiniz ve http://www.mybilet.com/ ‘dan bilet satın alabilirsiniz

Ertan Gösteri Merkezi Adres: Alparslan Türkeş Caddesi No: 31 Beştepe ANKARA

http://www.sahnesanat.com/

Başbakan Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu

Erdoğan, kendi arasında uzlaşı sağlayamayan ülkelerin aydınlık bir geleceğe de ulaşamayacağını ifade ederek, Mısır yönetimine, “Mısır’ın huzuru, güvenliği, istikrarı adına önce siz adım atın. Halkı tatmin edecek adımlar atın” diye seslendi.

AK Parti’nin her zaman hak ve özgürlüklerden yana olduğunu, dünyanın hiçbir yerinde zulme karşı sessiz kalmalarının mümkün olmadığını söyleyen Erdoğan, her zaman ileri demokrasiden yana olduklarını belirtti ve “AK Parti’nin rotasını her zaman millet çizmiştir. Bundan sonra da millet çizecektir” diye konuştu.

Erdoğan’ın, Mısır ve bölgedeki bazı ülkelerde yaşanan olaylarla ilgili sözlerinden bazı başlıklar şöyle:

- Türkiye bölgesinde, barışın istikrarın olduğu kadar demokrasinin, evrensel hukukun hak ve özgürlüklerin hakim olabilmesi için güçlü bir irade ortaya koymaktadır.

- İçindeki sorunları çözemeyen, iç karışıklıklardan kurtulamayan, kendi arasında uzlaşı sağlayamayan ülkeler aydınlık bir geleceğe de ulaşamazlar.

- Halkın haykırışına, son derece insani taleplerine kulak verin. Halktan gelen değişim arzusunu hiç tereddüt etmeden karşılayın.

- Açık söylüyorum; istismarcıların, kirli odakların, Mısır üzerine karanlık senaryoları olan kesimlerin inisiyatif almasına fırsat vermeden; Mısır’ın huzuru, güvenliği, istikrarı adına önce siz adım atın. Halkı tatmin edecek adımlar atın.

- Bugünün dünyasında özgürlükler artık ertelenemez, göz ardı edilemez. Aylarca süren seçimlerin adı demokrasi olmaz. 24 saatte biz seçim bitiriyoruz, 24 saat…”

- Halka gözünü, gönlünü kapatan hükümetler yaşayamaz. Hakın hiçbir çağrısı karşılıksız kalmaz. Bizim felsefemiz insanı yaşat ki devlet yaşasın…

Mübarek’e mesaj yolladı

Mısır lideri Mübarek’e içten bir uyarıda bulunan Erdoğan, “Bizler insanız. Bizler faniyiz, kalıcı değiliz. Her birimiz öleceğiz ve geride bıraktıklarımızdan dolayı sorgulanacağız. Müslümanlar olarak amacımız saygıyla anılmak, rahmetle yadedilmektir. Bizler halk için varız. Onun için diyorum ki yarın öldüğümüzde hoca gelip şunu söylemeyecek. Cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, trilyarder niyetine demeyecek. Er kişi, hatun kişi niyetine diyecek. Seninle beraber gelen sadece kefen olacak. Öyleyse o kefenin değerini bilelim. Hepimizin gideceği yer 2 metrelik çukur. Bunu unutmayalım” dedi.

Halka: “Silahtan uzak durun”

Erdoğan Mısır halkına da seslendi: “Mısırlı kardeşlerim, bütün bu direniş sürecinde silahtan uzak durun. Kültürünüze, tarihinize sahip çıkın. Özgürlüklere sahip çıkmanın haysiyetli mücadelesini verin. Bu insani bir haktır. Mısır’da ister polis ister asker ister sivil olsun, bir tek canın gitmesi Türk milletinin canından can kopmasıdır. Halkın da iktidarın da ağırbaşlılık içinde her kesimi tatmin edecek bir değişimi omuzlaması en büyük arzumuzdur. Tunus ve Mısır’da gerekli reformların hayata geçirilmesini istiyoruz. Türkiye bu süreçte iki halkın da yanındadır.

