Topics Güncel

işte 29 ekim kutlamaları

İstanbul Boğazı’nda gelenekselleşen 29 Ekim Cumuhriyet Bayramı kutlamaları görsel şovu bu yılda izleyenleri büyüledi.

havai fişek ve lazerli ışık gösterisinde 16 ayrı noktadan 48 bini aşan sayıda havai fişek atışı yapıldı ve 150 skyracer kullanıldı…

En büyük havai fişeğin ağırlığı 10 kilogramın üzerinde olup, yaklaşık 250 metre yüksekliğe ulaştı.

Boğaziçi Köprüsü üzerinde 42 ateşleme sistemi ile 800 metre uzunluğunda ateş şelalesi oluşturuldu..

15 dakikalık gösterinin müziği, Fahir Atakoğlu tarafından organizasyona özel olarak bestelendi.

İŞTE O MUHTEŞEM ŞOVDAN  KARELER

FLAŞ FLAŞ FLAŞ : ”İran islam cumhuriyeti” yıkılmak üzere

İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hazırlattığı gizli bir rapora göre, Batılı ülkelerin İran’ın nükleer çalışmalarını askıya alması için uyguladığı yaptırım kararı nedeniyle ülke ekonomisi bir yılda çökebilir.

Fransa’da yayımlananekonomigazetesi Les Echos’nun haberine göre,İran dini lideri Hamaney’in Eylül ayı sonunda hazırlattığı raporda, yaptırımlara karşı sıkı önlemler alınmaması durumunda ülke ekonomisinin bir yıldan daha kısa sürede çökebileceğine ilişkin tehlikeler bulunduğu belirtildi.

İran Merkez Bankası ile Petrol ve Ekonomi Bakanlığı ekonomistlerinin hazırladığı raporda, Batılı ülkelerin özellikle ticaret, finans ve petrol sektörlerine yönelik uyguladığı yaptırımların ülke ekonomisine yönelik tehlikeleri artırdığına dikkat çekildi.

Rapora göre, gelirlerinin üçte ikisini oluşturan petrole yönelik yaptırımlardan önemli oranda etkilenen İran, ABD ve İran’la olan çıkarları arasında seçim yapan petrol şirketlerinin ülkedeki faaliyetlerini askıya almasından rahatsız. Örneğin Fransız Total, İngiliz-Hollanda ortaklığı Shell, Norveç şirketi Statoil, İtalyan Eni ve son olarak Japon Inpex İran’daki faaliyetlerini askıya aldı.

İran’da yaz aylarında günlük ortalama 3,5 milyon varil petrol üretilmesine rağmen, rafineri yatırımlarının eksikliği nedeniyle toplambenzin tüketiminin üçte birini ithal etmek zorunda kalabilecek. Yani yaptırımlar nedeniyle dünyanın üçüncü büyük petrol rezervine sahip ülkede yakıt tedariği ciddi bir sorun haline dönüşebilir.

İsviçreli Vitol ve Glencore, Hintli Reliance ve Rus Lukoil’ın ardından petrol ithalatının yarısını sağladığı Türk firması Tüpraş da Ağustos ayı sonunda faaliyetlerini askıya aldığını açıkladı. İran şu anda yakıt tedariğini, Türkmenistan, Çin, Venezuela ya da kaçak olarak Irak’tan sağlıyor.

KITLIK VE İFLASLAR KAPIDA

Sanayide ise Koreli Kia, Alman Thyssen Eylül ayı sonunda faaliyetlerini durdururken, yaptırımlara uymak konusunda şirketleri, Caterpillar, Toyota, Daimler ve Hewlett-Packard izledi.

Allianz, Munich Re ve Lloyds, ülkedeki uçak ve kargo tedariğini sigortalamayı reddediyor.

Dış ticaret finansmanı daha karmaşık bir hale gelmeye başlayan ülkede, tüm Batılı bankalar, İran’la ilişkilerini sürdürmeyeceklerini açıklıyor.

İran’ın ithalat transferlerinin yarısını sağlayan Birleşik Arap Emirliği bankaları ise yaklaşık iki hafta önce İran’la tüm köprüleri attı.

Ülkeye uygulanan yaptırımların potansiyel etkisinin 10 milyarlarca doları geçmesi bekleniyor.

Raporda, ciddi bir krizi engellemek için sert önlemler alınması gerektiğine dikkat çekilerek, önlemlerin alınmaması durumunda en fazla bir yıl içinde ülkede sayısız iflas ve kıtlık oluşabileceği konusunda uyarıda bulunuldu.

Çin,Rusyave Hindistan’a yönelik dış ticaretin acil olarak yeni koşullara uygun hale getirilmesi gerektiği vurgulanan raporda, ülkedeki gıda ve yakıt rezervlerinin artırılması ve teknik engellere rağmen Merkez Bankasının elinde bulunan dolar ve avro rezervlerinin, yuan gibi başka para birimlerine dönüştürülmesi gerektiğine işaret edildi.

NİHAT GENÇ’LE DENİZ BAYKAL NEDEN BULUŞTU?

Soyut resmin yaratıcılarından sayılan Kandinski’nin bu işe nasıl başladığını biliyor musun?
Hayır,” dedim.
Bir gün hızla atölyesine girer. Kapıyı açar açmaz karşısındaki tablo karşısında dili tutulur. ‘Aman Tanrım, der, bu ne muhteşem şey!’
Sonra farkına varır ki, bir gün önce bitirdiği tabloyu ters olarak koymuştur.