Türkiye’deki “ileri demokrasi” örneği

“Düzen ve istikrar ancak ileri demokrasiyle sağlanır” diyen Erdoğan, “Hür adil ve demokratik seçimlerden milletin iradesinden korkmamak gerekiyor. Halkın ortak aklı yanlışa yönelmez. Millete bidon kafalı, göbek 

kaşıyanlar diye sıfat yakıştırmak aczin cahilliğin ürünüdür. Bunları diyenler de entellektüellerden, köşe yazarlarından çıkıyor. AK Parti ne ile iktidara geldi? Cumhuriyet yürüyüşleriyle geldi. Orduyu göreve çağıranlara milletim ‘dur’ dedi; bizi yüzde 47 ile iktidara taşıdı. Birileri yine sorun çıkarmaya hazırlanıyor. Sorun varsa çözüm yeri sandıktır, millete gitmektir. Yeter ki biz kendimize güvenelim, inanalım. Karamsar olmak bize yakışmaz. Kardeş halklara sesleniyorum: Aşılamayacak sorun yoktur. Şiddetle bir yere varılmaz. Sağduyulu hareket etmeliyiz” ifadesini kullandı.

ABD Başkanı Barack Obama ile Mısır’daki durumu değerlendirdiklerini belirten Erdoğan, “Obama Türkiye’nin sürekli seçimle işbaşına gelmiş, iki kez iktidar olan hükümetimizin Mısır’la ilgili bakışını benimsediklerini söyledi” dedi.

Muhalefete Mısır eleştirisi

Erdoğan, “Muhalefet ise Mısır’daki olayları tersinden okuma yeteneğini ortaya koymuştur. Ders çıkarmak yerine, halkı şiddete davet etmeleri Türk demokrasisi adına partiler üzerindeki kara lekedir. 50 yılında Adnan Menderes’in iktidara gelmesiyle halkın CHP’ye karşı başkaldırısı olmuştur. Sandıkta demokrasi tecelli etmiştir. Turgut Özal’ın da 12 Eylül’ün ardından geldiğini unutmayınız. Bu milletin darbeye karşı çıkışıdır. 3 Kasım’da da halk koalisyonlara yeter demiştir. 22 Temmuz’da statükoya baskıya, yasakçı anlayışa bir tepki olmuştur” dedi.

Tunus ve Mısır’daki olaylar üzerinden AK Parti’ye mesaj gönderen bazı köşe yazıları olduğunu savunan Erdoğan, “O mesajı kendileri alsınlar. Bizim milletin mesajına ihtiyacımız var. 12 Eylül’de de halk mesajını en iyi şekilde vermiştir. Bu ülkede kimin ileri demokrasiden yana olduğu gün gibi açıktır. Sanırsınız ki onlar halktan yana. Jalktan yana olanlar; Meclis’i terkedenler, komisyonları terkedenler, halkı boykota çağıranlar, çetelere avukatlık yapanlar değil, canı pahasına gecesini gündüzüne katarak çalışan AK Parti iktidarıdır” dedi.

“Muhalefetin, seviyesi iyice düşen, izan insaf ölçülerini aşan üslubu” hakkında değerlendirme yapan Erdoğan, “MHP’nin üslubunu zaten dikkate almıyoruz. Artık CHP’de de aynısı var. CHP lideri ilk çıkışında kendini ortaya koydu. Referandumla da dibe vurdu. Lider ve genel başkan yardımcıları da aynı üslupsuzluğu benimsemiş. CHP’ye, MHP’ye, BDP’ye gönül verenler; bir muhalefet lideri yardımcısının Başbakan’a ‘bostancıbaşı’, ‘haremağası’ ifadesini yakıştırabilir mi? ‘Erdoğan çok gerilimli’ diyen o yazarlara sesleniyorum. Bu açıklama karşısında sizler ne söylediniz? Kimin eli kimin cebinde belli değil. Böyle bir ana muhalefet lideri olur mu?” diye sordu.