Etrafımız kalabalık. Deniz Baykal orada, Mehmet Sevigen hemen yanında, Yılmaz Ateş desen öyle…
Ama Bedri Baykam ile konuşmak daha cazip. Baykal ve arkadaşlarıyla ilgilenen çok zaten.

Ankara Siyah-Beyaz Sanat Galerisi’nde açılan Bedri Baykam’ın ‘Edward Munch’a Saygı’ sergisinde en fazla ilgiyi, sanatçının ışık oyunlarına dayanarak yaptığı ve 4 Boyut adını verdiği resimler çekti.

Norveçli sanatçı Edward Munch anısına gerçekleştirdiği sergide, sanatçının yaşamını ve yapıtlarını yakından inceleyerek ‘Madone’, ‘Çığlık’,’Yaşam Dansı’, Hasta Çocuk’ gibi birçok yapıtını yeniden yorumlayan Baykam, eserlerin yüzeyini lens tekniği ile olağandışı derinliklerle buluşturup izleyenleri bir çeşit zaman yolculuğuna çıkarıyor.
Resimlere dik açıdan bakarken, dört derin perspektif ile karşılaşıyorsunuz, biraz yana çekildiğinizde ayrıntılar değişiyor, boyut azalıyor ve bambaşka bir tablo ile yüz yüze geliyorsunuz.

Etrafta Deniz Baykal’ı aradım. Kalabalık bir grupla sergiyi dolaşıyordu. Oldukça neşeliydi. Siyasi soruları duymazlıktan geliyordu.
Yine Baykam’a döndüm. Arada bir “m ile l” farkı var belki, ama Baykam’ın siyasi sorulardan kaçmak gibi bir derdi olmadığı ortada.
Son günlerdeki cemaat ile ilgili yapılanmaya hemen cevap verdi: “Atatürk çok güzel söylemiş Türkiye cemaatlerin, tarikatların ülkesi olmayacak. Buna göz yumanlar kendi kimliğini ortaya koyamayan insanlardır. Cemaatçiler, ben niye bağımsız bir insan değilim niye el etek öpüyorum, diye oturup düşünmelidir.
Hemen ardından da Hanefi Avcı sorulmalıydı tabii. Sordum: “Türk yargısı Hanefi Avcı’nın iddialarını araştırmak yerine Hanefi Avcı’nın şahsını araştırıyor. Hangi gerekçe ile hapse atıldığına bakın, ne kadar acıklı bir tablodur. Herkes herkesi imzasız, asılsız, gizli tanıkla jurnal edebilir duruma geldi.
Son yaşanan tophane olaylarından dolayı da çok üzgün olduğunu saklamadı.

Yekta Güngör Özden, Uluç Gürkan, yazarlarımızdan Nihat Genç, gazeteci Hulki Cevizoğlu, akademisyen Şahin Yenişehirlioğlu gibi isimler sergiyi gezmenin yanı sıra uzun uzun sohbet ettiler. Konu genellikle siyasetti, sanat konuşan pek azdı.

Ankaralılar, Bedri Baykam’ın sergisini 3 Kasım 2010 tarihine kadar gezebilir.
Bu arada Bedri Baykam, bir ilk olacak, dediği siyasi içerikli ilk sergisini 13 Ekim’de İstanbul Cadde Bostan Kültür Merkezi’nde, 21 Ekim’de de Piramit Sanat galerisinde sergileyeceğini söyledi.
Baykam, bu yeni sergisinde devrimciliği korumak adına kendini siper etmiş, yitip giden değerli insanlarımızı ve siyasi gerginlikleri resim severlere “kavramsal bir soyutlukla” sunacağını da Odatv okurlarına ilk kez açıklamış oldu.

İşte o sergiden kareler…

Numan Kurtulmuş AK Parti’nin başına geçebilir mi?

Zaman Gazetesi Yazarı Ali Bulaç’ın yaklaşık 1 ay önce yazdığı bir köşe yazısında bahsettiği ’2012 senaryosu’ yeniden gündeme geldi.

Gül’ün görev süresinin 5 yıl olacağı öngörülen bu senaryo; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 2012 yılında Çankaya Köşkü’ne çıkması halinde Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’un AK Parti’nin başına geçebileceği üzerine kuruluydu. Saadet Partisi’nde olaylı geçen kurultay ve ardından yaşanan gerginliklerin üzerine Numan Kurtulmuş ve arkadaşlarının partiden istifa etmesi, Bulaç’ın senaryosunun tekrar hatırlanmasına neden oldu. Ali Bulaç, konuyla ilgili HABERTÜRK TV’de yayınlanan ’13 Ajansı’ programında Didem Yılmaz’ın sorularını yanıtladı. Bulaç, gelinen süreçte, ortaya attığı senaryonun halen geçerliliğini koruduğunu öne sürdü. İşte Bulaç’ın o sözleri:

“Zannediyorum ki; Numan Kurtulmuş’un etrafında, onunla beraber kopan arkadaşlar içerisinde bu senaryoya çok sıcak bakan insanlar var. Fakat kendisi buna yatkın olur mu, yeni bir siyasi hareket başlatması daha mı iyi olur, AK Parti’ye katılması daha mı iyi olur, bu konuda Kurtulmuş da tereddütte.

Bildiğiniz gibi başkanlık sistemi gündeme geldi. Seçimlerden sonra başkanlık sistemi anayasaya dahil olacaksa, Numan Kurtulmuş veya başka bir başbakan adayına ihtiyaç kalmayacaktır. Ancak olmazsa, Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olacak olursa, onun yerine geçecek olan önemli adaylar var. Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan, Numan Kurtulmuş gibi. Dolayısıyla benim bu senrayom halen gündemde.”