CHP’nin, “AK Parti-Hizbullah işbirliği iddiasını bir kez daha eleştiren Erdoğan, “Biz herkesle görüşürüz. İşbirliği diyerek saptırıyorlar. CHP liderinin SSK Başkanı olduğu dönemde, terör örgütü üyelerine neler yaptıklarını biliyoruz. Ama biz siyasi ilke ve duruşumuza uygun görmedik açıklamayı. ‘Ben SSK’yı 7 yıl başarıyla yönettim’ diyorsun. İyi de 7 yıl ne yaptın? SSK sürekli kayıptaydı. Artıdayken ekside devam etti. Hangi yüzle çıkıp başarılıyım diyorsun? Vatandaş da bu üsluptan rahatsız. CHP’ye gönül verenler de. Candaş medya dahi üsluptan rahatsız” dedi.

“CHP lideri bu üslupla devam ederse kendisini de muhatap almayız” diyen Başbakan, “Sözünün ağırlığı kalmayan, üslup seviyesi düşen bizim için bir züle dönüşüyor. CHP’den artık siyaset ortaya koymasını beklemiyoruz. Zira bundan ümidimiz kalmadı. Herkes düşünüp konuşmalı. Yolsuzluk nasıl büyük bir suçsa, namuslu insanlara mesnetsiz şekilde yolsuzluk ithamında bulunmak da o kadar büyük bir suçtur. İftira yalanlanınca da yüzün kızarmıyor. Siyaset bu değildir. İftaranın bedeli pişkinlik olamaz” diye konuştu.

“CHP gençleri alkolik yapmaya çalışıyor”

CHP’li üyelerin Anayasa Komisyonu’ndan istifasını da eleştiren Erdoğan, “Sokak sokak direnme çağrısı yapıldı. Yargıtay, Danıştay tasarıları görüşülürken CHP istifa etti. İstifalar çok anlamlı. Komisyonun çalışmaları etkilenmedi bile, etkilenmeyecek de. CHP’nin genleri hiçbir değişime uğramamış. 1960′tan beri tahrik, kışkırtma yoluyla medyayı da kullanarak müdahaleyi alkışladı. Yine aynısını yapıyorlar. Direniş çağrısı yapanlar seçim umutlarını kaybetmişler. Seçime inansalar bunu yapmazlar. Bu umutsuzluk çağrısıdır. Türkiye 1950′lerin, 60′ların Türkiyesi değil. Türkiye ileri demokratik standartlara ulaşmış siyaseti şekillendiren bir ülkedir. Demokratik olgunluğa ulaştık. Reyine, iktidarına, sandığa, demokrasiye sahip çıkıyor. Bunların dışındaki hiçbir yönetm itibar görmeyecek” dedi.

Erdoğan, “CHP siyaset yapamadığı için, yıllardır ya birilerini göreve davet eder ya da halkı sokağa çağırır. CHP bu kolaycılığı bir kenara bırakmalı. Direniş çağrısı sandıkta cevabını alacaktır. Alkol düzenlemesini dahi rejim tehdi haline getirerek millete bırakıyor. ‘Alkollü hareket engellenemez hareketi’ çıkmış. Bir siyasetçi buna destek verir mi? Buna izin vermeyeceğiz. Kendisini idare edemeyenin ülkeyi idare etmesi mümkün mü? Anayasada yazıyor bak, gençliğin korunması diyor. Ama maalesef bunlar korunması değil, alkolik olması için çalşıyorlar. Biz buna da izin vermeyeceğiz. Umarım CHP erken uyananın bildiri yayınladığı bir parti yerine, belirli bir politikası olan parti haline gelir. Buna da en çok biz seviniriz” dedi.

DEVLET BAHÇELİ’DEN BAŞBAKAN ERDOĞAN’A AĞIR SÖZLER

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında “iki partili sistem” tartışmalarına değindi.

MHP lideri Devlet Bahçeli, “İki partili bir sistemin özlemini açığa vurmak demokrasiye duyulan öfkenin eseridir” dedi. Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef aldı, “Erdoğan Cumhuriyeti darağacına çıkarabilmek için önümüzdeki seçimi beklemektedir” diye konuştu. “Başbakan Erdoğan’ın mihmandarlığında yürütülen yeni bir sistem inşa çabalarının kökeninde ve gerisinde çok tehlikeli bir niyet olduğu tartışma götürmez bir gerçektir” diyen Bahçeli, şunları kaydetti:

“Durduk yere iki partili bir siyasal yapının özlemini açığa vurmak, en başta demokrasiye ve çok sesliliğe duyulan tahammülsüzlüğün ve üzeri küllenmiş bir öfkenin eseri olsa gerektir. Bu kapsamdaki parlamentoların daha etkin işlediğini ve yönetimde de istikrar sağlandığını iddia eden Başbakanın, örnek olarak ABD pratiğini ve deneyimini göstermesi kendisi açısından talihsizliktir, ancak arkasındaki suflörün kimliğini ikrar etmesi bakımından da anlamlı olmuştur.

Madem iş buraya kadar gelmiştir, bundan sonra da bu fitne ağızdan federalizmi tavsiye edici düşüncelerin yayılması şaşırtıcı görülmemelidir. Arkasından, eyalet yönetimlerinin övüldüğü ve üniter yapının sorunları artırdığı hezeyanlarını bu kafa yapısından işitmek mümkün olacaktır. Başkanlık sisteminin tartışılmasını isteyerek de Cumhuriyetin infaz hükmünü hazırlayan ve buna da aziz milletimizi ortak etmeye çalışan Başbakan Erdoğan, kirli emellerini bir bir ortaya dökmeye devam etmektedir.

Anlaşıldığı kadarıyla, Recep Tayyip Erdoğan, sürekli büyüttüğü nefretiyle, yıllardır hesaplaşmak için fırsat kolladığı Cumhuriyeti darağacına çıkarabilmek amacıyla önümüzdeki seçimi bir dönüm noktası olarak tayin etmiştir.

Başbakan için demokrasinin kural ve içeriği önemli değildir. Kendisi için demokrasi vasıtadır ve Türkiye’nin yıkılması ve Türk milletinin etnik kıvılcımla yanması için ara istasyondur.”

“Kör makasla harekete geçti”

“İki partili yapının yerleşmesi için; iki dilli, iki devletli, iki milletli, iki bayraklı bir karanlığa girilmesi mi istenmektedir?” diye soran Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın, “bir tarafta milleti 36′ya bölüp küçültürken, öbür tarafta siyasi terziliğe soyunduğunu ve bu defa da partileri kesip biçmek için küresel işbirlikçilerinden aldığı kör makasla harekete geçtiğini” ileri sürdü.

Başkanlık sistemi

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Başkanlık konusunda görüntüde ters düşmelerinin” dikkat çekici olduğunu belirten Bahçeli, “Zahiriyi kurtarmaya dönük olan bu rol paylaşımının arkasında ve özünde aynı bakış açısının olduğuna dönük kuşkularımız çok fazladır” diye konuştu.

Başbakan Erdoğan için Başkanlık sisteminin “tek adamlığa yönelik heveslerinin bastırılamaz bir yansıması” olduğunu öne süren Bahçeli, şunları söyledi:

“Türkiye’nin siyasi ve yönetim biçimini değiştirmek için başlatılan seferler, her zaman milletimizin heybetli bağrına çarpacak ve yok olmaktan başka bir akıbeti olmayacaktır. Başbakan Erdoğan, tiranlığa özenmektedir ve gide gele Ortadoğu sultanlarını kendisine örnek almaya başlamıştır. Ama arkasına bakmadan ülkesinden kaçanların ve posterleri meydanlarda yakılanların acı sonlarını da aklından hiç çıkarmaması hayrına olacaktır.”
 

SABAHAT AKKİRAZ CHP’Lİ OLDU

Kemal Kılıçdaroğlu CHP’ye katılan sanatçı Sabahat Akkiraz’a rozet taktı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasından önce CHP’ye katılan sanatçı Sabahat Akkiraz’a rozet taktı ve “Sanatçılara her zaman ihtiyacımız var. Şarkılarını artık halkın iktidarı için söyleyecek. Kendisine hoş geldin diyoruz” dedi.